• 24 Mayıs 2016, Salı 9:16
SedefErol

Sedef Erol

EMPATİ – SAYGI – HUZUR
 Bugünkü yazımıza, İran'dan bir haberle giriş yapalım… 
Elham Arab adlı İran'ın en ünlü gelinlik modellerinden biri ve diğer bazı İran'lı kadın modeller, Tahran Siber Suç Mahkemesi tarafından tutuklandılar.
“örümcek 2” adlı gizli operasyonla tutuklanan kadın modellerin suçu, İnstagram'a tesettürsüz fotoğraflarını koyup modellik yapmak.
Yani modellerin ekran görüntüsü, normal, elbiseli bayan görünümü. 
İran yasalarına göre bu görüntü, “İslami olmayan ağlara çalışmak” ve “fesat yaymak” olarak değerlendirildiğinden, iki yıllık takip sonucu bu tutuklamalar gerçekleşmiş(!)… 
x x 
Toplumların yaşam tarzları kendi seçimleridir. 
Ancak İran'lı kadınların kendilerine bahşedilen bu yaşam tarzından ne ölçüde mutlu oldukları, ya da gelinen bu süreçte kendilerine ne kadar söz hakkı tanındığı sorgulanabilir… 
Elbette konumuz İran meselesi değil, insan meselesi. Stratejilerini “cinsiyet” yerine “insan” odaklı kurabilenler, hastalıklar, çevresel sorunlar, fertlerinin mutluluğu ve sosyal refahı üzerine daha fazla eğilip, mutlu, üretken, topluma yararlı bireyler yetiştirebiliyorlar…
Üstelik nüfusun yarısını oluşturan kadının ayrıştırılıp işgücünden pasifize edilmesi demek, toplumun iki bacağından birinin sakat kalması demek. Bunu keşfedip, cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldırmayı başaran toplumlara da “Uygar” denilmiş.
İşin bir başka boyutu da, karşısındakini anlayabilmek, kendini karşındakinin yerine koyabilmek, bir an için onun gibi düşünebilmek.
Yani “empati” yapabilmek… 
Son zamanlarda çok kullanılan bir terim olan empatiyi, hepimiz günlük hayatlarımıza sokabilsek, belki en basit tartışmaların bile önüne geçilebilecek. 
İlginç bir söyleşi yayınlandı bir gazetede geçtiğimiz günlerde. 
Söyleşi yapılan kişi, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç. Bakış açısı, bu empati olayına tam bir örnek oluşturduğu için bu ilginç söyleşinin bazı bölümlerini sizlerle paylaşmak istedim:
Önce kendini biraz tanıyalım:
-1966 Tunceli doğumlu
-Babası 1960'lı yılların başında Almanya'ya giden ilk işçi kafilesinde yer almış. Babası ve annesi Almanya'ya gidince Ali Kılıç babaannesiyle kalmış. 
-“Bütün Eğitimimi, kültürümü ondan aldım” dediği babaannesi için, “Tam bir Anadolu kadınıydı” diyor. 1950'li yıllarda ata binen, belinde tabancası olan, kendisine bakan ve sözüne kulak verilir bir kadınmış babaanne. 
-1980'de Almanya'ya gitmiş Ali Kılıç. 
-Almanya'da ticaret ve gazetecilik yapmış. 
-Almanya'da siyasete atılmış.
-2014'te yüzde 49.6 oy oranıyla Maltepe Belediye Başkanı seçilmiş. 
Tunceli'li Ali Kılıç, Alevi inancına sahip, cumaları camiye gidiyor, Maltepe ilçesi sınırlarındaki ikiyüz kişilik kiliseyi de sık sık ziyaret ediyor. 
Bakın bu konularla ilgili sorulara verdiği yanıtlara:
Soru: Seçilmeden önce halka “Alevi inancına mensup bir siyasetçiyim, cuma namazlarına gideceğim dediniz mi?
Yanıt (Ali Kılıç) -Seçimden önce Maltepe'de benim hakkımda “Alevidir, Tunceli'lidir” diye propaganda yapılıyordu. Maltepe'nin ileri gelenleriyle bir toplantı yaptım. Başladığım şunları söylemeye:
“Siz benden başka şeyler duymak istiyorsunuz. Tuncelili olup olmadığımı merak ediyorsunuz. Evet, Tunceli'liyim. Evet, Alevi'yim. Esas merak ettiğiniz soru ise şu: Cuma namazına gidecek misiniz? Evet, cuma namazına gideceğim. Ama siyasi istismar yapılmasın diye bunu seçimden önce yapmayacağım. Seçilirsem gideceğim. İnşallah seçilirsem hep beraber Perşembe akşamı cemevine gideceğiz, orada semahta dara duracağız. Cuma günü Merkez Cami'sine gidip namazda saf tutacağız. Altıntepe'de iki yüz kişilik cemaati olan küçücük bir kilisemiz var, Pazar günü de oraya gidip dua edeceğiz.” 
Bunları söyledim ve olay koptu. Alkışladılar beni. Ne demek istediğimi anladılar. Bu söylediğimi de seçildikten sonra hayata geçirdim. 
Soru: Küçücük bir kilise varmış Maltepe ilçesi sınırlarında. Siz o kiliseyi de ihmal etmiyor, sürekli vurguluyorsunuz. İkiyüz kişilik bir cemaati olan bir kiliseyi neden bu kadar öne çıkarıyorsunuz? 
Yanıt: Ben yirmibeş yıl Almanya'da yaşadım. Azınlık kültürüne sahip olmanın ne demek olduğunu, azınlık olmanın ne kadar zor olduğunu iyi biliyorum. Almanya'da paramızın olmadığı ve camilerimizi oluşturamadığımız dönemlerde bazı fabrikaların merdiven diplerine seccadelerimizi sererek namaz kılan bir toplumduk biz. Orada Alevi yoktu, Sünni yoktu. 
Hepimiz yabancıydık. Kapımızı bir belediye meclis üyesi ya da milletvekili çaldığında kendimizi çok mutlu hissediyorduk. O mutluluğu yaşamış biri olarak ben de azınlık olan kardeşlerimize gönül kapımı açmaya ve onları kucaklamaya çaba sarfediyorum.
….
“Bir arada barış içinde yaşamak” ilkesini hayata geçirmeye çalıştığını söyleyen Ali Kılıç,  “Bu ilkeyi yalnızca inançlar ekseninde değil, siyasi tercihler açısından da geçerli kılmaya çalışıyoruz” diyor. 
Ve siyaset alanında kutuplaşmayı önlemek için attığı adımlar:
-Yurtdışına gittiğimde, diğer partinin belediye meclis grubunun başkanını yerime bırakmak istedim, kendisine bunu teklif ettim, çok şaşırdı.
-Seçimden hemen sonra benim karşımda çeşitli partilerin adayları olarak çıkan bütün arkadaşlarımla biraraya geldim. Kendilerine “Maltepe'nin kaybedecek zamanı yok, doğrularım varsa alkışlayın, yanlışlıklarım varsa eleştirin” dedim. 
-Bütün siyasi partilerin ilçe başkanları belediye başkanı olarak bir araya getirdim. Ardından da her ay bir siyasi ilçe başkanının misafir olmaya karar verdik. Ayda bir siyasi parti ilçe başkanlıklarında toplanıyoruz… 
Söyleşiden önemli bulup aktardıklarım burada sona eriyor. 
Vurgulamak istediğim nokta, siyasi değil, zaten amacım bu değil, amaç, vizyon, bakış açısı, empati olayı… 
Alevi bir başkanın camiye ve kiliseye eşit mesafede yaklaşımı.
Farklı görüş ve düşüncelere saygı… 
Eleştiriye açıklık, 
Farklılıkların farkında olabilmek… 
İşte toplumun “huzur” kilidini açan anahtar… 
Haftaya buluşuncaya dek, 
Esen kalın 
Hoşça kalın sevgili okurlar…..

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık