• 01 Mart 2016, Salı 8:59
SedefErol

Sedef Erol

“DÜNYA HALÂ DÖNÜYORSA”…
 Bu hafta güzelliklerden bahsedeceğim sizlere…
Kendime söz verdim.
Güzel insanlardan, insanlığa olan inancımızı halâ yitirmeyeceğimiz örnek davranışlardan.
Kadın cinayetleri sona mı erdi?
Öğrencisi Cansel'e göz koyup sonunu hazırlayan sapıkların nesli mi tükendi?
Yoksa torunu yaşındaki komşu çocuklarını istismar etmeye kalkışanlar insafa gelip tövbekar mı oldu? 
Ya da sivil-asker ayrımı yapmaksızın can almaya ant içmiş tüm eli kanlı teröristler nedamet getirip teslim mi oldu?
Ne yazık ki, bu soruların yanıtı şimdilik  “hayır” Toplumda süregelen yaşam nasılsa, basına yansıyan haberler de ona paralel oluyor haliyle.
İnsanlık adına olumlu “dünyanın hala yaşanılası” olduğunu bize hatırlatan haber ve olayları sayfaların arasından adeta cımbızla seçmek gerekiyor, az da olsa.
Ben de öyle yaptım bu defa, üç ayrı olayı üç gurur dolu hikaye geliyor sizler için….
Bunlar, gerçek öyküler, toplumumuzun içinde kişiler, bir yukarıda anlattıklarım, bir anlatamadıklarım, bir de bu insanlar….
Zaman zaman yazarım ve buna çok inanırım, hani derler ya: “Dünya hala dönüyorsa iyi insanların yüzü suyu hürmetine dönüyor” diye, işte öyle bir şey…
Yürekten alkışladığım bu insanların ilkinin haberiyle başlayalım:
Geçtiğimiz günlerden bir haber:
ÖDÜLÜ ŞEHİDİN 
AİLESİNE BAĞIŞLADI
Selçuk Yöntem'in sunumuyla yediden yetmişe herkesin ilgiyle takip ettiği bilgi yarışması “Kim Milyoner Olmak İster” de önceki gece duygu dolu anlar yaşandı.
Yarışmacılardan Londra Metropol Üniversitesi mezunu Celil İyidoğan, kazandığı ödülü Diyarbakır Sur'da PKK terör örgütüyle girilen çatışmada şehit olan Jandarma Teğmen Abdülselam Özatak'ın ailesine bağışladı. Yarışmanın başında Yöntem'in 
-“Kazanacağınız parayla ne yapacaksınız? sorusunu yarışmanın sonunda cevaplayacağını belirten İyidoğan, onbeşbin lirayı kazanınca amacını açıkladı.
İyidoğan, -“Eğer beni onuncu kardeşleri olarak kabul ederlerse, kazandığım ödülü Diyarbakır Sur'da şehit düşen Abdülselam Özatak'ın  kardeşlerine bağışlamak istiyorum” dedi.
İyidoğan sözlerini şöyle devam etti:
-“Bu yarışmanın en zor sorusu “Kim Milyoner Olmak İster” sorusu. Biz hepimiz milyoneriz aslında, tam yetmişbeş milyonuz ve bu hepimizi aslında milyoner yapıyor…
….
….
Bu yüce gönüllü insanın bu sözlerinin üzerine ne yazılır, ne eklenir inanın bilemiyorum. Bildiğim tek şey Şehidimize  kurşun atan da bir insan (nasıl kabul ederseniz) hiç tanımadığı acılı aileye destek olmak için yarışmaya katılan da bir insan. 
Ama insan var, insan var.
Ve İyidoğan'ın sözleri:
“Hepimiz milyoneriz aslında, tam yetmişbeş milyonuz”
Evet sevgili kardeşim, kim ne yaparsa yapsın, kim ne derse desin, biz tam yetmişbeşmilyonuz.
Ve bunu vurguladığın için de sana müteşekkiriz….
* * 
Başka bir gün, başka bir haber, başka bir gurur dolu hikaye:
Aynen aktarıyorum:
“Muş'un Ortakent köyü, Ortakent İlkokulu'nda görev yapan ve öğrencilerinin berberliğini de üstlenen sınıf öğretmeni Engin Ay'ın sosyal medyada yayınladığı fotoğraflar binlerce kişi tarafından paylaşıldı. 2014'te atandığı ve ilk görev yeri olan okulda halen birinci sınıf öğrencilerini okutan Engin öğretmen, fotoğrafların hikayesini şöyle anlattı:
-“Okula ilk geldiğimde çocukları anne-babaları tıraş ediyordu. Çocuğun görüntüsü kötü oluyordu. Bu işi daha önce berber bir arkadaşımın yanında çalıştığım için biliyorum. Geçen yıl yarıyıl tatilinde İstanbul'a gittiğimde malzeme aldım. Her cuma dersten sonra çocukları tıraş ediyorum. Ailesinden izin alan diğer sınıflardan öğrenciler de geliyor….
….
….
Bu haber size son derece doğal gelip, “ne var bunda” diyebilirsiniz.
Ancak durum öyle değil.
Engin Ay bana, Cumhuriyetin ilk yılları Türkiye'sini ve o zamanlar yurdun dört bir tarafına dağılmış idealist öğretmenleri, anımsattı.
O günleri yaşamadık ancak bu ülkenin temellerinin o idealist öğretmenler sayesinde sağlamlaştığını bildik, öğrendik.
Başarılı öğretmeni kutluyor ve ülkemin ihtiyacı olan her bir köşesinde birçok Engin Ay olmasını ve kendisi gibi gençler yetiştirmesini diliyorum.
Son örnek biraz tanıdık bildik:
Çarpıp kaçan bir sorumsuz,
Ve vicdan sahibi bir insan…
“Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde akşam saatlerinde sürücüsü ve plakası belirlenemeyen bir otomobil köpeğe çarptı. Yaralanan köpeği görenler belediye haber verdi. Belediyeden görevli veteriner hekim ve zabıta ekiplerinin gelmemesi üzerine polise haber verildi. Bu sırada arkadaşının kullandığı araçla yoldan geçerken köpeği gören Cemre Gönen (26):
-Ölme, ne olur ölme, çarpıp gitmişler, Allah'tan korkmuyorlar. Bunun da bir canı var” diyerek gözyaşı döktü.
Kısa süre sonra kliniğe gelen veteriner Kaan Sarı, yaralı köpeği alarak tedavisine başladı. Öte yandan köpeğin sahibine de ulaşılarak bilgi verildi.
Köpeğin durumu ise aldığı yaralardan dolayı epey ciddi.
….
….
Umarım hayatı kurtulmuştur.
Beni en çok kanlar içindeki köpeğe sarılıp gözyaşı döken Cemre Gönen'in gazetedeki resmi etkiledi.
Cemre Gönen'de bir insan.
Ne yazık ki bu sevimli köpeğe çarpıp kaçan da.
* * 
Bizim bugünkü konumuz, “dünyanın onların yüzüsuyu hürmetine döndüğüne inanılan iyi insanlarıydı”
Şehit ailesine bağışta bulunabilmek için yarışmaya katılan Celil İyidoğan,
Muş Ortakent köyü çocuklarının sevgili öğretmeni Engin Ay,
Ve yüreği sevgiyle dolu, hayvan dostu Cemre Gönen…
Davranışlarıyla İnsanlık adına birer umut ışığı oldular.
Dilerim bu Işık hiç ama hiç sönmesin.
Haftaya buluşuncaya dek
Esen kalın,
Hoşça kalın….

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık