• 17 Mart 2015, Salı 9:09
SedefErol

Sedef Erol

ÇANAKKALE 1915
 Yarın Onsekiz Mart Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü.
Yani “Dünyanın en centilmen savaşı”nın…
Askerlerin birbirine ilaç, yiyecek, sigara attığı 
Ve sonra kucak kucağa yattığı
Çanakkale…
Hepimiz az çok bilgi sahibiyiz bu savaş hakkında 
Ancak dahası için Gelibolu'nun havasını koklamak gerek.
Anılarımdaki en etkileyici gezi olmalı
Şehitlik ziyareti.
Ben anlatmayayım en iyisi,
Çanakkale'yi en güzel anlatan dizeler konuşsun:
İşte, Bülent Ecevit'in kaleminden Çanakkale zaferi:
“Söyle Arkadaşım” dedi Anadolu'lu Mehmet
Yanıbaşındaki Anzak erine
“nereden kopup gelmişsin, neden çökmüş bu mahzunluk üzerine ”
“DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN” dedi gencecik Anzak
“Öyle yazmışlar mezar taşıma. 
Doğduğum yerler öylesine uzak,
Örtündüğüm topraksa gurbet bana.”
“Dert edinme arkadaşım” dedi Mehmet
“Değil mi ki bizlerle birleşti kaderin, 
değil mi ki yurdumuzun koynundasın ilelebet, 
sen de artık bizdensin,
sen de bencileyin bir Mehmet”
Çanakkale'de toprağın 
Üstü cennet altı mezar
Kavga bitmiş mezarlarda
Kaynaş olmuş yiten canlar.
“Ya sen” dedi Mehmet
Oyun çağındaki İngiliz erine,
“Yaşın ne senin kardeş
Böylesine erken buralarda işin ne?”
“Yaşım sonsuza dek onbeş”
Dedi ufak tefek İngiliz eri.
'köyümde askercilik oynar 
coştururdum trampetimle bizimkileri 
derken kendimi cephede buldum 
oyun muydu, gerçek miydi anlamadan, 
bir sahici kurşunla vuruldum. 
Sustu boynumdaki trampet, 
son verildi böylece oyundan bozma işime 
Gelibolu'da bana da bir mezar kazıldı 
mezar taşıma ON BEŞİNDE TRAMPETÇİ' yazıldı. 
Öyküm de künyem de bundan ibaret.' 
Yağmur yağıyordu usul usul toprağa 
gözyaşları düşerek üstüne sanki 
damla damla ağlıyordu uzaktan uzağa 
sahibini yitiren bir trampet. 
'ya sizler' dedi Mehmet 
dünyanın dört kıtasından 
mezarlar dolusu erlere, 
'hangi rüzgar savurdu sizleri 
bu bilmediğiniz yerlere' 
kimi İngilizdi, kimi İskoç 
kimi Fransızdı, kimi Senegalli 
kimi Hintli kimi Nepalli 
kimi Avustralya'dan kimi Yeni Zelanda'dan Anzak 
gemiler dolusu asker 
her biri niye geldiğinden habersiz 
Gelibolu'nun oya gibi koylarından sızarak 
tırmanmışlardı dağa bayıra 
siper siper yara gibi yarılan toprak 
mezar olmuştu savaş ardından onlara. 
Kiminin BURADA YATTIĞI SANILIR 
Kiminin ADI BİLİNSE DE MEZARI BİLİNMEZ 
kiminin de mezar taşında 
on altı on yedi on sekiz yaşında 
EBEDİ İSTİRAHATE ÇEKİLDİĞİ yazılı. 
Çanakkale topraklarında, 
her birinin erken biten yaşam öyküsü 
eski yazıtlar gibi taşlara böyle kazılı. 
'Anlamaz mıyım' dedi 'halinizden kardeşler' 
adına yazılı taşı bile olmayan asker 
Anadolulu Mehmet 
“ben de yüzyıllarca yaban ellerde 
neyin uğruna bilmeden can vermişim 
kendi yurdum uğruna can vermenin tadına 
ilk kez Çanakkale'de ermişim. 
Uğrunda can verdikçe vatandı ancak 
ekip biçtiğim padişah mülkü toprak 
değil mi ki sizler alamasanız bile 
bu topraklar almış sizi sizleri basmış bağrına 
sizlere de vatan sayılır artık Çanakkale. 
Çanakkale'de toprağının 
üstü cennet altı mezar 
kavga bitmiş mezarlarda 
kaynaş olmuş yiten canlar. 
Bir garip savaştı Çanakkale savaşı 
kızıştıkça kızgınlığı dindiren 
ara verildikçe ateşe 
düşmanı kardeşe 
döndüren bir savaştı. 
Kıyasıya bir savaştı 
ama saygı üreten bir savaş 
yaklaştıkça birbirine 
karşılıklı siperler 
gönüller de yakınlaştı 
düştükçe vuruşanlar toprağa 
dostlar gibi kaynaştı. 
Savaş bitti. 
Ölenler kaldı sağlar gitti 
köylü köyüne döndü evli evine 
kır çiçekleri geldiler akın akın 
çekilen askerlerin yerine 
yaban gülleri, dağ laleleri, papatyalar, 
kilim kilim yayıldılar toprağa. 
Siper siper 
toprağın savaş yaralarını örttüler 
koyunlar koruganları yuva yaptı kendine 
kuşlar döndü gökyüzüne kurşunların yerine. 
Çiçeğiyle yemişiyle yeşiliyle 
silah yerine saban tutan elleriyle 
geri aldı savaş alanlarını doğa 
can geldi toprağa silindikçe kan izleri. 
Yeryüzünde cennet oldu öylece 
o cehennem savaş yeri 
şimdi Çanakkale Gelibolu 
bahçe bahçe, ülke ülke 
mezar dolu. 
Üstü cennet altı mezar 
Çanakkale toprağının 
kavga bitmiş mezarlarda 
kaynaş olmuş yiten canlar. 
Huzur içinde uyusun 
vuruştukları toprakta 
kavgadan kinden uzakta 
yanyan dostça yatanlar.
….
Çanakkale Destanı ile ilgili nice güzel dizeler yazıldıysa da bu zaferi, savaşın içinde dahi oluşan bu dostluğu böylesine anlatan Sayın Ecevit'in bu ünlü eserini sizlerle paylaşmak istedim.
Ve arkadaşlarıyla birlikte “Çanakkale Zaferi”nin mimarı Mustafa Kemal Atatürk'ün, bedenlerini bu topraklarda bırakan yabancı askerlerle ilgili, unutulmaz, insanlık dolu yorumu:
“Şimdi dost bir ülkenin topraklarında yatıyorsunuz. Huzur içinde uyuyun. Bizim için Mehmet'ler ile Jonny'ler arasında bir fark yok.
Oğullarını uzak ülkelerden buraya gönderen anneler siz de gözyaşlarınızı silin. Oğullarınız şimdi bizim bağrımızda huzur içinde yatıyor. Canlarını bu ülkede kaybederek, onlar artık bizim de evlatlarımız oldu.”
Müthiş bir yorum, efsane bir savaş ve geçilmez Çanakkale….
Sonsuza dek huzur içinde uyumaları dileğiyle…
Haftaya buluşuncaya dek esen kalın…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık