• 17 Kasım 2015, Salı 8:56
SedefErol

Sedef Erol

BİL BAKALIM….
 Sizlere bu hafta bölgemizin  güzel bir köşesi olan Ridos Termal Otel'den notlar aktarayım istedim.
Gezdikçe, gördükçe, Norveç'i, İsveç'i, İtalya'yı yazıyoruz da, ülkemizde hiç mi güzellik yok, elbette fazlasıyla var, yaşadıkça paylaşalım, aktaralım, hep birlikte tanıyalım.
Kireçlenme derdinden muzdarip olan ve neredeyse Türkiye'nin tüm termal tesislerini ziyaret etmiş olan anneme, son Ridos Termal Otel ziyaretinde eşlik etmekteyim.
Her ne kadar Ridos otel ve kaplıca suyu, yöremizde artık, epeyce tanınmış  olsa ve ben her gelişimde buralardan tanıtıcı bilgiler aktarsam da; bu kez yine hafızaları canlandırmak, ılıcaların sağladığı destek tedavisinde, şifa arayanlara dünyanın en iyi beş termal suyundan biri olma özelliğini  taşıyan Ridos termal suyunu hatırlatmak istedim.
Nice şifalı kaynağın bulunduğu, bir kaplıca cenneti olan ülkemizde Ridos, uzak diyarlara girmeyi gerektirmeyecek güzellikteki tesisiyle, güleryüzlü personeliyle ve bir  “tamamlayıcı tedavi unsuru” olan şifalı suyuyla İkizdere içindeki cennet vadide güneş gibi parlamakta.
Hekim önerisiyle başvurulması gereken ve destek tedavisi olarak kabul edilen kaplıca-ılıca tedavisi, yalnız ülkemizde değil, dünyanın birçok yöresinde de kabul görmekte ve uygulanmakta.
Ancak dünyanın her yöresinin ve bölgesinin kaplıca –ılıca suyu açısından zengin olduğunu söylemek olası değil.
Ülkemiz ise bu açıdan dünyanın şanslı ülkelerinden birisi, adeta bir termal cenneti denebilir.
Dünyada termal sulara verilen öneme, bir Orta Avrupa gezisinde şahit olmuştum. Çekoslavakya'nın ünlü Prag şehrinden ayrılıp yine ünlü bir turistik şehir olan ve kaplıcaları ile meşhur Karlovy-Vary'ye ulaştığımızda, rehberimiz bizi büyük bir otelin önüne getirmiş ve isim levhasının altına büyük harflerle yazılı olan tabelaya dikkatimizi çekmişti.
Aslı İngilizce olan tabelada,  Türkçe karşılığı olarak (yaklaşık ifadeyle) şunlar yazmaktaydı.
“Türkiye cumhuriyetinin kurucusu, Büyük kumandan Mustafa Kemal Atatürk, otelimizde kalarak tedavi olmuştur… 
 Birinci Dünya Savaşı sıralarında böbreklerinden rahatsızlanan Mustafa Kemal, tedavi için Karlovy-Vary'ye gönderilmiş ve bu otelde kalmıştı, otel de bu referansı gururla ilan etmekteydi! …
Bir bu tabelanın bana yazdıklarını, bir de Londra-Madam Toussend müzesindeki Atatürk heykeli yanında hissettiklerimi asla unutamam.
Atatürk, savaş durumları ve tedavi nedeniyle Karlov-Vary ziyareti dışında bir daha yurt dışına çıkmadı. Yapacak öyle çok işi vardı ki, yurt dışı gezisi ile kaybedecek zamanı yoktu, ancak dünyanın tüm devlet adamları, kralları, siyasetçileri gelip önünde saygı duruşunda bulundular.
O dünyaya gidemedi,  dünya ona gönüllü geldi. Bu vesileyle yazayım, On Kasım geçti, niye yazmadığımı düşünebilirsiniz, reklamda denildiği gibi doğum tarihi var, ölüm tarihi yok…
Atatürk ölmez…
* * * 
Karlovy-Vary kaplıcalarından ve sevgili Atamızdan bahsettikten sonra, asıl konumuz olan Ridos'a dönelim ve tanımı tamamlayalım.
Otelden fazla ayrıntı aktarırsam reklama girecek, oysaki bu satırları gönüllü yazmaktayım. Doğadan, sudan, tesisten, hizmetten memnun kaldığımdan, o yüzden detay isteyenler internetten yararlansın, ben biraz doğayı anlatayım.  Bir hafta önce, mevsime rağmen tüm ağaçlar yemyeşildi. Şimdiyse yarısı sarardı, gökyüzüne yükselen çamlar ise yeşilliğini korumakta, onlar ne sararacak, ne de yaprak dökecek.
Cimil deresi coşkulu akıyor, önceleri tatlı-sert olan hava iyice sertleşti, kara-buza bulaşmadan dönmenin yoluna bakıyoruz.
Diyorsak da, kış mevsimini de gördük, karda da manzara  harika, yolda da sorun yok onu da ekleyeyim.
Konuya son noktayı koymadan önce, Ridos otelinin kendi hazırlattığı broşürden, bir açıklamayı aktarayım: 
“SPA ve THERMAL TEDAVİ HİZMETLERİ”
Sağlık Bakanlığı Kaplıcalar Yönetmeliği kapsamında belgeli olan Ridos Thermal Otel-SPA tesislerinde bulunan 260 metre derinlikteki thermal kuyulardan çıkan bir litre 4542 mineralizasyona sahip florürlü, thermomineralli thermal su romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde, kronik bel ağrısı, eklem hastalıkları, yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru olarak, ortopodik operasyonlar ve beyin ve sinir cerrahisi sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında, nörolojik rahatsızlıklarda, stres bozukluklarında, spor yaralanmalarında ve kadın hastalıklarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir niteliktedir. Cilt üzerinde çeşitli rahatsızlıkların (egzama, akne, nöro-dermatit, kronik rezidüel ürtike bazı sedef türleri) tedavisinde ve cilt üzerinde olumlu gençleştirici, kırışık giderici etkisi de bulunmaktadır.
Ridos ile ilgili bilgileri aktardıktan sonra bir diğer konuya geçiyorum.
Geçen hafta söz vermiştim, yazacağım, zaten böyle bir konuyu atlamam mümkün değil, araya başka şeyler girdi yazamadım, ancak unutmadım.
Büyük Türk düşünürünü….
Hani “Yüzyıl kadın olarak yaşamaktansa bir saat erkek olarak yaşamayı yeğleyen” ünlü düşünür (!) ……ü….. ne demekti şimdi bu, anlayamadım.
Kadın olarak yaşamak ne demek, erkek olarak yaşamak ne demek, biri bana anlatsın.
Doğarken cinsiyetimizle doğmuşuz, şikayetim olmadığına göre, sorsalardı yine kadın olarak doğmak isterdim. Hele ki bu kafada bir erkek olacağıma…
Kadınlar olmazsa, erkekler de doğamıyor, şimdi buradan anatomi dersi mi verelim bu vatandaşa.
Sonradan özürler falan, durumu kurtarmıyor ne yazık ki kafanın içindekiler dökülmüş bir kere pat diye, ne kadar toparlasan faydasız.
Türkiye'nin yarısını, kapsayan kadın nüfusundan önce, eşine, annesine, evladına bakar insan öyle konuşur.
İnsanlık yararına saçını süpürge edip icatlar yapan Madam Curie'ye bakar konuşur.
Dünyanın en büyük ekonomilerinden birini yöneten Merkel'e bakar konuşur. Dünyaya adını altın harflerle yazdıran Florance Nightingale'e bakar konuşur,
Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Kara Fatma'ya Nene Hatun'a bakar konuşur…
Da, bunlardan haberdar mı acaba?
Haftaya buluşuncaya dek,
Sağlıkla kalın,
Hoşça kalın…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık