• 10 Haziran 2019, Pazartesi 16:46
SedefErol

Sedef Erol

BAYRAMLIK

Öncelikle geçmiş Ramazan Bayramınızı kutlar, ülke olarak birlikte el ele, huzur ve mutlulukla nicelerine ulaşmanızı dilerim.
Bayramı geçirdik, büyüklerimizi ziyaret ettik, dargınlar barıştı, bayram vesilesiyle güzel işler oldu.
Ama…
Aması var, fırsatçılar yine durmadı, bayramı bahane ederek, insan sağlığını hiçe sayarak haksız kazanç peşinde koştular.
İşte fırsatçılığın geldiği son nokta:
Bir gazeteden alıntı:
“Şeker-İş'ten Ramazan Bayramı'nda çok kritik tatlı uyarısı geldi.
 Şeker-İş Genel Başkanı İsa Gök, Ramazan Bayramı'nda bazı fırsatçı firmaların daha fazla para kazanmak uğruna halkın sağlığıyla oynadığını bildirdi.
Vatandaşlara "merdiven altı ucuz gıdaları midenize değil çöpe atın” uyarısı yapan İsa Gök, bazı üreticilerin baklava ve bayram şekerlerinde pancar şekeri yerine nişasta bazlı şeker (NBŞ) ve yapay tatlandırıcı kullandığını söyledi.
Gök, ayrıca tatlılarda Antep fıstığı yerine bezelye ve yeşile boyanmış yer fıstığı, tereyağı yerine tereyağı aroması ya da margarin, baklava şerbetlerinde pancar şekeri yerine tatlandırıcı, ceviz yerine leblebi tozu, şeker yerine mısır şurubu kullanıldığını belirtti.
Gök, halkın sağlığıyla oynayan firmaların gıda kodeksi dışına çıkarak tatlı ve şekerlerde ucuz ve sağlıksız hammadde kullandıklarına dikkat çekti.
Halkın özellikle bayramlarda satın aldığı tatlı, şeker, lokum ve çikolatalara çok dikkat etmesi gerektiğini belirten Gök, “Bilhassa yapay ya da yüksek yoğunluklu tatlandırıcılardan üretilen lokum, çikolata ve şekerleri insanlarımız ucuz diye satın alırken belki de telafisi mümkün olmayan hastalıklara davetiye çıkarıyorlar. Ödediğimizden kat kat fazlası ise sağlık harcamalarına gidiyor ve sağlığımız geri gelmiyorsa, o halde cebimizin değil ne yiyip içtiğimizin önemi daha da artıyor” dedi. Gök, şu uyarıyı yaptı:
- Kendi yemediğini insanlara yedirmeye çalışanlara dikkat edilmeli, özellikle mahalle mahalle, semt semt dolaşarak el arabalarında şekerleme satanlara itibar edilmemelidir.
Son aylarda ceviz, fıstık, fındık gibi ürünlerdeki fiyat artışları özellikle merdiven altı üreticileri tatlı üretiminde farklı tercihlere itebiliyor. İnsan sağlığını düşünmeyen, vur-kaç yapan merdiven altı işletmeler tatlılarda Antep fıstığı yerine bezelye ve yeşile boyanmış yer fıstığı, ceviz yerine leblebi tozu, tereyağı yerine tereyağı aroması ya da margarin, baklava şerbetlerinde pancar şekeri yerine tatlandırıcıları, mısır şurubu kullanmaktadır. Yüksek tatlandırıcıları yiyen çocuklar ne yazık ki 20 yaşından sonra çeşitli hastalıklara yakalanabiliyor. Çok dikkat etmemiz gerekiyor….”
….
Fırsatçı firmalara yönelik denetimlerin artırılmasını da isteyen Şeker- İş Başkanı İsa Gök, halkın sağlığıyla oynamayan esnaf ve firmalara sendika olarak çeşitli hediyeler dağıtılmaya başladıklarını da söyledi.
Gök, “Bazı esnafımız camlarına “pancar şekeri kullanmıyorum” diye yazıyor. Biz bu esnafımızı ziyaret edip fincan takımı ve benzeri hediyeler vererek onlardan alışveriş yaparak desteklemeye çalışıyoruz” dedi…”
….
Haber böyle.
İşte bazen neler neler tüketiyoruz da haberimiz olmuyor. Kâr etmek için insan sağlığıyla oynamak ise, insanlıkla bağdaşmıyor. 
En iyisi yapılan denetimler sonucu tespit edilen sahtekarları firma firma halka ilan etmek. 
Eminim sahtekarlığı önleme konusunda epey etkili olunacaktır. 
Bilinçli tüketici olup ürün alırken dikkatli ve özenli davranmak da seçeneklerden bir tanesi. 
Zira kaybedilen sağlığı yerine koyabilmek son derece zor.
x x 
Gelelim bir vahşet haberine.
Olaylar devam ettiği sürece, biz de bunları yazacağız. 
İşte Diyarbakır'dan akıllara zarar bir haber:
“Diyarbakır'da meydana gelen olayda iddiaya göre, yaklaşık iki buçuk aydır şiddetli geçimsizlik yaşadığı öğrenilen Recep (40) ve Ayşegül G. (39) çifti geçtiğimiz günlerde beraberlerinde 3 çocuklarını da alıp, otomobille Bismil'e doğru yola çıktı. Ancak çift yolda henüz bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Karı koca bir süre sonra kavgaya tutuştu. Olayı gören bir kamyon şoförü çifte müdahale etmeye çalıştı. 
Recep G., eşi olduğunu ve tartışmanın kimseyi ilgilendirmediğini söyleyerek kamyon şoförünün gitmesini istedi. 
Şoför her ihtimale karşı durumu jandarmaya haber verdi.
Aracı durduran cani koca, arka koltukta oturan 15,17 ve 18 yaşındaki çocuklarının gözü önünde eşini bıçakladı. Ardından 20 yıllık karısını yol kenarına attı. Olay yerine gelen Jandarma Aygül G.nin öldüğünü belirledi. Talihsiz kadının cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Dehşet veren anlara tanıklık eden 3 çocuk ise Jandarma ekiplerine sığındı. Kaçan Recep G., saklandığı adreste yakalandı. Soruşturma devam ediyor….”
….
Bence Recep G., o bıçak darbelerini tüm ailesine indirdi.
Anne öbür dünyaya, baba hapse gitti, çocuklar da muhtemelen devlet koruma evlerine gidecek. 
Allah bilir ya eş katili Recep G. mahkemede kravat takıp, gömleğini düğmeleyerek, “pişmanım” söylemiyle başını öne eğerek iyi hal indirimi almaya çalışacak. 
Bir aileyi yok eden Recep G. umarım en ağır cezaya çarptırılır…
x x 
Sevgili okurlar bayram haftası haberlerinden seçtiklerim bunlardı.
Biliyorum içiniz karardı ama gerçeklerden kaçılamıyor. Haftaya konularda buluşabilmek dileğiyle şimdilik esen kalın, hoşça kalın….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık