• 14 Mart 2017, Salı 7:59
SedefErol

Sedef Erol

8 MART
 Bir 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar Günü daha geçti hayatımızdan.
Ülkemizde, muhtemelen dünyada da 8 Mart günü öldürülen kadın var.
Demek ki kadın katilleri kadınlar gününü önemsemiyor, muhtemelen de bilmiyor.
Bu satırlardan, bir kadını sekiz değil de dokuz Mart'ta öldürmek daha az acıtır anlamı çıkmasın.
Kadın bir çiçektir, bakarsan büyür, bakmazsan solar…
Kadın bal veren arıdır, çalışan, üreten, derleyen, toparlayan, fedakarlığı sınır tanımayan…
Bu çiçek hiç solmasın, ne yedi, ne sekiz, ne dokuz Martta.
Bir yakınım sordu :
-Neden kadınlar günü var da, erkekler günü yok? 
“Neden yok, sen düşün” dedim.
Diğer günler erkeklerin olmasın sakın? 
Bir günü de bize ayırmışlar çok mu? 
Yanıt yok…
x x
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün bir ortaya çıkış öyküsü var.
Tarih 8 Mart 1857.
ABD – New York kenti…
Daha iyi çalışma koşulları için kırkbin dokuma işçisi bir tekstil fabrikasında greve başlar.
Ancak ABD polisi işçilere saldırır ve fabrikanın çıkışlarını kapatır.
Kargaşa sırasında yangın çıkar, çıkan yangında fabrika önüne kurulan barikatlar nedeniyle yüzyirmidokuz (129) kadın işçi yanarak can verir.
İlk öneri, Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında yapılır.
Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetgin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını teklif eder ve oybirliğiyle kabul edilir. Tarih 26 - 27 Ağustos 1910.
Bu kutlamanın tarihinin 18 Mart olarak tescillenmesi 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen üçüncü uluslararası kadınlar konferansına denk gelir.
Adı da, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlenir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul eder.
İşin ilginç tarafı, bu günün ABD'de kutlanmaya başlama tarihi 1960'lardan sonra.
Yani, ölen ABD'li kadın işçilere atfen 1910 yılında başlatılan bu anma ve kadınları kutlama gününün ABD'de uygulanmaya başlaması tam elli yıl sonrasına isabet ediyor. 
8 Mart'ın ülkemizdeki tarihçesi ise şöyle:
İlk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlıyor.
1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapılıyor.
Ülkemizde 1980 - 1984 yılları arası kesintiye uğrayan “Dünya Kadınlar Günü” ya da “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri öncülüğünde kutlanmaya devam ediyor…
x x
8 Mart için bir çeşit, “Emekçi Kadınları Anma” günü diyebiliriz.
Etrafınızdaki kadınlara bir bakın, sosyal iş hayatında yer almış olsun, olmasın tüm kadınlar emekçidir.
Yani yılın bir günü anılmak, kutlanmak ve onöre edilmek çok olmasa gerek…
Dünya Kadınlar Günü etkinliklerinin gerçekleştirildiği şu günlerde yaşanan şu olaya bir bakın:
“Adana Yüreğir'de oturan Tuğba Serin (21) bir GSM firmasında çalışıyordu.  Genç. Kız, sabah işe gitmek için yola çıktı.  İddiaya göre cep telefonuna taktığı kulaklık ile müzik dinleyen genç kız, hemzemin geçidin olmadığı tren yolunda karşıdan karşıya geçmek istedi. Bu sırada trenin sesini duymayan kıza hızla gelen tren çarptı. Tuğba Serin, olay yerinde hayatını kaybetti. Bu arada bir kişi, genç kızın cep telefonunu alarak kayıplara karıştı. Tuğba Serin'in ölümü yakınlarını yasa boğarken polis vicdansız hırsızı arıyor….”
….
Manzarayı bir düşünün, tren altında kalıp parçalanmış bir genç kız ve bu feci durumda pay çıkaran bir vicdansız….
Tren bir kediye mi çarpmış (o bile çok acı), bir genç kıza mı, umurunda değil, durumdan kendine pay çıkarmaya bakıyor…
Bazen insan olduğumdan utanıyorum.
x x 
Dünya Kadınlar Günü ile ve ülkemizle bir ilgisi olmasa da, yeri gelmişken başka bir vahşeti paylaşalım:
Hayvanat bahçesinde öldürülüp boynuzu çalınan gergedanın öyküsü bu. “Kaçak avcılar, nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için avlanması yasak olan gergedanları hayvanat bahçesinde de rahat bırakmıyor. Fransa'nın Thoiry kentindeki hayvanat bahçesinde yaşayan Vince adlı dört yaşındaki gergedan, kaçak avcılar tarafından öldürüldü. 
Gergedanın boynuzunun çalındığı belirtildi.
Polis kaçak avcıları bulmak için çalışma başlattı.
Gergedan boynuzunun neden bu kadar değerli olduğuna gelince: Gergedan boynuzunun, kanser ve cinsel isteksizlik gibi sorunlara iyi geldiğine inanılıyor. Bu inanış nedeniyle boynuz karaborsada kırkbin Euro'ya satılıyor. Ancak Harvard Üniversitesi'nde yapılan araştırmalarda gergedan boynuzunun tedavi edici özelliğinin bulunmadığı belirlendi….” 
….
Bir canlıyı, hem de nesli tükenmek üzere olan gergedanı para için, boynuz için öldürmek….
Çok yazık, kimileri yaşatmaya, soyunu devam ettirmeye çalışıyor, kimleri de boynuzu için öldürmeye… 
Filden sonra en iri hayvan olan gergedan, en büyük koruyucusu olan boynuzları yüzünden acı çekmeye devam ediyor.
En büyük gergedan stoğunu elinde bulunduran Afrika kıtası, kaçak avcıların cenneti konumuna gelmiş durumda.
Aynı şeyi nesli tehlike altında kalan gergedanlar için söylemek çok zor elbette.
Kaçak avcıların cenneti olan, bu sıradışı hayvanların cehennemi olsa gerek.
Keşke nesli tükenmekte olan hayvanlar için “kaçak avcıları yakalamaya çalışmak”tan daha fazla şey yapılabilse.
Zira yaşadığımız dünya, insanlar kadar hayvanların da dünyası.
Mesele bu gerçeği algılayıp, özümseyebilmekte.
x x 
Sevgili okurlar, haftaya yeni konuları buluşuncaya dek, 
Esen kalın 
Hoşça kalın….

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık