• 02 Nisan 2020, Perşembe 15:01
PelinElmalı

Pelin Elmalı

Şarjı Biten Tozlu Raflar

Hiddet ve inatla üzerine çıktığımız tabureden ayağımız kayıyor. Neden çıktığımız konusunda şüphesiz ki hemfikiriz. Biyolojik silah muhabbetinden evvel doğanın kökünü karıncalandıran o insan elinin her şeye burnunu sokuşuyor oluşu, dünyanın altının üzerinden nasıl olduğuna şahitlik etmemizi istiyor. Nitekim uzattığı mikrofonu tutamıyoruz, çünkü eldivenimiz yok. (!)
Karantina günleriyle beraber elini eteğini yaşamın o durmak bilmeyen koşu bandından çekmek durumunda kalıyor insan evladı. Ve bilinçsiz çığlıklarını duyuyor tüm kent sakinleri. Keza küresel salgın ülkemize ayak bastığından itibaren elinden tutup getirdiği cehaletle de mücadele ediyoruz.
Seferberlik ilanı ve krizin öten alarmıyla kapanan kepenkler…dört duvar arasına sığmaya çalışan halk…Zor koşullar altında izole olamadan sorumluluk bilinciyle görevini yerine getiren ve koruyucu ekipman ihtiyaçlarının karşılanmasını talep eden tüm sağlık çalışanları… Virüsün evlere yayılmaması adına istenen barınma talepleri… Tüm eğitim sürecinin dijitale evrilmesi… 65 yaş üstü yasağı… Dezenfekte ile tanışma sürecimiz… Durdulan yurtdışı uçuşları… ve daha birçok unsuru, zile basan beklenmedik bir misafir gibi kapıdan içeri alıyoruz.
Can kaybı tehditiyle burun buruna olduğumuz bu son günlerde ise dijital evrenin ayak izlerini takip etmekteyiz. Kimi zaman teyit edilmeyen birçok bilginin ağ ördüğü, kimi zamansa dayanışmanın ilk ve son durağı olduğu bir kara delik. Nitekim ne zaman biteceği bilinmeyen bu izole günlerde o bulunamayan boş vaktin ceplerini bu uçsuz ve bucaksız kara delikte karıştırabilirsiniz. 
“Okumadığın gün karanlıktasın.” diyoruz. Keza birçok dergi külliyat değerindeki arşivlerini ücretsiz olarak erişime sunuyor, çeşitli yayınevleri ve fanzinler de bu çizgi dahilinde ilerliyor. Bir yandan da belgeseller, film festivalleri, spoiler içerikli “Evde kal” billboardları, arşivlenen konser kayıtları, günün sekiz saati kalkmadığınız o koltuğunuzdan gezebilmeniz için açılmış sanal müzeler… 
Yoksa tek bir tuşla yaratıp yok edilebilecek olan bu dijital evrenin fişini çekmemek için zihnimizi mi uyuşturmaktayız? Halbuki biyolojik bir silahın yaydığı salgına karşı tam da bu noktada evlerimizin kapısını kilitliyoruz. 
En iyi hamle, kuşkusuz ki yaşam denilen o çile yuvasını, dört duvar arasından ibaret sanan bir çocuğun hayal dünyasından inşa etmek olacak. Keza ötesi zor zanaat!
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Deniz Yılmaz Deniz Yılmaz 06.04.2020 05:06

Kullandığı yazım dilini çağdaş yazarlarımızdan Leyla Erbil’e benzettiğim; seçtiği konularla ve düşünceleriyle mest olduğum, genç yazar Pelin Elmalı’yı gönülden tebrik ediyorum... Bu genç ve azimli arkadaşımız yakın bir gelecekte adını çok daha geniş kitlelere duyuracağından eminim. Toplumcu-gerçekçi yanını hiçbir zaman kaybetmezsin umarım. Edebi yolunda başarılar dilerim.

SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık