• 08 Haziran 2017, Perşembe 9:01
ÖzcanTemel

Özcan Temel

BİR ŞAİR BİR PORTRE AHMET KAÇAR
 (Dünden Devam)

Güfte yazarı, şair, bestekâr Ahmet Kaçar, dışa vurur iç dünyasını ve şöyle der:
Çok gün çok gece önce
Ve asırlar sonrayım.
Kendi kendime ben de
Bir karanlık dünyayım…
Yıl, 1958'dir. Bir gün, bestekâr Şükrü Tunar'dan bir mektup alır, Kaçar. Güfte istemektedir, ünlü bestekâr. Kaçar “ Unut Beni Kalbimdeki Hicranla Yalnız Kalayım”, “Anar Ömrümce Gönül Giden Sevgilileri” ve “Dinmez Hicran Yarasının Yaktığı Yerler Kanıyor” dizeleriyle başlayan üç şiirini gönderir…
Bu üç şiirden, yıllarca dillerden düşmeyecek olan üç güzel beste ortaya çıkar. İşte böyle başlar Kaçar'ın Türk sanat musikisinde söz yazarı olarak tanınması, öne çıkması, ünlenmesi… Biri ünlü bestekâr Şükrü Tunar, diğeri şöhret basamaklarına adım atan güfte yazarı Ahmet Kaçar… Bu birliktelik, Türk sanat musikisine unutulmaz eserler kazandırır… 1960'lı yıllarda, Kaçar'ın İstanbul'a gidişlerinde Tunar'la buluşmaları; Zeki Müren'le tanışmaları ve dost olmaları… Selahattin İnal, Avni Anıl, Fethi Karamahmutoğlu, Ferit Sıdal'a esin veren şiirler; yapılan onca besteler… Sabri Özdemir'in tek bestesi “Boş Gelin Odası” ve güftesi Ahmet Kaçar imzalı Erol Uzunömeroğlu'nun duygusal besteleri…
1960'lı yıllarda Ahmet Kaçar'ın ön ayak olduğu bir sanat merkezi oluşur, Görele'de. Başkanlığını kendisinin yaptığı “Görele Güzel Sanatlar Cemiyeti”dir, bu. Şair Doktor İlhan Demiraslan, ressam Burhan Temel, ressam Turgut Uzunömeroğlu, bestekâr Fethi Karamahmutoğlu, müzik öğretmeni, icracı Sabri - Nazmi Özdemir kardeşler; bir de Cumhuriyet'in ilk öğretmenlerinden nüktedan, bilge Hasan Demirel hoca, öğle sonrası Çubuk'un kahvesinde, akşamları mütevaz sanat odasında bir araya gelir; sanat üzerine hoş sohbetler ederler. Kaçar'ın nüktedanlığında, yarenliğinde hatta taşlamalarında Hasan Demirel hocanın imalı bakışlarının, bilge tavırlarının az çok katkısı söz konusudur…
İki dost, iki musikişinas, 1961 yılında, yeniden buluşur, İstanbul'da… Saatlere sığmayan koyu sohbete dalarlar. Söz, döner dolanır yine güfte ve besteye gelir. Şükrü Tunar, yapacağı yeni beste için bir güfte ricasında bulunur. Güftenin sözleri, oracıkta, dökülüverir dudaklarından, Kaçar'ın…
İster sarayda yaşa ister harabelerde
Yarın olmayacağız hiçbirimiz bu yerde
Geleceği düşünme arama dünü nerde
Yarın olmayacağız hiçbirimiz bu yerde…
Güfte, mutlu eder Tunar'ı; gülümsetir. O ortamın sıcaklığı ile ikinci bir ricada bulunur, Kaçar'dan. Mezar taşı için bir şiir... Ve sabaha karşı, duygusal iki dize, bu iki gönül adamının koyu sohbetine son noktayı koyar:
Şimdi ebediyetin son durağına Tunar
Ölü sakinlerine sessiz bir beste sunar…
Ne var ki iki dostun, iki kafadarın son buluşmalarıdır, bu. Bir yıl sonra Şükrü Tunar vefat eder. Ne yazık ki mezar taşına bu beyit yazılmamıştır. Şükrü Tunar'ın vasiyetinin yerine getirilmemiş olmasından duyduğu derin üzüntüyü, yıllardır içinde saklar durur Kaçar…
Göreleli bir öğrenci Fakülte'de, hocası Mehmet Kaplan'a Ahmet Kaçar'dan söz açar ve bir iki şiirini takdim eder. Hoca, Kaçar'la tanışmak ister. Kaçar'ın resmi yerlerden ve resmiyetten sıkılan mizacı bu tanışmaya engel olur.
Bugüne kadar tam beş kitabı yayınlanır, Kaçar'ın.
Kim Bilir 1963
Yalancı 1984
Son Ufuklar 1995
Bütün Şiirleri 1 2003
Yıllar 2012
Şiire Adanmış Bir Ömür 2015.
Görele'de bahar; dağ, dere taçmış
Gül, yasemin, sümbül, laleler açmış…
Kim bilir kaç gönle hülyalar saçmış
Gül, yasemin, sümbül, laleler açmış…
Doğup büyüdüğü; ekmeğini yiyip suyunu içtiği; çilesini görüp sefasını sürdüğü; sevilip sayıldığı; şöhreti bulduğu memleketi Görele için vefa borcunu ödemek düşüncesiyle kaleme alır dörtlüğü, Kaçar. Kaleme almakla yetinmez, besteler de…
Görele'nin ili olması dışında, Giresun'un ayrı bir yeri vardır, Kaçar'ın duygu dünyasında… Bu aşinalık, ta ortaokul yıllarına gider… Sonrası dostlar, dostluklar… Hiç unutamadığı Giresun'a bir şükran sunumudur; bu duygusal güfte ve bu içli beste…
Bilirim sendeki gizlenen derdi
Kaç bahar giderken bana da verdi
Yankılar onu hiç unutma derdi
Giresun…
Yaşamak istiyorsan ömrünce eğer
Kalede yıldızlar eline değer
Peşine takılır yeşil gölgeler
Giresun…
Beste, “duygular üzerine sözle yapılan bir resim”dir, Kaçar'a göre. Gerek bestelenmiş şiirleri gerek kendi besteledikleri sayı olarak altmıştan fazladır.
Kendisinin de belirttiği gibi “bir başka adam”dır, Ahmet Kaçar. İlerlemiş yaşına rağmen yaşama sevincini, coşkusunu, sevgisini, sıcaklığını, sempatisini yitirmeyen bir adam… Yalnız yaşıyor, yalnız ama onunki bilinen yalnızlıklardan değil, şair yalnızlığı…
Bir yönüyle gelenekçi, bir yönüyle yenilikçi… Hala şiir yazma uğraşında, hala beste yapma gayretinde… Eviyle, odasıyla, daktilosuyla, bahçesiyle, çiçekleriyle barışık, mutlu, sevecen bir adam… Hala yüzünden önce gözleri gülen bir adam…
Taşlamaları, rubaileri, dörtlükleri, özgür koşukları yanında bir de destansı yanı var, Kaçar'ın. Büyük önder Atatürk'ü, lirik bir dille anlatır, “Atatürk” adlı destansı şiirinde…
Görecekse milletler tarihinde böyle bir
Deha, Tanrı onlara bu kutsal hakkı verir.
Ancak laik bir millet bu kemale yükselir…

Dünya baki kaldıkça Türk Ata'dır Ata Türk
Ölmez, yaşar ilahi bir dehadır Atatürk…
Çağın karanlığına çelik hızını veren
Sonsuzluğa doğacak yarınlara yeşeren
Göğsünü şehit kanı fışkıran yere seren

Dünya baki kaldıkça Türk Ata'dır Ata Türk
Ölmez, yaşar ilahi bir dehadır Atatürk…

Vatan sınırlarını aştı verdiğin karar:
“Hattı müdafaa yoktur bütünü korumak var!”
Tarih bugün tescile bu kesin hükmü arar…

Dünya baki kaldıkça Türk Ata'dır Ata Türk
Ölmez, yaşar ilahi bir dehadır Atatürk…

Barbarlar sürüsünü çiğnedikçe öz ordu
Göğe şapka atanlar süngüye selam durdu
Mağrur düşman çizmene başını böyle vurdu

Dünya baki kaldıkça Türk Ata'dır Ata Türk
Ölmez, yaşar ilahi bir dehadır Atatürk…

Ülkeler tarihine şerh verecek yıllarca
Kadrin Çanakkale'de senden aldığı parça
Ölmez yaşayacaksın varlığında uygarca

Dünya baki kaldıkça Türk Ata'dır Ata Türk
Ölmez, yaşar ilahi bir dehadır Atatürk…

“Yurtta sulh cihanda sulh!” bu ilahi vecize
Var oldukça kâinat ışık tutacak bize
Gürler Kocatepe'den” İlk hedef Akdeniz'e!”

Dünya baki kaldıkça Türk Ata'dır Ata Türk
Ölmez, yaşar ilahi bir dehadır Atatürk…

Tarih hiçbir millete vermedi bu kadar ün
Çelik örste dövülen bir zaman parçası dün
Ey Türk, bu çelik güçle “Çalış, güven ve övün!”

Dünya baki kaldıkça Türk Ata'dır Ata Türk
Ölmez, yaşar ilahi bir dehadır Atatürk… (SON)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık