• 08 Eylül 2013, Pazar 11:36
OsmanKale

Osman Kale

ÇAĞLAR BOYU VAROLAN BİR HASTALIK: NARSİZM
 Bu yazı Prof.Dr.Mustafa Çetiner'in Bilim Teknoloji Dergisinde yayınlanan etrafımızda, yakın çevremizde sık görülen bir hastalık olan ama kişinin farkında olmadığı narsizmle ilgili yazısından alıntılanmıştır. Faydalı olacağını düşündüğümden okuyucularımıza aktarıyorum.
Ben merkezcilik ister görsel, ister duygusal olsun, ''empati''nin tam karşıtı bir sözcük. Kendinden başkasını düşünmeyenlerin farklı bakış açılarına, düşüncelere ve duygulara kayıtsız kalması hali bir anlamda.
Bunun biraz daha abartılı yaşanması haline narsizm deniyor ve içinde bir çok farklı duygusal ve bilişsel bozukluk taşıyor. Narsistik kişilik bozukluğu; kendini mükemmel görmek, başkalarını düşünmemek, başkaları tarafından yargılanmaya aşırı bir hassasiyet durumu olarak tanımlanıyor.
Aslında ergenlik sürecinde narsizm benlik hissinin gelişmesi için gerekli bir durum. Ancak bu sürecin yetişkin dönemine yansıması bir davranış bozukluğu olarak kabul ediliyor. Sadece kendini düşünmek ve davranışlarının başkalarına olan etkilerini umursamamak bu kişilerin en temel özelliği.
Narsistik kişilik bozukluğunun temelinde kişinin sahip olduğu değer ve gücünü abartılmış ve gerçek dışı algılaması yatıyor. Bu kişiler kendi hayal dünyalarında kendilerini en başarılı, en değerli, en yetenekli olarak algılıyor, bu nedenle de olayları ve insanları sürekli biçimde kontrol etmeyi kendilerinde hak görüyorlar. Narsistik kişiler kibirli ve egoist oluyor, her zaman ve her durumda dünyanın merkezi olma isteği taşıyorlar.
Özellikle kibirlilik ve gösteriş merakı kişiliklerinin en belirleyici özelliklerinden biri. Çatışma anlarında veya dikkatlerin üzerinde olmasını istedikleri durumlarda tiyatromsu krizler geçirebiliyor, sahnedeymişcesine ''oynuyor'' olabiliyorlar. Temel özelliklerinden bir diğeri de aşırı ilgi beklentileri. Onlar ne oluyorsa ve her ne pahasına olursa olsun ilginin odağı olma gayretiyle yaşıyorlar.
Narsistik kişilerin bir diğer özelliği biraz çelişik görünecek ancak özgüven sorunu. Narsistik kişilik bozukluklarında sanılanın aksine ciddi bir özgüven eksikliği görülüyor. Bu kişiler beğenilmeye büyük ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle her türlü eleştiriye anlaşılamaz ve hesaplanamaz bir biçimde büyük tepkiler gösterebiliyor veya ortadan kayboluyor yani kaçabiliyorlar.
Çatışma durumlarında büyük bir öfkeyle saldırıya geçebiliyorlar. Bu çatışmaların sonunda başarısızlık ve yenilgiyle baş edemiyorlar. Bu nedenle çatışırken ''kazanmak'' dışında başka hiç bir şeyi dikkate almıyorlar. Son derece kıskanç oldukları bilinen narsistik kişiler, sadece kendi iyilikleri için çalışma eğilimi gösteriyor. Sadece kendilerine yararlı olacağını düşündüğü insanlara ilgi duyabiliyorlar. Başkalarının gereksinimlerine çoğunlukla duyarsız kalıyor ve anlamıyorlar. Yani empati kurma yetenekleri hiç yok.
Sabırsızlık en temel özelliklerinden biri, kendi gibi düşünmeyen insanlara karşı son derece tahammülsüz oluyor ve çoğunlukla onları dinlemiyor, hatta kimi du-rumlarda kasıtlı bir biçimde tam tersini yapabiliyorlar. Li-derlik etme hevesleri de ayrı bir durum. Bu kişiler herkesin ve herşeyin kendisine kayıtsız ve şartsız bağlı olmasını istiyor.
Dikkatsizlik bir diğer temel özellikleri. Tüm ilişkilerinde son derece dikkatsizler, daha da kötüsü herkesi ve her söyleneni dilediği ve işlerine geldiği gibi anlayabiliyorlar. En büyük korkuları başkalarının onayını kaybetmeleri. Çünkü bu onay ve ilgi kesilirse kendilerini aşağı, çirkin ve beceriksiz hissetmeye başlıyorlar ve kendilerine olan tüm güvenlerini yitiriyorlar. Kıskançlık ve haset duyguları artıyor.
 Psikoterapi ise tedavinin temelini oluşturuyor. İleri narsistik kişilik bozukluğu olan hastaların kimi durumlarda yatarak tedavileri gerekiyor. Çünkü hastalığın ilerleyen döneminde kişiler çevreye ve kendilerine zarar vermeye başlayabiliyorlar.
 Başka bir yazımızda da yalan söyleme hastalığı olan MİTOMANİ'yi çeşitli hoca ve kaynaklardan aktarmaya çalışacağız.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık