• 19 Ocak 2014, Pazar 10:06
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

YOLSUZLUKLARIN ÜZERİNE GİDİLSİN AMA…
 Yolsuzlukların üzerine gidilsin ama bu yargıyla değil. 
Neden? Nesi var bu yargının? Komutanları, gazetecileri cezaevine gönderen o meşhur davalara bakan bu yargı değil miydi? Dün toz kondurmadığınız savcılara, mahkemelere bugün güvenmiyor musunuz?
Evet ama işler değişti. Siyasetin bir kuralı vardır: Dün dündür bugün bugündür!
Öyleyse yolsuzlukların üzerine nasıl gidilecek? 
Yargıda yeni bir düzenleme yapmamız lazım. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısını değiştirmek gerek. Savcıları ve polis müdürlerinin yerlerini değiştirmek durumundayız.
İnsanı güldürmeyin! Biz HSYK' yı sizin istediğiniz gibi oluşturmanızın önünü açmak için anayasa değişikliği yaptık. Ülkede binlerce “ Yetmez ama evetçiler” ortaya çıktı. Davullu zurnalı halk oylaması yapıldı. Siz kazandınız. Daha ne istiyorsunuz?
Beceremedik. Bir daha değiştirmek istiyoruz. Yapabiliriz. Milli irade bizden yana. 
Anayasa değişikliğini yaparken bunları hesap etmediniz mi? Hadi sizin aklınız ermedi, muhalefeti niye dinlemediniz? 
Oldu bir kere! Bizde muhalefeti dinleme geleneği yoktur.
Sizin bütün işleriniz böyle; yasa yapan siz, daha mürekkebi kurumadan değiştiren yine sizsiniz. Özel yetkili mahkemeler, özel yetkili savcılar, özel yetkili hâkimler, özel yetkili polisler sizin esereniz ancak bir süre sonra bunları kaldırmak da şaheseriniz!
Bu değişiklileri yapana kadar yolsuzluklarla ilgili bir adım atmayacaksınız anlaşılan.
Öyle de denilebilir!
Peki, basına yansıyan paralar, tutuklanan çocuklar, istifa eden bakanlar… 
Bunlar bir komplo; kumpas, çeteler, dış mihraklar v.s.
Paraları oralara onlar koymuş olabilir mi? Hani, silahları gömüp sonra bulmaları gibi… Şeytan dürtüyor da söyleyiveriyor insan! 
İlla bir benzerlik kurmak zorunda mıyız? 
Hani “ Milli orduya kumpas kuruldu” demişti ya bir büyüğümüz, çağrışım yaptı. Oraya para koyan buraya da silah koyar. Sonra da gider eliyle koymuş gibi bulur. 
Onlara da bakacağız. O zaman da rahatsızlığımızı dile getirmiştik ama yargıya müdahale mi etseydik? 
Bugün ediyorsunuz! Kendi kurduğunuz kadroyu kendiniz dağıtıyorsunuz. Bunları o kadrolara siz getirmediniz mi? O gün işlerini yapıyorlardı bu gün de işlerini yapıyorlar. Adamları biraz rahat bırakın. 
Onlar hükümete karşı yargı darbesi yapmayı planlıyorlardı.
O zaman onların görev yerlerini değiştirmek yetmez, onların da yeri Silivri olmalı!
Olabilir! 
Yazının sonuna geldik, Nasrettin Hoca'yı tanıyor musunuz? 
Nasrettin Hoca'yı kim tanımaz?
Nasrettin Hoca'nın “ Hırsızın hiç mi suçu yok? “ dediğini duymuş muydunuz? 
Duymuştuk ama konumuzla ne alakası var?
Bütün bu yolsuzluk söylemlerinin hiç mi gerçek yanı yok? Bütün bunların tamamı hayal mahsulü mü?
Ne kadar soru sordunuz siz de! 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık