• 28 Ocak 2013, Pazartesi 8:55
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

YAZLIK ELEKTRİK VE TAŞERON İŞÇİLERİ
 Her şeyin yazlığı olur da elektriğin olmaz mı? 
Eğer her kar yağdığında elektriğiniz kesiliyorsa ve bu kesintiler günlerce sürüyorsa; bu kesintiler nedeniyle elektrikli cihazlarınız zarar görüyorsa, kısaca kış aylarında sorunsuz bir elektrik kullanımı yaşayamıyorsanız bunun adı yazlık elektriktir.
“ Okullar olmasaydı şu maarifi ne güzel idare ederdim ” diyen Osmanlı Nazırı gibi; “ Şu kar yağışları olmasa elektrik dağıtımını ne güzel yapardım “ diyordur elektrik dağıtım şirketimiz.
Geçtiğimiz hafta bölgemize yağan karla birlikte çok sayıda yerleşim yerine günlerce elektrik verilemedi. Pamuk ipliğiyle bağlı elektrik telleri en küçük bir kar yağışıyla birlikte kopuyor. 
Ödemelerini bir gün geciktirdiğimizde kapımıza dayanarak elektriklerimizi kesme hızına sahip dağıtım şirketimiz arızaların giderilmesinde aynı hıza erişemiyorlar. Arızalara yetişemiyorlar ancak mazeret öne sürmede üzerlerine düşeni yapıyorlar. 
Ben bu noktada dağıtım şirketlerini o kadar suçlamıyorum. 
Tamamen kârlılık üzerine kurulmuş ticari işletmelerin işi böyle ağırdan alıyor olmalarına şaşırmıyorum. Ben bu sorunların hükümetimizin enerji politikasından kaynaklandığını düşünüyorum. 
İlginçtir, ilimizde elektik kesintileriyle ilgili bu sorunlar yaşanırken hükümeti oluşturan siyasi partinin il teşkilatının da dağıtım şirketinden memnun olmadığını öğreniyoruz. “ Ben yapmadım o yaptı ” politikası!
“ Hükümet müzakere etmez devlet müzakere eder, hükümet görüşmez devlet görüşür…” gibi. 
Bütün özelleştirmeler; daha kaliteli hizmeti daha ucuza alacaksınız denilerek yapıldı. Elektrik dağıtımının özelleştirilmesi de bu söylemle yapıldı. Daha kaliteli hizmeti daha ucuza alacaksınız!
Bırakınız daha ucuza hizmet almayı sayaçları okumaya gelen personelin ücretini, hatta başkalarının kaçak kullandığı elektriğin bedelini bile faturalarımıza yansıtmıyorlar mı?  
Kaliteye gelince; günlerce süren kesintilere mi kalite diyorsunuz?  
Hükümet, ben elektrik dağıtımını özelleştirdim bütün sorumluluk dağıtım şirketine aittir diyerek kendisini bu sorunun dışında tutamaz. Vatandaşının kesintisiz enerji kullanımını sağlamak için yapması gereken her şeyi yapmak zorundadır.
Bölgemizde çıldırtan elektrik kesintilerinin yaşandığı günlerde Zonguldak'ta meydana gelen maden kazasında 8 kişi öldü. Ölen maden işçileri taşeron elemanıydı. 
Her maden kazasının ardından madenlerde çalışan taşeron işçileri gündeme gelir. Birkaç gün konuşulur ve sonra unutulur giderler. Burada da hükümetler kendilerini bu sorunun dışında tutarlar. 
Oysa bu ocaklarda asgari ücretle, sendikasız ve sosyal güvencesiz çalışan taşeron işçileri de bu hükümetin politikaları sonucu özelleştirilen işletmelerde çalışma şansı yakalamış emekçilerdir. 
Onların çalışma koşullarından, iş güvenliklerinden ve yasaların sağladığı hakların uygulanıp uygulanmadığından hükümet sorumludur. Ancak bu kaza sonrasında hükümetin her şeyi taşeron firmaya yıktığını görüyoruz. İşin kolayını böyle bulmuşlar!
Sanki taşeronluk sistemini kendileri icat etmemişler gibi!
Elektik kesintileri vatandaşı canından bezdiriyor; sorumlusu dağıtım şirketimiymiş.
Maden kazalarında insanlar canlarından oluyorlar; sorumlusu taşeron şirketmiş.
Peki bu ülkede bir hükümet bir devlet yok mu?
Hükümet adına, devlet adına bu işlerin bir sahibi ve sorumlusu yok mu?
Ortalıkta sorumluluk alan birileri olmadığına göre sahibi de yok anlaşılan!  

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık