• 17 Temmuz 2012, Salı 9:46
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

YARGIYA MESAJ GÖNDERMEK
Bu deyim de hayatımıza yeni girdi. Bundan önce böyle bir kavram yoktu.
Türkiye'de yargıya müdahale etmek yasak, yargıyı etkilemek suç ama yargıya mesaj göndermek ne yasak ne de suç! Onun için de siyasetçiler bu yöntemi keşfettiler.
Yani yargıya müdahale etmiyorlar, yargıyı etkilemiyorlar ancak mesaj gönderiyorlar.
Hayatımız yeni girdi dedik ya; 3. Yargı paketiyle birlikte böyle bir durumla karşılaştı Türkiye… 3. Yargı paketinde yargıya mesaj göndermek hukuki bir kavram olarak yer almadı ancak gündelik hayatımızı önemli ölçüde etkileyecek bir yere oturdu.
Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in 3. Yargı paketiyle ilgili değerlendirme konuşmasını hatırlarsak sözü nereye getirmek istediğimiz daha kolay anlaşılacaktır.
Toplumun hassasiyetle takip ettiği ve tutukluluk sürelerinin uzunluğundan yakındığı davalarla ilgili 3. Yargı paketi nasıl bir çözüm getirecekti? Bu davalara bakan özel yetkili mahkemeler kaldırıldığına göre bu davalar kapsamında özel yetkili mahkemelerin tutukladığı kişilerin durumu ne olacaktı?
Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in bu soruya verdiği cevap bütün gazetelerin birinci sayfasından haber olmuştu: “ Ümit ederim, yargı yasamanın verdiği bu mesajı iyi anlamıştır,”
İşte o gün girdi hayatımıza yargıya mesaj gönderme deyimi…  
Yani yasama, yani Meclis bir düzenleme yaparak toplumun hassasiyet gösterdiği ve tutukluluğun cezaya dönüştüğü davalarla ilgili bazı yasal değişiklikler yaparak bunu yürürlüğe koymuştur.Ya da koymaya çalışmıştır.
Ancak bu yasal düzenleme öylesine bir incelikle yapılmıştır ki bir yasa hükmünden çok bir mesaj içermektedir. Sonra da umulur ki yargı bu mesajı almış ola!...
Yargı mesajı almışsa ne âlâ, alamadıysa maksat hâsıl olmamış demektir.  Ya da yanlış mesaj aldıysa o zaman durum daha da vahimdir.
Hiç yargının mesajla iş yaptığı görülmüş müdür? Yargı önüne gelen yasayı uygulayarak karar verir. Yasayı yorumlamada farklı görüşlerin ortaya çıkması doğaldır. Ancak bu yasanın böyle bir mesajı var demek de bize göre bir anlayış olmalı!
Şimdi hukuk fakültelerine bir de yasaların içerdiği mesajları anlama dersi koymak zorunda kalacağız.
Yasayı yasa gibi yaparsın, hükümlerini belirgin ve anlaşılır bir dille yazarsın ve kimseden de mesaj algılaması beklemezsin. Ve konuşmana da “ Unut ederim…” diye başlamazsın.
Şimdi ne oldu? 3. Yargı paketi alel acale meclisten geçip özel yetkili mahkemeler kalkınca uzun tutukluluk süreleriyle gündeme gelen davalarda tahliye umutları doğdu. Meclis başkanı da buna işaret eden bir mesaj gönderdi. Ve herkes mesajı kendine göre algıladı.
Bazı mahkemeler tahliye kararları verirken bazı mahkemelerden tahliye karaları çıkmadı. Yeni bir tartışma başladı. Mesaj alındı, hayır alınmadı!...
Muhalefet kendince algıladı ve tutuklu vekillerin çıkacağını düşünerek Meclisi olağan üstü toplantıya çağırma hazırlıklarına başladı. 
Tam bu noktada yargıya başka bir mesaj gönderimiyle karşılaştık. Başbakan şu konuşmayı yapma ihtiyacı duydu. “ Şüphesiz takdir yargınındır. Kararı verecek olan da mahkemelerdir. 3. Yargı paketinde buna özel bir düzenleme yapıldı. Biz tutuklu milletvekilleriyle ilgili parlamento çağrısına evet demedik yine de demeyeceğiz. Bu adım hiçbir kimseye ya da davaya yönelik atılmamıştır”
Şimdi bu konuşmanın da yargıya bir mesaj olduğunu düşünenler var. Bu adım hiçbir kimseye ya da davaya yönelik atılmamıştır sözleri de pek ala bir mesaj olabilir mi?
Sonuçta toplumun hassasiyetle takip ettiği davalarla ilgili çok az tutuksuz yargılama kararı çıkmıştır. Sanıyorum ikinci mesaj birincisinden daha etkili olmuştur.
Bir hukuk devletinde yasaların içeriğinden çok ne tür mesajlar verdiği öne çıkıyorsa bu dünya hukuk tarihine geçecek çok önemli bir ayrıntı olmalıdır.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık