• 09 Nisan 2020, Perşembe 15:22
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

VİRÜS VE ÜRETİM

Dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan virüs en fazla iki dalda etkili oldu. Birisi sağlık birisi de üretim. Sonuçta her ikisinin de ekonomik bir karşılığı var.
Elbette diğer hizmet sektörleri de etkilendi virüs salgınından ancak bu iki dalda yaşanan sıkıntı daha şimdiden gözle görülür sonuçlar ortaya koymaya başladı. 
Sayın Cumhurbaşkanı da üretim konusuna özellikle vurgu yaptı konuşmasında.
Özellikle tarımsal alanda ve gıdayla ilgili sektörlerde üretime devam edilmek zorunda.
Çalışanlarla ilgili gerekli tedbirler alınarak ülkenin gıda alanında yakın ve uzak gelecekte sorun yaşaması için çalışmaların kesintiye uğramaması gerekmekte. Belli ki şu anda geçmişte üretilmiş malzemeler tüketilmekte olduğundan ürün yokluğu yaşanmıyor. Ancak geleceğe yönelik üretimler için bugünden yapılması gerekenler bulunmaktadır.
Sanayi ve diğer alanlarda da üretimin devamlılığı söz konusudur ancak tarımın daha da öncelikli bir konu olduğunu düşünüyorum.
Virüsün ülkemize ulaşması mevsimsel olarak ilginç bir döneme rastlamıştır. Tarımsal alanda bir çok ürünün baharla birlikte ekileceği bir zaman diliminde her şeyi alt üst etmiştir. Hastalığın yaygınlaşmasını önlemek amacıyla alınan tedbirler tarımsal faaliyetleri zorlaştırmıştır. Bunu bölgemizde çok daha belirgin olarak görmekteyiz.
Bölgemizde ciddi anlamda tarımı yapılan ve yine bölgesel anlamda ekonomik bir değer ifade eden iki ürünümüz var. Kaldı ki bu iki ürün bölgemizden çok ülkemiz açısından da çok önemli tarımsal üretimlerimizdir. 
Bu iki ürün çay ve fındıktır. Türkiye'nin bu iki tarımsal ürünü sadece bölgemizde üretilmektedir. Fındık batı bölgelerimize de yayılmış olsa da çayda bölgemiz ülke üretiminin tamamını gerçekleştirmektedir.
Ancak bölgemizin bu iki ürünle ilgili bir başka gerçeği vardır. Üreticilerimiz oldukça yaşlıdır. Bölgenin gençleri gurbette olduğu için fındığı ve çayı yaşlılar yapmaktadır. 
Dönemsel çalışmalar gerektiren fındık ve çay tarımı bu yaşlı kuşak tarafından sürdürülmektedir.
Gübreleme ve hasat döneminde ihtiyaç duyulan ağır işçilik, bölge dışından gelen geçici tarım işçileriyle yapılıyor. Çay için özellikle Gürcistan'dan gelen tarım işçileri Rizeli yaşlı çay üreticilerinin tüm işlerini yapıyorlar. 
Fındıkta ise bu işleri Güneydoğu bölgesinden gelen işçiler yapıyorlar.
Bugün virüs nedeniyle özellikle çayda gübreleme yapacak Gürcistanlı tarım işçileri Türkiye'ye giremiyorlar. Yaklaşan mayıs ayı çayda ilk sürgünün toplanacağı dönem. Muhtemelen Gürcistanlı işçiler o dönemde Türkiye'de olamayacaklar.
Çayda Giresun'un önemli bir ağırlığı var. Özellikle Güce, Tirebolu, Görele, Çanakçı ve Eynesil'de önemli bir miktarda çay üretimi yapılıyor. Virüs dolaysıyla ile giriş çıkış olmayınca iş 65 lik delikanlılara düşüyor. Ancak onların da sokağa çıkması yasak. 
Toplanan çayların aynı gün teslim edilmesi de bir başka konu.
Fındıkta ise bu mevsim bahçelere gübre atma mevsimi. Yine bu işi bir bölge gerçeği olarak 65'lik delikanlılar yapacak. Belki çoğunun gurbette olan çocukları işten çıkartıldı, köydeki yaşlı babasına yardım etmeye can atıyor ama onun da seyahat yasağı var.
Bizim yaşlı fındıkçılar bahçeye gübre veremezse ürün alamayacak. Üretim düşecek. 
Bölgemiz böyle bir açmazın içinde.
Kendini genç hisseden 65'likler ise sokağa çıkma yasağı nedeniyle gübre işine çok da giremiyorlar. İki önemli tarımsal ürünün üretimini yapan bölgemiz insanı virüsten böyle ekilendi. Şaşkın bir dönem yaşanıyor.
Bu açmazdan bir çıkış var mıdır bilinmiyor. Tarihe not düşme açısından kayda geçilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz.   


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık