• 06 Ağustos 2013, Salı 9:05
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

VERESİYE DEFTERİNDEN KREDİ KARTINA
 Başbakan birkaç gün konuştu sonra vazgeçti.
Vazgeçmek zorundaydı, çünkü şikâyet ettiği her şey kendisinin eseriydi.
Başbakan neden şikâyet ediyordu? Bankalardan, faiz lobisinden, kredi kartlarından…
Bankaların çeşitli adlar altında aldığı paralardan. 
Başbakan doğru söylüyordu; bankalar çeşitli yöntemlerle müşterilerinden gereksiz paralar alıyorlardı. Hele kredi kartı yoluyla insanlar bankalara çalışıyorlardı.
Bunlar doğru da; uyguladığı ekonomik politikalarla bu ortamı hazırlayan bu hükümet değil miydi? Başbakan olarak bunlara müdahale etmek yerine, gerekli hukuki düzenlemeleri yapmak yerine şikâyet etmek de neyin nesi!
Düzeltin efendim! Aldırmayın, milleti bankalara soydurmayın. Kredi kartı kullanımına yeni düzenlemeler getirin. 
Yarattığınız ejderhayla baş edemiyor musunuz yoksa!
Bankalar 2013 yılının ilk 6 ayına ait kârlarını açıkladılar. Gazetelerin ekonomi sayfalarında adları yazıyor ancak ben yazmayacağım; meşhur iki bankamızın 6 aylık kârları 1.8 ve 1.9 milyar TL.
Ülkede bu oranda kâr elde eden başka bir sektör var mı dersiniz!
Bu düzeni kim kurdu? Hangi ekonomik politikalarla bu ortam oluştu? Faiz lobisi dedikleri bu olmasın!
Kredi karı kullanmayın! Tamam, kullanmayalım da bu ücretlerle ay sonunu nasıl getirecek insanlar? 
Mesela asgari ücretle çalışan birisi günde nereye ne kadar para harcamalı ki ay sonuna ulaşabilsin? Bunu rakamlarla izah ederseniz insanlar da kredi kartı kullanmazlar. 
Dünyadaki kullanımını bilmiyorum ancak Türkiye'de kredi kartı veresiye defterinin yerine geçmiştir. Veresiye defteri kalkmıştır, yerini kredi kartına bırakmıştır.
Hani eskiden mahalle bakkalları vardı, onların da veresiye defteri vardı… Mahalleli o bakkaldan alış veriş eder, deftere yazdırır ay sonunda da hesabı keserdi. Ödemelerde gecikme olduğunda o borca faiz falan koymazdı mahalle bakkalı.
Bakkalların yerine peşin parayla çalışan marketler veresiye defterinin yerine de kredi karı girdi hayatımıza. Bakkal gecikmeye faiz uygulamazken kredi kartı gecikmeleri hiç affetmiyor. 
Kredi kartı kullanımı bu yüzden kaçınılmaz oldu insanlarımız için.
2013 yılı mayıs ayı itibariyle kabaca 56.5 milyon kredi kartı kullanılıyor ülkemizde. Bu rakam 2012 de 54 milyondu.
Başbakan 56.5 milyon kart sahibine kredi karı kullanmayın diyor. Tamam, da bu çark nasıl dönecek? Aybaşı nasıl gelecek? Bu ücretlerle insanlar evlerine nasıl ekmek götürecekler?
2009 yılına göre kart kullanımı yüzde 17.5 artış göstermiş. Bu bir zorunluluktan doğmuştur.
Olayın bir de ödenemeyen kartlar boyutu var. 
2013 yılının mayıs ayı itibariyle kredi kartlarında ödenemeyen ve takibe düşen  miktar 4.5 milyar TL. 
Bu rakamlar böylesine ortadayken insanlara kredi kartı kullanmayın demek ne anlama gelir doğrusu bilemiyorum.
Başbakan bu gerçekleri biliyor ve rahatsız oluyor ki böyle bir konuşma yapma ihtiyacı duymuş. Ama çözüm kredi kartı kullanmamak değil ki. Bir kere insanları kredi kartına bu kadar bağımlı kılan ekonomik nedenleri ortadan kaldıracaksın.
Sonra da banka, müşteri ve kredi kart ilişkisine vatandaşı koruyacak düzenlemeler getireceksin. Vatandaştan yana olacaksın
Vatandaşın lobisi yok diye faiz lobisinin yanında yer almayacaksın.  

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık