• 01 Ağustos 2014, Cuma 9:54
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

VAN MÜNİT
 Bunu bu gün diyebiliyor musun? İsrail Gazze'de kanları donduracak bir vahşet ortaya koyarken “Bir dakika” diyebiliyorsan gerçekten büyük lider olursun! Diğerleri lâf- ü güzaf!
Davos'taki şovu hatırlıyoruz. Ama sadece şovmuş. İsrail bundan hiç etkilenmemiş. 
Bildiğini okuyor. Cinayetler işliyor, vahşet sergiliyor. Türkiye dâhil, dünya seyrediyor. Dünya zaten hep seyretti Gazze' de yaşananları. Onlardan bir şey bekleyen namerttir.
Dünya'dan bir şey beklemezken Türkiye'den beklemek niye? Çünkü Türkiye'yi yönetenler o bölgeyi kendilerinin idare ettiğini sanıyorlar. Her anlamda sözlü müdahil olmayı seviyorlar da ondan. 
Gazze üzerinden siyaset yapıyorlar. Siyaset yapmakla olmuyor, bir şeyler yapmak lazım. Van münit söylemi kahraman yapmıştı bu gün susanları. 
Gazze'de yaşayanlar için adeta bir kurtarıcı çıkmıştı Türkiye'den. Boy boy fotoğrafları vardı insanların ellerinde. 
Umudu olmuştu mazlumların van münit çıkışı. 
Onun için bugün insanlar o sözün sahibini arıyorlar. 
Liderler dış politikadaki gelişmeleri iç politikada kullanmayı pek severler. Bunları iç politikaya öyle taşırlar ki sanırsınız dünyayı o yönetiyor. Ona sorulmadan o bölgede kuş uçmuyor. Onun görüşü alınmadan, onun izni olmadan tanklar yürümüyor, uçaklar havalanamıyor.
Türkiye'yi yönetenler de bir ara kendilerini böyle gördüler nedense. Ya onlara birileri öyle dedi ya da onlar öyle kurguladılar. Arap baharında çiçekçi başı oldular. Güya demokrasi gelecekti de bizimkiler de kıyısından kenarından tutuveriyorlardı. 
Bunu da iç politikaya taşımayı ihmal etmediler. Hep güçlünün yanında durdular. Libya'da Nato'nun ne işi var dediler ama sonra birileri onlara Nato' nun Libya'da ne işinin olduğunu anlatmış olacak ki Nato'nun yanında yer aldılar.
Suriye'de Esat'ın gidici olduğunu söyleyenlere inanarak Esat'ı devirmek isteyenlerin yanında yer aldılar. Esat devrilmeyince de boşluğa düştüler. 
Bir dönem de Gazze halkının yanında olmuşlardı. Van münit çıkışı da o döneme rastlar. Hatta Gazze'yi ziyaret edeceğini bile söylemişti Sayın Başbakan. 
Bunlar iç politikada beklenen etkiyi hemen gösterdi. Gazze'de ezilen, zulüm gören, işkence çeken, aç susuz yaşayan insanların artık bir sahibi vardı. Öyle görünüyordu. İsrail'i azarlamıştı. Bu çok önemliydi.
Özellikle kendi ülkesinden büyük alkış almıştı. Çetin Altan bu gibi gösterilere Türk'e Türk propagandası diyor. 
Ve bütün bunlardan sonra gelinen noktada Gazze'de yaşananlara bakar mısınız? Bütün bunlara rağmen sesini çıkarmayan dünyanın yanında kendisinden bekleneni ortaya koyamayan bir Türkiye ve onun lideri... O hayal kırıklığını düşünmek bile istemiyor insan. 
Türkiye Davos'ta van münit diyerek bir beklentinin doğmasına neden oldu. Bugün Gazze'nin Türkiye üzerinden yaşadığı hayal kırıklığını Türkiye kendisi yarattı. Türkiye de diğer dünya ülkeleri gibi Gazze'de yaşlananları televizyonlardan seyrediyor. 
Türkiye demek ki Orta Doğu'nun önemli bir aktörü değilmiş. Oyun kurucu falan da değilmiş. Dış politikada söylenildiği kadar aktif değilmiş. Van münit demekle kimse kimseyi ciddiye almıyormuş.
Keşke bu algıyı, bu umudu bu beklentiyi yaratmasaydık. Keşke abartmasaydık.
Keşke Gazze halkının hayallerini iç politikaya alet etmeseydik. Keşke onların umutları üzerinden Türkiye'de siyaset yapmasaydık. Gazzeli çocukların, kadınların, yaşlıların beklentilerini kullanmasaydık. 
Ya söylediğimiz kadar güçlü olsaydık ya da gücümüz kadar laf etseydik.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık