• 05 Kasım 2013, Salı 9:58
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

URFA GEZİSİNDEN NOTLAR
 Şanlıurfa Omurilik Felçlileri İstihdam Derneği'nin davetlisi olarak hafta sonunu Urfa'da geçirdik. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Görele Şubesi'nin yönetim kadrosunda bulunmamız sebebiyle bu gezide yer aldık.
Gidişimiz Şebinkarahisar- Sivas- Malatya- Adıyaman-Urfa güzergâhından oldu. Dönüşte Malatya'dan sonra Elazığ- Bingöl- Erzurum- Gümüşhane yolunu kullandık.
Urfa'yı peygamberler şehri olarak tanımlarlar. Gerçekten Urfa'da tarihsel ve dinsel özelliği olan öyle çok yer var ki.
Urfa'yı şehir anlamında ikiye ayırmak hiç de yanlış olmayacaktır. Tarihi ve dinsel kavramların öne çıktığı Urfa; çok katlı yapıları, alışveriş merkezleri ve geniş caddeleriyle modern bir şehir olarak gözlemlediğimiz yeni Urfa.
Eski Urfa, il için önemli bir turizm getirisi sağlıyor, otellerde yer yok. Yeni Urfa ise bölgenin hızla gelişmekte olan, son çıkan yasayla büyük şehir unvanı almış cazibe merkezi.
Balıklı Göl ve çevresi tarihsel ve dinsel özelliğiyle öne çıkıyor. Hz. İbrahim'in Urfa Kalesi'nden Nemrut tarafından mancınıkla ateşe atıldığı ancak ateşin suya, odunların da balığa dönüştüğü yer olduğu rivayet edilen Balıklı Göl'ün her zaman yoğun bir ziyaretçisi oluyor.
Balıklar kutsal sayıldığı için yenilmiyor. Ziyaretçiler balıklara yem atıyorlar. Gölün çevresini tarihi yapılar kuşatmış. Bunlar cami ve türbelerden oluşuyor. Hz. İbrahim'in beş yaşına kadar saklandığı mağara da bu alanda… Bu alanda çok güzel bir park inşa edilmiş. Yürüyüş yolları ve çay bahçeleriyle gerçekten çok güzel.
Yine bu alanın etrafında tarihi özelliğiyle dikkat çeken ve yöresel özelliği korunan; daha çok pul biber, salça, isot, kaçak çay ve diğer yöresel ürünlerin satıldığı alış veriş yerleri var. 
Urfa Kalesi'nde restorasyon çalışmaları yapılıyor. Kaleyi kapatan gecekondu türü yapılar yıkılarak hem kale hem de kalenin çevresindeki kemerli girişleri ve geniş eyvanlarıyla geçmişi günümüze taşıyan taş yapılar ortaya çıkartılıyor. Kale'ye çıkan merdivenlerde oluşturulan seyir teraslarında ve kale yamacında yer alan mağara kafelerde Urfalılar çay, kahve ve mıra içiyorlar.
Şehrin inanç ağırlıklı noktalarından birisi de Hz. Eyub'un sabrının sınandığı mağara. Vücudu yara bere içinde olan Hz. Eyub şehrin dışında bir mağaraya gizlenir. Mağaranın yanındaki bir suyla yıkanınca şifa bulur. Bu mağara ve şifalı suyun da çok ziyaretçisi var.
Yine Hz. Şuvayb'ın mezarının da Viranşehir ilçesinde olduğu rivayet edilir.
Urfa'nın Göbekli Tepe semtinde ve Harran'da arkeolojik kazılar devam ediyor. Göbekli Tepe'de insanlığın ilk yerleşim yeri olduğuna inanılan bir batık şehir, Harran'da dünyanın ilk üniversitesi olan Harran Üniversitesi'nin kalıntıları ortaya çıkartılıyor. Harran'a özgü kubbeli evlerinde ayrı bir özelliği var.
Bunları görme fırsatı bulduk Urfa gezimizde. Bir de Fırat Nehri üzerinde yer beş barajdan birisi olan Atatürk Barajı'nı gezdik. DSİ' nin tanıtım görevlisi bizlere barajı ve elektrik üretim aksamlarını ayrıntılarıyla anlattı.
Şanlı Urfa Omurilik Felçlileri İstihdam Derneği'ne gelince; bu kurum sağladığı kredilerle ve ürettiği projelerle bir dernek olmanın çok ötesinde faaliyetlerde bulunuyor. Dernek bünyesinde bulunan bir tekstil atölyesinde İŞKUR'la işbirliği yaparak tekstil sektöründe ihtiyaç duyulan ara elemanların yetiştirilmesini sağlıyor. 
Ve Urfalılar bölgeye barışın geldiğine inanıyorlar.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık