• 11 Aralık 2019, Çarşamba 16:43
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

UÇMAMAK İÇİN UÇMAK GEREK

Ordu- Giresun Havaalanı ülkemizdeki 52 havaalanı arasında 1 milyonu aşan yolcu kapasitesi ve yüzde 85 doluluk oranıyla önemli ulaşım noktalarından birisidir. Bu başarılı hava trafiği yıllar öncesinden görülebildiği halde havaalanı yapımı oldukça gecikmeli olarak gerçekleşmiştir.
Samsun ve Trabzon havaalanları arasında 500 Km. karayolu varken, bu iki ilin arasına üçüncü bir havaalanı yapılması farz-ı ayınken yıllarca bekletilmiştir Ordu ve Giresun illeri.
Alanın açılmasıyla bir yolcu patlaması gerçekleşmiştir.
Geçmişe dönmenin bu aşamada gereği yoktur. Kimin o dönemde ne söylediği toplum hafızası tarafından gün be gün kaydedilmiştir. Kaldı ki gazete arşivleri de tarihin tanığıdır.
Yüzde 85 doluluk oranıyla hizmet veren bir havalı için uçak sefer sayısının artırılması beklenirken tan aksine sefer sayılarının azaltılacağı haberi Giresun ve Ordu'nun gündemini değiştirmiştir. Bu karara itiraz sesleri yükselmiş, yerel basında ve sosyal medyada geniş yer bulmuştur. Her iki ilin sahipsizliği konuşulur olmuştur.
Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ve Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odası başkanları bu kararın yanlışlığı yönünde geniş kapsamlı açıklamalar yapmışlardır.
Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili Necati Tığlı konuyu Meclis'e getirmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan'ın cevaplaması istemiyle Meclis Başkanlığına soru önergesi vermiştir. Milletvekili Tığlı havaalanın sabote edildiğini düşünmektedir.
Ordu- Giresun Havaalanı'nın açılmasıyla bölgesel anlamda hava trafiği konusunda büyük bir rahatlama olmuştur. Bu rahatlamayı rakamlar da göstermektedir. Bölge insanı uçak yolculuğunun konforundan ve hızından yararlanmış, bu da yörenin sosyal, ekonomik ve kültürel hayatına yansımıştır. 
Ki olması gereken de budur.
Bu gelişmişliği sürdürmek ve artırmak adına uçak seferlerini azaltmayı nasıl açıklayacaksın? Yolcu mu yok diyeceksiniz? Bölge insanı uçak yolculuğundan korkuyor mu diyeceksiniz? Para kazanamıyor muyuz diyeceksiniz?
Muhtemelen para kazanamıyoruz diyeceksiniz?
Evet, para konusu pek mühim!
Siz para kazanamıyoruz diyerek seferleri azalttığınızda artan talep bilet fiyatları yükseltecektir ve hatta yükseltmiştir bile! Bölge insanı da para kaybediyor şimdi!
Üstelik işine gücüne, düğününe bayramına, hastasına cenazesine yetişemiyor. 
Havaalanları bu tür zamanlarda hızlı erişim sağlansın diye yapılmadı mı?
Sayın Cumhurbaşkanı şehir hastanelerini savunurken “Zarar da etse halkımızın kullanımı için bu zararları karşılamaya hazırız “ demedi mi? 
Termik santrallerin bacalarına takılması gereken filtreler konusunda “Halkımızı sermayeden daha çok düşünürüz” demedi mi? 
Bunları dediyse, Ordu- Giresun Havaalanı konusunda da halkını düşünmek zorundadır. Kaldı ki bu alana sefer yapan uçakların zarar ettiği de rakamlara bakıldığında çok da doğru gibi görünmüyor.
Necati Tığlı'nın “Bugün 1 milyon yolcu kapasitesiyle hizmet veren, gerekli sefer sayısı artırımı ve saat düzenlemesi ile kapasitesinin yüzde 50 artırılacağı ifade edilen bir havaalanı sabote mi edilmek isteniyor? Bu yöndeki iddiaları araştıracak mısınız?” sorusuna nasıl bir cevap verileceği bilinmiyor ancak sefer azaltılması kararının bölgede rahatsızlık yarattığı gün gibi ortada.
Biz, Giresun ve Ordu illeri iktidar partisi milletvekillerinin de konuyu takip etmesini bekliyoruz. Yönetimin öncelikli amacı hizmet ve o hizmetten yararlanan halksa bırakınız sefer azaltmayı, bilet fiyatlarının düşmesine yönelik girişimlerle daha çok insanın hava ulaşımından yaralanmasını sağlayacak çalışmalar yapılmalıdır.
Milletvekillerine bir hatırlatmamız olacak: Uçmamak için uçmak gerek!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık