• 04 Mayıs 2012, Cuma 8:55
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

TÜRKİYE DÖNÜŞÜYOR
Türkiye eski Türkiye değil diyenler doğru söylüyorlar; Türkiye hızla değişiyor, değişimin ötesinde dönüşüyor.
Mesela Sağlık Bakanlığı Tarım Bakanlığına dönüşüyor.
Spor alış verişe, ticarete dönüşüyor.
Yargı yürütmeye dönüşüyor.
Hukukun üstünlüğü siyasetin gücüne dönüşüyor.
Politikacılar sanatçıya dönüşüyor.
Yani birileri diğerinin yerine geçiyor. Yani birileri diğerinin ilgi alanına müdahale ediyor. Onun işini yapma ihtiyacı duyuyor. Onun alanına giriyor.
Ben buna dönüşüm diyorum; bazıları başka türlü de ifade edebilir!
Devlet Güvenlik Mahkemeleri Özel Yetkili Mahkemelere dönüştü. Bugün yargıladığımız 12 Eylül döneminin Sıkıyönetim Mahkemeleri Devlet Güvenlik Mahkemelerine dönüşmüştü, sonra da Özel Yetkili Mahkemelere…
Sağlık Bakanlığı Tarım Bakanlığına dönüştü. Artık insan sağlığını ilgilendiren ilaçlara Sağlık Bakanlığı yerine Tarım Bakanlığı ruhsat veriyor. Şeker ilacından romatizma ilacına, kanser ilacından iktidarsızlığa kadar ne ararsan bitkisel karışımlardan üretilerek Tarım Bakanlığı'nın ruhsatıyla satılabiliyor.
Hastaneye, doktora, tıp fakültelerine, ameliyatlara, tahlillere gerek kalmadığına göre Sağlık Bakanlığının Tarım Bakanlığına dönüşmesi de doğaldır. Kaldı ki Sağlık Bakanlığının ruhsat verdiği ilaçların reklamı yasakken Tarım Bakanlığının ruhsat verdiği ilaçların saatlerce televizyonlarda reklamı yapılıyor.
Sporda yaşanan dönüşüm tartışmaları beraberinde getirse de her şey tam bir alış veriş düzeni içinde gerçekleşiyor. Şu maç şu para, kaç gol kaç lira!... Camiada adına şike denilen sistem tam bir ticari anlayışın ürünü… Yani sporda dönüşümün bir sonucu…
Yürütmenin yargıya dönüşümünü ve hukukun üstünlüğü prensibinin siyasi güce dönüşümünü hemen şu günlerde yaşadığımız bir iki gelişmeyle açmak istiyorum.
Birkaç gün önce çıkan bir yasa bazı İstanbul gazetelerinde haber olduysa da aslında çok ta üzerinde durulmadan sesiz sedasız hayatımıza giriverdi. Yasa şu: Özelleştirmelerle ilgili mahkemelerin vereceği durdurma kararlarının bir hükmü olmayacak, son sözü bakanlar kurulu söyleyecek.
Yargı her ne kadar durdurma kararı verse de bakanlar kurulu bu kararı tanımayabilecek. Yani yürütme yargının ilgi alanına girecek, onun işini yapacak.
Mahkemelere, hâkimlere, adliyelere, hukuk fakültelerine, duruşma salonlarına da ihtiyaç kalmayacak. Bakanlar kurulu kararı yargı kararının üstünde olacaksa yargıya da ihtiyaç kalmayacak demektir. Bu bir dönüşümdür.
Yine Milli Eğitim Bakanlığının 19 Mayıs Bayramı'yla ilgili genelgesini iptal eden yargıya ilgili bakanın nasıl karşılık verdiğini biliyoruz. Siyasetçi bu defa hukukçuya dönüştü. Bir siyasetçinin bir yargı kararını “garabet “olarak tanımlayacak kadar hukukçuya dönüşmesi iyi mi kötümü onu bilemiyorum!
Ve siyasetçilerin sanatçıya dönüşmesi de son yaşadığımız ülke gerçeklerimizden birisi olarak kayıtlara geçecektir. Hem de çok yönlü bir sanatçı! Hem “ucube” diyecek kadar heykelden anlıyor hem de tiyatrodan… Oysa biz sanatçıların kolay yetişmediğini sanıyorduk. Meğer her siyasetçi aynı zamanda bir sanatçıymış.
Siyasetçiniz varsa sanatçıya ihtiyacınız yok. Heykeltıraşa, ressama, tiyatrocuya, müzisyene ve diğerlerine ne gerek var. Bunların yetiştiği okullara da…
Bu da politikacının sanatçıya dönüşümü!
Aslında bu dönüşümlerle ülkenin kurumsal yapısını da bir nevi sadeleştirmiş oluyoruz.
 Dönüşümlerin bu kadar kolay olduğu bir ülkede bırakınız her işi siyasetçiler yapıversinler.   

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık