• 07 Ekim 2013, Pazartesi 9:26
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

TANZİMAT FERMANI VE DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ
 Merakla beklenen Demokratikleşme Paketi'nin açıklanışını izlerken yıllar öncesine gittim ve kendimi İstanbul'da Gülhane Parkı'nda buldum.
Tarih 13 Kasım 1839. Dönem Abdülmecit dönemi… Gülhane Parkı'nda Hariciye Nazırı Koca Mustafa Reşit Paşa tarihe  “Tanzimat Fermanı “ adıyla geçen fermanı okuyor.
Gülhane Parkı'nda okunduğu için bu ferman'a Gülhane Hatt-ı Hümayunu diyenler de var. Bu ferman Osmanlı tarihinin önemli bir kilometre taşıdır. Bazı tarihçiler Tanzimat Fermanı'nı Osmanlının ilk demokratikleşme paketi olarak değerlendirirler.
Fermanın içeriğini merak edenler değişik kaynaklarda bulabilirler.
Tanzimat Fermanı'ndan 174 yıl sonra yine bir sonbaharda yeni bir demokratikleşme paketi açıklanıyordu Türkiye'nin başkenti Ankara'da! 
Tanzimat Fermanı'nda yer alan konularla bugün açıklanan paketteki konular arasındaki benzerlikler götürdü bizi İstanbul Gülhane Parkı'na ve 174 yıl öncesine!
O gün bir parkta okunan ferman bugün televizyon ekranında okunuyordu. 
Geçen iki asra yaklaşan zaman bize şunu söylüyordu: Demokratikleşme öyle fermanla falan olmuyor. Bu bir anlayış meselesi… Yasa yapmakla ülkeler demokratik bir yapıya kavuşmuyor. 
Başbakan'ın televizyonlardan açıkladığı ve herkesin can kulağıyla dinlediği demokratikleşme paketinden neler çıktı? Yeni bir şey çıkmadı.
Şimdi herkes bunun üzerine yorum yapıyor. Eksik bulanlar, devrim niteliğinde değerlendirenler, dağ fare doğurdu diyenler, terör örgütünün baskılarına boyun eğildiği görüşünde olanlar, iktidarın seçim sistemini kendisine göre dizayn ettiği düşüncesini taşıyanlar, talimatla yazıldığını öne sürenler, iktidara zaman kazandırmak için atılmış adımlar olduğunu iddia edenler ve diğerleri…
Bize sorarsanız; geçmişte benzerlerini çok gördüğümüz, seçimler öncesinde halka sunulan veya güvenoyu öncesinde Mecliste okunan hükümet programlarından pek farkı olmayan bir vaatler demeti.
Öyle her açıklanan paketteki söylemler gerçekleşebilseydi her defasında yeni bir pakete gerek kalmazdı. Gerçekçi bir değerlendirme yapmak için zamana ihtiyaç var. Bugünden yapılan tüm değerlendirmeler eksiktir. 
Söylenenlerin hayata geçirilmesi için bazı konularda yasa değişikliği yapma ihtiyacı var. Bu yasalar Mecliste görüşülürken ne tür önergelerle nasıl bir yasa çıkacağını kestirebilir miyiz? 
Özel okullarda farklı dillerde eğitim verilmesi için bırakınız yasa değişikliğini Anayasa'nın 42. maddesinin değişmesi gerektiğini söyleyenler var. İdari anlamda yapılacak düzenlemelerin bu pakette ilan edilmeden yapılması mümkünken bugüne kadar neden yapılmadığı da üzerinde durulması gereken bir konudur.
Hükümetin bunları çok önemli bir paketmiş beklentisiyle açıklaması yerine direkt olarak yeni yasama döneminde Meclise getirmesi mümkünken bunu siyasi bir gösteriye dönüştürmesine gerek var mıydı diyor insan kendi kendine!
Bütün bu değişiklikleri hükümetin tek başına yapacak siyasi gücü varken bir vaatler kümesi şeklinde açıklamasının kendilerince bir açıklaması olsa da ülkemiz gerçekleri açısından fazla bir şeyleri değiştirmeyeceği kanaati ortaya çıkıyor.
Ülkenin fermana değil demokratikleşmeye ihtiyacı var.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık