• 27 Haziran 2013, Perşembe 9:29
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

SÖZ OLA…
 Yunus Emre ne güzel söylemiş: “ Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı; söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz!”
Bunun üzerine söylenecek başka söz olabilir mi?
Yeri geldiğinde savaşı bile sonlandırabiliyor bir söz.
Veya zehirli bir yemeği yağ ile bala çeviriyor. 
Bundan öteye daha ne yapsın!
Ülkemizde son günlerde yaşanan olaylara bakar mısınız?
Bir sözle bitebilecek eylemler hangi boyutlara taşındı!
Bugün söylenenler eylemler başladığında söylenseydi hiç bu boyutlara gelir miydi? “ Üç beş çapulçu “ demenin ne gereği vardı?
Terör örgütü ilk karakol baskınını yaptığında da böyle denilmişti: Üç beş çapulcunun işi demişti o gün ülkeyi yönetenler… Devlet, otoritesini sağlamak için bu tür eylemleri başlangıçta ciddiye almıyor görüntüsü vermek isteyebilir ancak yine de çok iyi bir analizle eylemlerin gidişatını kestirmek zorunda. Bu anlamda gerçekçi bir değerlendirme yapamazsa sonuç hiç de hoş olmayacaktır.
Hele hele devlet adına açıklama ve konuşma yapanların kelimeleri çok iyi seçmeleri ve sözlerini bilerek sarf etmeleri gerekmektedir. 
Yunus'un dediği gibi; Söz ola kese savaşı!
Anadolu'da bir söz varmış, yeni öğrendim. Birisi bir başkasından şikâyet ettiğinde, onunla ilgili sitemkâr sözler ettiğinde “ Sen ne yaptın da o sana böyle davrandı? “ diye sorarlarmış. 
Yani bugün ülkeyi yönetenlerin “ Ben ne yaptım da bu eylemler başladı ve sürüyor?” diye kendisine sorması lazım. Ya da topluca biz ne yaptık diye sorgulamaları gerekir.
Yunus Emre'nin “ Söz ola kese savaşı…” deyişini hatırlamaları lazım.
Dış mihraklar, dış güçler ve dış düşmanlar; provokatörler, ajanlar, marjinal gruplar ve diğerlerine gelince: 
Onların orda olmasına hiç şaşırmadım. Onlar her zaman vardır ve böyle ortamlardan beslenirler.
Hatta şu anda kontrol tamamen onların eline de geçmiş olabilir. Dahası, terör örgütleri de işin işine girmiş ve olayların gidişatını değiştiriyor olabilir. Bunun içi dışarıdan destek de alıyor olabilirler.
Ama bütün bunların nedeni süreci iyi yönetememektir. O savaşı kesecek sözü bulup da dile getirememektir. “ Biz karar verdik yapacağız “ demektir. O gün o gençlere ne istedikleri sorulsaydı, zehirli yemeği yağ ile bala çeviren söz söylenseydi bugün dış mihrakların, marjinal grupların, provokatörlerin istismar ettiği ortam ortaya çıkmazdı. 
Dış mihraklar zaten böyle bir ortamdan faydalanmak üzere fırsat kolluyorlardı, Biz de o ortamı yaratarak onların ekmeğine yağ sürdük.  İsteseler yapamazlardı. Biz hazırladık, onlar da değerlendiriyorlar.
Artık mesaj alınmıştır deseniz de, bugünden sonra her şeyi halkımızla paylaşacağız densizde, projeyi rafa kaldırdık deseniz de etkili ve inandırıcı olmazsınız. Polisiye yöntemlerle de bir yere varamazsınız. 
O ortamın oluşmasını sağlamayacaktınız. Bildiğiniz sihirli sözleri baştan söyleyecektiniz. Ağulu aşı yağ ile bal eden sözü ilk gün söyleyecektiniz. 
Bugün televizyonlara çıkıp eylemleri halka şikâyet ederken Anadolu insanının “ İyi de, bütün bunların ortaya çıkması için sen ne yaptın” dediğini duymuyor olabilir misiniz?
Öyleyse Yunus Emre'nin “ Yaratılmışları sevdik yaradanından ötürü” sözünü sık sık söyleyenlerin Yunus Emre'nin bu sözünü de unutmamaları gerekiyor.
“ Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı; söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz.”

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık