• 11 Eylül 2015, Cuma 9:44
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

SİLAH STOKLAMA SÜRECİ
 Yıllardır Çözüm Süreci veya Barış Süreci dedikleri eylemsizlik dönemi meğer Silah Stoklama Süreci' ymiş. 
Biz bu kadarını düşünmemiştik, bize göre bu dönem bir seçim süreciydi. Üç yılda üç seçim vardı, bu dönemi eylemsiz geçirmek hem iktidarın hem de terör örgütüyle ilişkilerini inkâr etmeyen siyasi partinin işine gelecekti.
Bu üç seçimin sonunda terör eylemlerinin başlayacağını öngörüyorduk ama bu boyutta olacağını beklemiyorduk.
Cumhurbaşkanı katıldığı bir televizyon programında sürecin adını net bir dille koydu; Silah Stoklama Süreci! Terör örgütü bu süreçte silah stoklamış. Şimdi de kullanıyor.
Yani süreci başlatanlar tarihi bir hata yapmışlar ve bugün bu hatanın bedelini gencecik askerlerimiz ve polislerimiz kanlarıyla ödüyorlar.
Bu tarihi hatayı yapanların ise herhangi bir bedel ödemeye niyetleri yok.
Barışa kim itiraz edebilir ki, terör sorununun çözümüne kim karşı çıkabilir ki. Keşke çözebilseydiniz. Keşke barışı sağlayabilseydiniz. Keşke analar ağlamasaydı.
Şimdi terör örgütü için demediklerini bırakmıyorlar: 
Hainlermiş, kalleşlermiş, alçaklarmış, şerefsizlermiş… Ne olacaktı, terör örgütünün şerefi mi olur! Öyle mi zannediyordunuz gerçekten! Kusura bakmayın ama çok safmışsınız…
Terör örgütünün bu dönemi silah stoklamakla geçirdiğini ilk defa mı duyuyorsunuz?
Belki bire bir silah stoklama denilmedi ama süreçle ilgili olumsuzlukları dile getiren o kadar çok şey ortaya konuldu ki… Ama hepsine ön yargıyla baktınız. Süreci baltalıyorlar dediniz. İnadına barış süreci dediniz. İnadına kardeşlik süreci diniz. 
Keşke sizin dediğiniz gibi olsaydı.
Muhalefeti dinlemediniz, her yaptığınızı alkışlayan medyanın yazdıklarından ve dile getirdiklerinden başkasına itibar etmediniz. Görüntüleri ve fotoğrafları dikkate almadınız. 
Deyim yerindeyse burnunuzun dikine gitmeye devam ettiniz.
İnsan merak ediyor, terör örgütü bölgeye silah stoklarken siz yönetim olarak neler yapıyordunuz? Bunlardan gerçekten haberiniz olmadı mı? 
Haberiniz oldu da; Barış Süreci(!) zarar görmesin diye görmemzlikten mi geldiniz?
Bırakınız silah stoklamayı; halkınıza, silahlarıyla birlikte ülke dışına çıkacaklar derken bunun olabileceğine gerçekten inanıyor muydunuz? 
Hadi inandınız diyelim; bir süre sonra terör örgütünün silah bırakmadığına ve sınır dışına çıkmadığına dair fotoğraflar ve görüntüler size gör muhalif medyada yayınlandığında hiç mi kuşkulanmadınız! 
Herhalde, bir grup münafık ortalığı bulandırmaya çalışıyor dediniz!
Şimdi bölgeden şehitler geliyor ve sürecin mimarları demeç vermekle meşguller. 
Kalkın gidin o bölgelere, Mesela Dağlıca'ya gidin; askerimizin yanında olun, onlara moral verin. Yöre halkıyla birlikte olduğunuz mesajı verin. Bir gövde gösterisi yapın. Politikalarınız ve yönetim şekliniz sorunu çözmüyor, bari karizmanızı ( Büyüleyici özeliğinizi) ortaya koyun!
Çözüm sürecinde rol alan aktörlerle bir araya gelerek neler olduğunu sorun, böyle mi konuşmuştuk arkadaşlar deyin… İmralı- Kandil- Ankara çizgisinde mekik dokuyanlara sitem edin. Oslo'dan başlayarak devam eden süreçte görüştüklerinize haber salın.
Hiçbir şey yapamıyorsanız, gerçekten hiçbir şey yapmayın.
Ağırlığınızı korumaya çalışın, kendinizle çelişmeyin!
En azından yıllarca Barış Süreci dediğiniz döneme Silah Stoklama Süreci demeyin.
Herkes o dönemin bir barış süreci olmadığını başladığı günden beri biliyordu zaten… En azından ülke halkının büyük bir bölümü…
Şehitlerimize rahmet, ülkemize başsağlığı ve acılı ailelere sabırlar diliyoruz. 
Yönetime de ülkemize bu acıları yaşatmayacak kararlar vermelerini…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık