• 24 Ekim 2016, Pazartesi 11:14
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

SIFIRCI HOCANIN GICIKLIĞI
 Uluslar arası kredi derecelendirme kurumları Türkiye’nin kredi notunu düşürünce onları derhal sıfırcı hoca ilan ettik. Hem de bize özel gıcığı olan sıfırcı hoca!
Hani şu dersine çalışmadan sınava girip de düşük not alan öğrencilerin söylemlerini dile getirmeye başladık. Bunların bize gıcığı var.
Arada “Bizim de eksiklerimiz var” diyenler de çıktı ama yönetim kadrosu hep bir ağızdan birbirine yakın şeyler söylediler. Vız gelir tırıs gide diyenler bile oldu.
Öyle vız gelip tırıs gitmiyor olacak ki günlerdir bu konuyu tartışıyoruz.
Yönetim, notumuzu düşüren bu kurumları halka şikayet ediyor. Bu, 15 Temmuz’da başarılı olamayan darbe girişiminin devamıymış. Türkiye’yi siyaseten yenememişler şimdi ekonomik olarak yenmenin peşindeymişler.
Dış güçler bunu hep yapıyorlarmış. Ülkemizi karalıyorlarmış.
Bir de şu var: Bunların cebine üç beş kuruş koyduğumuzda istediğimiz raporu da alabilirmişiz. İstediğimiz notu verirlermiş o zaman.
Keşke ceplerine üç beş kuruş koysaydık da bu kadar gürültü koparmasaydık.
Adamları bir de rüşvetçi ettik.
Hani öğrenci; Babam bu hocaya bir yemek ısmarlasaydı isteğim notu alırdım der ya.
Aslında çok da önemli değilmiş… Bu karar Türkiye’yi çok da etkilemezmiş.
Yönetimden biri çıkıp ta “Biz de dersimize çalışmamış olabiliriz” demiyor. Böyle bir ihtimal yok, bizim her şeyimiz dört dörtlük ama sıfırcı hocanın gıcıklığını bir türlü aşamıyoruz. Taktılar bir kere bize, süründürmek istiyorlar!
Velev ki gıcıklığına olsun, Türkiye’ye takmış olsunlar, ekonomik darbe yapmak istiyorlar olsun, bizi süründürmek istiyorlar olsunlar; neden notumuza itiraz etmiyoruz? Notumuzu nerelerden kırdınız diye hesap sormuyoruz? Bakın şu konularda her şeyimiz mükemmel, neden bunları görmüyorsunuz diye suratlarına haykırmıyoruz?
Tek yaptığımız nutuk atmak! Türk’e Türk propagandası…
Bunlar siyasi olduğu kadar da teknik konulardır. İstersin yazılı kağıdını, dikilirsin sıfırcı hocanın karşısına ve notumu nerelerden kırdın diye sorasın. Sınıfta atıp tutmanın sonuca bir faydası olmuyor ki.
Türkiye’ye yatırım yapmayı düşünen dış sermaye bu notları dikkate alıyormuş ve kararını ona göre veriyormuş. Notu düşük olan bir ülkeye kimse yatırım yapmıyormuş.
Yabancı yatırımcının bu kadar uğraşmasına gerek yok artık, şöyle yarım gözle televizyon haberlerine baksa ve azıcık ta gazete sayfalarını karıştırsa şıp diye verecek kararını.
Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin notunu zirvede gösterse ne olacak, bu ortamda yatırım yapmak için kuyruğa mı girecekler? Ülkeyi yönetenler bu gerçeği görmüyorlar mı?
Sermaye çok ürkektir, çok korkaktır. Bir gram risk almayı sevmezler.
Onun için öncelikle biz ülkemizi güvenli yatırım yapılacak bir noktaya taşıyacağız. Dersimize iyi çalışacağız. Kendimizi yetiştireceğiz. Hatta kendimizi sevdireceğiz.
Sonra da elin gavuru notumuzu ne istiyorsa onu versin! O zaman gerçekten vız gelip tırıs gider. İşte o zaman o kuruluşların adını ağzımıza bile almayız.
Kredi notumuzu düşüren kurumun sadece bir tespitinin altını çizmek istiyorum. Türkiye’nin büyümesi istenilen düzeyde değil diyorlar.
Tam da bu noktada Türkiye 2016 yılı büyüme beklentisini 4.5 den 3.2 ye düşürüyor. Adamlar haklı galiba!
Yabancı ülkelerin, dış güçlerin, Türkiye’nin büyümesini istemeyenlerin, Türkiye’nin gücünü kabul etmeyenlerin ülkeyi ekonomik anlamda zora sokacak girişimleri olacaktır. Bu her zaman olmuştur. Bunu bilelim.
Bilelim ve Türkiye’yi buna göre yöneltim.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık