• 08 Aralık 2012, Cumartesi 9:56
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

REKLAM SEKTÖRÜNDE KRİZ Mİ VAR ?
 Geçmişte benzerlerini çok yaşadığımız için insanın aklına her şey geliyor. Türk reklam sektöründe bir krizin olup olmadığı bile…
Bir sektörde bir sorun yaşanıyorsa hemen bir siyasi yetkili bir televizyon programında o sorunla ilgili bir uygulama gerçekleştirir.
Sorun olması da şart değil, bir ürün veya bir hizmetin reklamı yapılacaksa ya Başbakan veya bir bakan bunun sunucusu veya oyuncusu olur. Onlarca örnek gösterilebilir.
Mesela ülkenizde domuz gribi aşsı mı pazarlayacaksınız; bakarsınız Sağlık Bakanı televizyon ekranlarında kolunu sıvamış aşı yaptırıyor.
Bu konuda en ünlü bakan Çernobil nükleer felaketinden sonra çayda radyasyon olmadığını anlatmak için ekranlarda çay içen, Özal'ın Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral'dı. O belki de bir ilkti.
Yine eski Başbakanlardan Tansu Çiller, güzelliğini ve zindeliğini kuşburnuna borçlu olduğunu söyleyince kuşburnu bir anda ünlenmiş, adı Tansu Çayı'na çıkmıştı.
Kırmızı et sektöründe bir sorun mu var; ilgili bakana ekranlarda bir pirzola ziyafeti çekersiniz sorun çözülür.
Beyaz et sektöründe bir kriz mi ortaya çıktı, etkili bir siyasiyi ekranlarda tavuk şiş yerken gösterirsiniz kriz aşılır.
Mesela Başbakan bir televizyon programında enerjisini fındıktan aldığını, günde bir avuç fındık yediğini söylese fındık tüketimi patlamaz mı? 
Bir dönem bir televizyon dizisinden tanıdığımız Gaffur' un çizgili pijamaları ne çok satmıştı!
Buraya nerden geldik?
Geçen hafta Başbakan bir televizyon dizisinden söz ederek o diziyle ilgili bir değerlendirme yaptı. Bu konuşma bize geçmişte yaşadıklarımızı hatırlattı.
Reklam sektöründe bir kriz mi var? Dizilerin seyirci sayılarında bir düşüş mü var? Reklam mı alamıyorlar? Kaynak sıkıntısı mı yaşanıyor?
Başbakan bu çıkışıyla bu dizinin seyircisini mi artırmaya çalışıyor? Bu konuşmadan sonra dizi basında o kadar çok yer aldı ki, televizyonların tartışma programlarında o kadar çok konuşuldu ki bu kadar olur!
Bunu parayla yaptıramazlardı.
Başbakan bir televizyon dizisine karşı mı çıkıyor yoksa merak uyandırarak seyircisini mi artırıyor? Bu konuşmadan sonra o diziyi hiç seyretmemiş olanlar bile şimdi seyrediyorlar.
İki yıldır yayınlanan dizinin ilk bölümü 5 Ocak 2011 tarihinde yayınlanmış. Bu hafta 76. bölüm yayınlanıyor. İki farklı televizyonda yayınlanmış.
İlk yayınlandığı günden bu yana özellikle bazı sahnelerinin tartışıldığını biliyoruz. Ancak bu boyuta ulaşmamıştı.
Dizinin senaryosunu ölüm tarihi olan 9 Nisan 2012 ye kadar Meral Okay yazdı, o tarihten sonra da Yılmaz Şahin yazıyor. Tarih uzmanları Deniz Esemenli ve Günhal Börekçi ile yazar Latif Tekin senaryo danışmanlığı yapıyorlar.
İki yıldır “ halk “ tarafından beğeniyle seyredilen bu dizi neden bugün en yüksek perdeden tartışılmaya başlandı? Ne oldu? Bugüne kadar neden gözden kaçtı?
Bazıları Başbakan'ın gündem değiştirmeye çalıştığını söylüyorlar. Başbakan gündem değiştirmek istediğinde kimsenin aklına gelmeyen onlarca konu bulabilir. 
Kanal İstanbul'u yeniden gündeme getirebilir. Muhsin Yazıcıoğlu' nun uçak kazasını tartışmaya açabilir. Suriye ile gerilimi tırmandırabilir. AB' ye verip veriştirebilir.
Bunları yapmak yerine bu diziyi gündem yapmasının reklam ağırlıklı ticari bir nedeni olabilir diye geliyor insanın aklına…
Kaldı ki çok eleştirilse de halk bu diziyi seviyor ve halk böyle bir Süleyman istiyor.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık