• 26 Ekim 2016, Çarşamba 8:52
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

PROFESÖR YOKMUŞ
 Giresun Üniversitesi İslami Bilimler Fakültesi'nde profesör yokmuş. Onun için de Rektör Cevat Coşkun bu fakültenin dekan vekilliğini de yürütüyormuş.
Sadece bu mu? Son günlerde basına yansıyan haberlere bakılırsa rektörlerin yükü bayağı ağırmış. Çoğu üniversitede durum bundan farklı değilmiş.
Konu Gümüşhane Üniversitesi'yle gündeme geldi. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Günaydın'ın 7 fakültenin dekan vekilliğini de yürüttüğü haberleri basında yer alınca diğer üniversitelerin durumları da ortaya çıkmaya başladı.
Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ; “O da bir şey mi, ben 16 fakültenin dekan yardımcılığını yürütüyorum” deyiverdi. O demedi de öyle olduğu anlaşıldı.
Hatta 2 yüksek okul ve 2 enstitüye de müdür vekilliği yapıyormuş. Rekor şimdilik kendisindeymiş. Bakalım başkaları da çıkar mı?
Giresun Üniversitesi'nde durum farklı mı? Hayır.
Rektör Prof. Dr. Cevdet Coşkun da 7 fakültenin dekan vekilliğini yürütüyormuş.
Hürriyet Gazetesi 14 Ekim 2016 tarihli sayısında konuyla ilgili geniş bir haber yayınladı. Gülseven Özkan imzalı haberde Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Coşkun'un açıklamalarına da yer verildi. 
Rektörün açıklamalarında şu cümle özellikle dikkat çekiyor: ”Benim dekan vekili olduğum fakülteler için önerecek, çalışmaya uygun bulamadığımız isimler olmuş olabilir” 
Biraz cımbızlama yapmış gibi olacak ama gazetede çıkan söylem bu. Ülke genelinde yaşanan sorunun temel kaynağı bu olabilir mi? 
Çalışmaya uygun isimler bulamamak… Anahtar sözcük yani!
Bir de profesör olmayışı vekil dekanlıkları gündeme getirmiş. 
Mesela diyor Rektör Coşkun; Giresun Üniversitesi İslami Bilimler Fakültesi'nde profesör yok. Prof. olmayınca da mecburen görev rektöre düşüyormuş.
Rahmetli Demirel'i hatırlatıyor bu söylem: Demirel de “ Görevden kaçamayız” derdi sık sık… Pamukkale Üniversitesi Rektörü de “ Zor ama yapmak zorundayız” diyormuş.
Meselenin özü, eldekiyle yetinmek anlaşılan… Yani şu mu?
Bir, Aslında dekanlığa getirilmesi gereken isimler var ama kafamıza göre değil. Birlikte çalışmaya uygun bulamadığımız isimle bunlar… 
İki, dekanlığa getirmek için profesör bulamıyoruz. 
Biz böyle anladık en azından. Ya da böyle anlamaya elverişli bir durum.
Bir fakültede profesör olmayışını anlayabiliyor musunuz? Ne demek profesör yok!
Kapatalım o zaman o fakülteyi… Ya da profesör bulalım fakültemize.
Ne garip bir durum değil mi, fakültemiz var binamız yok; fakültemiz var profesörümüz yok, yüksek okulumuz var öğrencilerimizin yurdu yok. 
Üniversitemiz var ama yoklarımız varlarımızdan daha çok. 
Bir de bu durumu terör soruşturmalarına ve olağan üstü hale bağlayanlar var ki o da ayrı bir konu. Her şeyi normal göstermenin bir başka yöntemi… Mazeret ararsanız o kadar çok bulusunuz ki!
İlimiz milletvekillerinin ne düşündüğünü bilmiyorum ama Giresun Üniversitesi bu tür haberlerle ulusal basına konu oluyor. Oysa biz, yıllarca Giresun'a üniversite istiyoruz derken böyle bir tablonun oluşacağını hiç düşünmemiştik.
Üniversite gibi üniversite istemiştik. Kısmet işte…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık