• 18 Ağustos 2014, Pazartesi 10:29
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

POZİTİF HABERCİLİK
 Buna imaj haberciliği diyenler de var. Bir başka deyişle bardağın dolu tarafını görmek
Yönetimlerle ilgili her zaman olumlu haberler yapmak. Yönetimleri eleştirmemek olarak da ifade edebiliriz. 
Yönetimlerle ilgili her aşamada gelişmelere pozitif yaklaşmak... Bu en küçük yerel birimlerden en yüksek devlet yönetimine kadar oldukça yaygın. Bir belde belediye başkanından tutun da Başbakan'a kadar yer yöneticinin beklentisi.
Köyümüzü kötü tanıtmayalım, ilçemizle ilgili olumsuz bir görüş ortaya çıkmasın, ilimizle ilgili eleştirel haberler yapmayalım ve ülkemizin imajını zedeleyecek yayınlardan kaçınalım… 
Artık haberlerde bu anlayışın iyice sırıttığını görüyoruz. 
Bir ilçenin belediye başkanıyla ilgili haberlere bakıyorum; Başkanı öne çıkarmak için zorlanılarak üretilmiş haberler… Başkan cenazeye katıldı, Başkan düğüne gitti, Başkan kaldırım taşlarını boyattı, Başkan şehit eşlerini ziyaret etti, Halkımız Başkanı çok seviyor, Vatandaş Başkandan çok memnun gibi onlarca haber.
Gazeteciliğin genel felsefende var olan köpekle adam ilişkisini hiç hatırlayan yok. Hani Köpek adamı ısırdığında haber olmaz da adam köpeği ısırdığında haber olur ya! Elbette başkan cenazeye gidecek, elbette başkan kaldırım taşlarını boyatacak, elbette başkan şehit ailelerini ziyaret edecek, etkinliklere katılacak. 
Bunlara katılmadığında haber olur.
Eski Giresun Valisi Dursun Ali Şahin'in kulakları çınlasın; Arkadaşlarımıza Giresun'la ilgili olumsuz haber yapmamalarını hatırlatmıştı geçmişte.
Bu en küçük birimden en yüksek devlet yönetimine kadar böyle!
Ve çok yaygınlaştı. 
Hep iyi şeyler yazmak, hep olumlu haberler yapmak. 
Bu işleri yapan bir grup ortaya çıktı son yıllarda. Ülke yönetimiyle ilgili sürekli olumlu haberler yapan bir grup… Ülkenin imajını korumayı görev sayan bir grup! Mahallenin namusunun kendisinden sorulduğunu düşünen mahalle kabadayısı sanki! Ülkenin imajı onlardan soruluyor.
Pozitif haber yapan bu grubun en küçük birimden en yüksek devlet yönetimine kadar özel ayrıcalıkları vardır. Başkanların toplantılarına çağrılmak veya Başbakan'ın uçağında yer almak gibi. Onların basın organlarına ilan ve reklam verilmesi gibi. Ya da bir başka yolla kaynak sağlanması gibi… Ülkenin imajını kurtarıyorlar ya, bunun da bir karşılığı olmalı.
Başkan suyu olmayan bir köye gider ve bir etkinliğe katılırsa onu takip eden pozitif haberci o köyün suyunun olmadığını yazmaz da başkanın ayran içtiğini yazar. O ülkede maden kazasında 300 kişi ölür de pozitif haberci Başbakan'ın bilmem nerde yaptığı bir açılışı yazar. 
Maksat ülkenin imajı zedelenmesin. Maksat gelişmelere olumlu yaklaşalım. Memleketimizi kötülemeyelim. Bardağın dolu tarafına bakalım. 
Bunun, yöneticilere zarar verdiğini ne zaman ayacağımızı merak ediyorum. Bu haberleri okuyan yöneticinin “ Ben neymişim be abi!” dediğini duyar gibi oluyorum. 
Bunun sonucunda da yaptığı her şeyin övülmesiyle kusurlarını ve eksiklilerini göremeyeceğini düşünüyorum. Basının,  habercinin görevi yönetimin doğru yanlış her yaptığını alkışlamak değil ki! 
Deyim yerindeyse pozitif haberler yapacağım diye yöneticilerin dalkavukluğunu yapmak habercilik olmamalı. Yönetimin icraatları ortada, haber değeri olanları kullanırsın, eksiklerini eleştirirsin. Seçim dönemlerinde topluma verilen sözler vardır, kamu adına bunların takibini yaparsın.
Adam 28 günde 28 proje demiş, bunların bırakın 28 ini 2 sini hayata geçirememiş biz yine de pozitif habercilik yapacağız öyle mi?  Yapanların yolu açık olsun!   

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık