• 10 Temmuz 2019, Çarşamba 16:51
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

PARTİNİN İÇ SESİ

İstanbul seçimini kaybeden Adalet ve Kalkınma Partisi'nde yönetimle ilgi eleştiriler yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Partinin iç sesinde bir yükseliş gözleniyor. 
Özellikle sosyal medyada kendi partisini eleştiren çok sayıda paylaşımlar görülebiliyor artık. Her partili kendince nerede hata yaptıklarını görmeye ve göstermeye çalışıyor.
Kurulduğu günden buyana seçim kaybetmeyen Adalet ve Kalkınma Partisi için İstanbul seçimleri bir milat olmuştur. Her ne kadar bunun işareti cumhurbaşkanlığı seçiminde verilmiş olsa da 23 Haziran seçimi noktayı koyan bir sonuçtur.
Hele İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder felsefesinin öne çıktığı siyasi hayatımızda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin telaşlanması boşuna değildir. Her partili, bir sosyal bilimci edasıyla görüş ve önerilerini paylaşma peşinde.
Aslında söylenenler ülke olarak hiç de yabancısı olduğumuz sözler değil. 
Tek fark; geçmişte bunları muhalefet partileri söylerken bugün iktidar partisi mensupların söylüyor olması! Geçmişte muhalif diye sınıflandırılan köşe yazarlarının yazdıklarını bugün iktidara destekleriyle tanınan köşe yazarların yazması.
Geçmişte, şurada hata yapıyorsunuz diyenler varken bugün şurada hata yaptık diyenlerin olması. Keşke onlar da o gün burada hata yapıyoruz diyebilselerdi!
Ancak bu değerlendirmeler yapılırken bilerek ya da bilmeyerek aynı yanılgıya tekrar düşüyorlar. Bir hatalar zincirinin gerçekliğini artık herkes kabul ediyor, şunlar yanlıştı diyebiliyor. Ancak bu hataları kimin yaptığı konusunda tekrar bir yanılgı içinde olduklarını düşünüyorum. 
Genelde Adalet ve Kalkınma Partisi'ni eleştiren partililer bu sonucun partinin genel başkanı Erdoğan'la ilgisi olmadığını savunuyorlar. Onlara göre Genel Başkan Erdoğan kusursuz, bütün hata onun dışındaki yapılarda. Parti yönetiminde yer alanlardan tutun da mahalle sorumlularına kadar herkes hatalı ancak bir tek genel başkan hatasız!
İşte bu noktada yeni bir hata yapıyorlar.
Ya gerçekten bunun böyle olduğuna inanmışlar ya da genel başkanlarına “Efendim sizin de şuralarda hatalarınız var” diyemiyorlar. Sorun da tam olarak burada!
Bunu muhalefet söyleyince ve muhalif yazarlar yazınca da kızıyorlar. Tepki veriyorlar. Eleştiriye tahammül edemiyorlar. Oysa kusurlarınızı ve eksiklerinizi söyleyene teşekkür ederek o kusurlarınızdan uzaklaşmak en doğru yöntem olmalı.
Partiniz yükselişte iken, her seçimi kazanıyorken hiçbir sorun yaşamazsınız. Kimse kimseyi eleştirmez. Ancak partiniz düşüş eğilimine girdiğinde herkes herkesi eleştirir. Bugün olduğu gibi… İstanbul seçimleri Türkiye'de iktidar partisinin bir düşüş eğilimine girdiği havası yarattı. Bunu görmek zorundasınız.
Bu algıyı ortadan kaldırmak için de elbette kendi içinizde bir değerlendirmeye, görevinde kusurlu gördüklerinizi eleştirmeye ihtiyacınız olacaktır. Ancak buna parti genel başkanını da katmak durumundasınız kurumsal bir yapılanma olarak. Yoksa gerçekçi bir tespit yapmış olamazsınız. Sayın genel başkanım siz bu kusurların dışındasınız; sizi yanıltanlar var, çevrenizi kuşatanlar var, yanlış yönlendirenler var, davaya ihanet edenler var, ittifak ortaklarımızdan oy vermeyenler var, bürokrat ve devlet yönetiminde görev alanlar arasında sizi sabote edenler var, hala terör örgütleriyle bağlantıları olanlar var diyorsanız davaya en büyük zararı siz veriyorsunuz demektir. 
Var, elbette bunlar da var; ancak kabul ediniz ki bir insan olarak genel başkanların da hata yapma özellikleri var. Önemli olan genel başkanın yapabileceği hataları önceden önleyebilmek, bir şekilde olmuşsa uyarabilmektir. 
Devir, “Padişahım çok yaşa” devri değildir. 
Doğruyu yanlışı alkışlama devri değildir. Bugüne kadar böyle yapmış olsanız bile İstanbul seçimlerinden sonra bari böyle yapmayınız. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık