• 31 Temmuz 2019, Çarşamba 16:38
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

PARLAMENTER SİSTEME DÖNÜŞ OLUR MU ?

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi daha bir yılını yeni doldurmuşken tartışmaları başladı. Sistemi getiren Adalet ve Kalkınma Partisi içinden bile sesler yükseliyor. 
Türkiye'yi uçuracak denilen sistemin daha birinci yılında bu kadar açık tartışılması pek de hayra alamet değil gibi görünüyor. 
Muhalefet derhal parlamenter sisteme dönülmesini savunurken iktidar sistemin aksayan yönlerini onararak devam edilmesini konuşuyor. Belli ki bu sistem ülkenin içine sinmedi. Özellikle cumhurbaşkanın bir partinin genel başkanı olması çok garip duruyor.
Peki, bu karmaşa içinde Türkiye yeniden parlamenter sisteme döner mi?
Geçtiğimiz İstanbul seçimlerinden sonra yaşanan gelişmelere bakılırsa hiç de olmayacak gibi görünmüyor. İstanbul seçimleri Türkiye'nin genel siyasi yapısını beklenenin üstünde etkiledi. 
Adalet ve Kalkınma Partisi'ni bölüyor resmen. İktidar partisinin uygulamalarından rahatsız olan bir grup partili yeni bir parti kurma hazırlığı içinde. Başarılı olup olamayacağı ayrı bir konu; bunu düşünmeleri bile çok önemli. 
Türkiye yeni bir arayış içinde! Bu arayışın içinde yeniden parlamenter sisteme geçiş de olabilir. Sadece bu değil, başka nedenler de var bu geçiş için.
En önemli neden; Sayın Erdoğan için düşünülmüş yetkilerin bir başkası tarafından kullanılmasının önlenmesi. Ne mi demek istiyorum?
Şunu hepimiz biliyoruz ki cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kişiye özel bir sistemdir. Kişiye özel ve güçlendirilmiş yönetim sistemleri o kişinin görev süresi dolduğunda yerine gelecek kişi tarafından farklı bir amaca yönelik olarak kullanılabilir.
Örnek mi diyorsunuz; 12 Eylül askeri yönetimi darbenin liderini cumhurbaşkanı seçtirirken olağan üstü yetkilerle donattı. Bakanlar kuruluna başkanlık yapmasını bile kayda geçirdi. Cumhurbaşkanına tanınan birçok yetkiyi Evren'den sonra cumhurbaşkanı seçilenler kullanmazken Sayın Erdoğan sonuna kadar kullandı. 
Kullanmasında da hukuki bir sorun yoktu. Yasal hakkıydı cumhurbaşkanının!
Bugün ki cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi de cumhurbaşkanına olağan üstü yetkiler veriyor. Ayrıntıya girmiyoruz. Bunlar o zaman da konuşuldu.
Adalet ve Kalkınma Partisi ve genel başkanları bugüne kadar kendilerini alternatifsiz gördüler ve Türkiye'yi kafalarına göre yönettiler. Birçok anayasa değişikliği yaptılar. Ülkenin yönetim sistemini değiştirdiler. Parlamenter sistemi terk ettiler. 
Ancak İstanbul seçiminden sonra artık bir alternatiflerinin olduğunu gördüler. Büyük şehirleri kaybetmenin telaşıyla bazı arayışlar içine girdiler. 
Şimdiki korkuları genel başkanları ve liderleri için cumhurbaşkanına tanıdıkları yetkileri bir başkasının kullanabileceği gerçeğidir.
 Gelecek cumhurbaşkanlığı seçiminde genel başkanlarının yeniden cumhurbaşkanı seçilmesine garanti gözüyle bakarlarken artık o kadar emin değiller.
Bu yetkileri bir başkasının kullanmasına gönülleri razı gelmiyor.
Onun için de tekrardan parlamenter sistemi isteyebilirler. Cumhurbaşkanı sembolik görevleri olan birisi olsun ve ülkeyi meclis yönetsin. 
Bugün liderleri için cumhurbaşkanlığının ötesinde “başkan” diyenler yarın bir başkasına başkan demeyi göze alamazlar. Artık güçlü bir rakiplerinin olduğunu düşünüyorlar ve yetki anlamında şimdiden önünü kesmeyi planlıyor olabilirler.
Aslınsa bu beklenti her zaman vardı ancak kendilerini öyle güçlü görüyorlardı ki hiç üzerinde durmadılar İstanbul seçimlerine kadar. İstanbul seçimleri duruşlarının etkiledi. Bütün bu tartışmalar da buradan çıktı. Zaten daha birinci yılında tartışılmaya başlayan cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini terk ederek parlamenter sisteme dönmek de bir seçenek olarak ajandalarında yer buluyor diye düşünüyorum. Demirel” Demokrasilerde çare tükenmez” demişti. Yaşasın demokrasi!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık