• 09 Mayıs 2014, Cuma 9:30
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

PARK YASAĞI VE KALDIRIM İŞGALLERİ
 30 Mart yerel seçimlerinde ilk defa göreve gelen belediye başkanları radikal kararlar alıyorlar. Belediye başkanı seçildikleri şehirlerde yeni uygulamalar ortaya koyuyorlar.
Görevde iken tekrar seçilen başkanların performansları belli… Halkım beni bu halimle tekrar seçtiğine göre hal ve gidişte bir değişiklik yapmaya gerek yok diyorlar.
Yeni göreve gelen Görele Belediye Başkanı Tolga Erener ilçenin en işlek caddesine araçların park etmesini yasakladı. Görele'de Salih Sinirlioğlu Caddesi'ne araç park etmek artık yasak.
Çok yerinde bir karar. Halktan da önemli ölçüde destek gördü. Şehir nefes aldı. Görele genişledi sanki! İsabetli bir karar ilçe için.
Ancak ilçede sorunlar bununla bitmiyor ki! Kaldırım işgalleri devam ediyor.
Şehri şehirlikten uzaklaştıran en olumsuz görüntüdür kaldırımların esnaflar tarafından işgal edilmesi. 
Bir panayır ortamı hâkim oluyor şehirlerimize. Şehirlerimiz bir kır pazarı gibi. Satıcılar kaldırımları dükkânlarına katmışlar. Bazılarına kaldırımlar da yetmemiş, yola inmişler. 
Bu konu da, caddelere park edilen araçların kaldırılması kadar önemli… Caddelerin rahatlaması kadar kaldırımların da rahatlaması şart. Şehirde bir şehir havası olacaksa kaldırımların boşaltılması gerek.
İlçede kaldırım işgalleri yeni değil. Geçmişte de vardı. Önceki başkan kaldırımların boşaltılmasını sağlayamayınca işgalcilerden para almayı denemiş bu da olmamıştı. Yine eski başkan bugün park yasağı getirilen caddeye ücretli park yapmayı hayata geçirmek istemişti ancak kimseden para alamamıştı. On yıl böyle geçti.
O caddeye park yasağını uygulayan irade kaldırım işgallerini de isterse ortadan kaldırabilir diye düşünüyorum. 
Şu güzelim Görele'yi panayır görünümünden kurtarır isterse! 
Bunun için zabıta gücünü kullanmaya gerek yok. Ceza makbuzuyla dükkân sahiplerinin üzerine gitmeye gerek yok. 
Uygar bir ilçenin uygar esnaflarıyla, uygarca bir diyalog içinde bu sorun çözülebilir.
Bir kere, kaldırımları işgal eden esnafın o kaldırımlarda ticari bir haklarının olmadığı anlatılmalı. Kiraladıkları ya da satın aldıkları alanın sadece dükkânlarının kapladığı yer olduğu hatırlatılmalı. Kaldırımların kamuya ayrılmış alanlar olduğuna dikkat çekilmeli.. 
Düşünsenize her esnaf dükkânının önündeki kaldırımı kapatırsa ne olur!
Allah'tan kaldırımları işgal eden esnafın sayısı şehirdeki esnaf sayısı kadar değil!
Sonra; bu esnafların bağlı bulundukları meslek odaları var, konu bu örgütlerle tartışılmalı, bu görünümün ilçe için ne kadar nahoş bir görünüm olduğu dile getirilmeli. 
Meslek odaları üyelerini uyarmalı, gerekli ikazları yapmalı ve sorunun bu yöntemle çözülmesi yoluna gidilmeli.
Ben bu görüşmelerin faydalı olacağına inanıyorum.
Bütün bu yöntemler sonuç vermeyecekse o zaman ilgili kurum yasaların kendisine verdiği yetkiyi kullanmalı, hukuki yollarla kamuya ait kaldırımların işgaline son vermelidir.
Bir de bu uygulama sıcağı sıcağına yapılmalı, zamana yayarak hatır gönül ilişkilerinin ve oy kaygılarının büyümesine fırsat verilmemelidir. Hazır Salih Sinirlioğlu Caddesi'nde araç park yasağı hayata geçirilmişken bunun tamamlayıcısı olarak kaldırım işgalleri de sonlandırılmalıdır. 
Artık bu çağda, bu ilçede böyle ucube manzaraların ortada olmasını en hafif ifadeyle çirkinlik olarak değerlendiriyoruz. Ötesine gerek yok!
Görele bir şehirse bir şehir görünümünde olmalı. Bunu sağlamak da seçilmişlerin görevi olmalı.     

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık