• 05 Nisan 2016, Salı 8:57
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

ÖZRÜ KABAHATİNDEN BÜYÜK
 Cumhurbaşkanı açıkladı; 9 ayda 355 şehit vermişiz.
Bunu kamuoyuna nasıl izah edeceksiniz? Siyasilerde lâf çok… 
Siyasilerin bahane üretmedeki cambazlılarına diyecek yok. Her şeyin bir açıklaması var, her olayın bir izahı var onlara göre.
Bu kadar şehit vermemizin de bir açılması var. 
Paralel yapıya yakın polisler ve askerler nedeniyle istihbarat zafiyeti yaşanabiliyormuş. Bunlar hükümeti ve silahlı kuvvetlerimizi yanıltıyorlarmış.
Buna kargalar bile güler demişti eski bir bakan!
Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır; hani “Özrü kabahatinden büyük” derler ya. Tam da bunun için söylenmiş.
Aslında eksik bir tespit, Ergenekoncular da olmalı… Hani şu hükümeti devirmek için darbe planları hazırlayanlar. Tam da onların günü bugün. Hükümeti terör karşısında çaresiz bırakarak itibarsızlaştırmak ve arkasından da darbe yapmak.
Peki bu paralel yapı dedikleri kim oluyor? 
Şu “Ne istediler de vermedik” dedikleriniz mi?
Sahi, onlar o görevlere nasıl geldiler? Herhalde koalisyonlar döneminden kalmışlardır. 2002 den önce o birimlere sızdılar ve yeni fark edildiler… Bu yönetim de onlara bir şey yapamıyor galiba. 
Hatta içlerinde ter partili yıllardan kalanlar bile vardır herhalde.
İstihbaratçı bunlar, bir yerlere gizlenmiş kalmış olabilirler.
İşin mizahı bir yana 9 ayda 355 şehit verişimizi bu kadar basit bir ifadeyle açıklayamazsınız. İstihbarat zafiyetine neden olan personeli değiştirdiğinizde sorun çözülecektir, değiştirin o zaman. 
Bir de o personellerin o görevlere nasıl getirildiği sorusu var ki asıl meselede o zaten. Onlar gökten zembille falan inmediler. Hepsi atamayla geldiler ve hepsini de bu yönetim atadı. Şimdi de hükümeti yanıltıcı faaliyetlerde bulunuyorlarmış.
Hatırlayın, o atmalar yapılırken muhalefet partileri avazları çıktığı kadar bağırdılar ve bu tür kadrolaşmalara dikkat çektiler. Ne dedi o zaman ki bakanınız? Bunlara kargalar bile güler! Demek ki doğruymuş.
Kargalar gülüyor mu bilinmez ancak anaların ağladığı ap açık bir gerçek.
Yönetim olayı bu kadar basite indirgemese ne kaybeder ki? 
O kadroları oluşturmakla hata yaptık, muhalefeti dinlemeyerek yanlış yaptık dese neyi eksilir. O kadrolara layık olanlar varken biz siyasi davrandık, onların günahına girdik, vebalini omuzlarımızda taşıyoruz deseler ne kaybederler?
Yönetimin hiç suçu yok, uygulanan politikalar muhteşem ancak üç beş paralel yapı yanlısı polis ve askerin yanıltmasıyla 9 ayda 355 şehit ve ağlayan 355 ana…
Valilere tavsiyeleri olmuş; ne tavsiyesi, bal gibi talimatları olmuş!
O kadar yığınak o kadar kolay yapılabilir mi? Resmen ordu kurmuş terör örgütü… Profesyonel bir ordu. Çatışmanın boyutu bunu gösteriyor. Nerede öyle dağa çıkan üç beş bölge insanı! 
Silahlar derseniz o başka bir dünya; tabancayı tüfeği çoktan aşmışlar; ağır silahlar ve güçlü patlayıcılarla saldırıyorlar. Diğer terör örgütleriyle bağlantılar ve dış güçlerle işbirliği…
Yerel belediyelerin iş makileriyle kazılan hendekler, barikatlar ve siperler.
Bunlar olurken seyredenler şimdi bütün kabahati paralel yapılanma yanlısı polislere ve askerlere yüklemeye çalışıyorlar. 
Velev ki öyle bile olsa bu hiçbir zaman mazeret olamaz. Yüreği yanık anaları teselli etmeye de yetmez. Artık kendinizle yüzleşmenin vaktidir.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık