• 03 Ağustos 2016, Çarşamba 8:57
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

ÖZELEŞTİRİ
 Hiç yapmadığımız hatta yapmaya cesaret bile edemediğimiz bir şey özeleştiri.
Trabzon'da yayınlanan Karadeniz Gazetesi 26 Temmuz 2016 tarihli sayısında CHP Genel Başkanı Kılıçtaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a özeleştiri yapmasını söylediğini yazdı birinci sayfadan verdiği haberde.
Hani şu genel başkanların Cumhurbaşkanıyla yaptıkları toplantının sonrasında.
Cumhurbaşkanı'nın şahsında ülkeyi 2002 den bu yana tek başına yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi'ne verilmiş bir mesajdır bu.
Bu yönetimde önemli bir ağırlığı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu mesajdan payına düşeni alacaktır herhalde.
Nerede hata yaptıklarını sorgulamak zorundalar… Türkiye'nin bugünkü karmaşık ortamı yaşamasının nedeni öncelikle iktidar partisidir. Projeleri sahiplenirken bugünkü kaos ortamını da sahiplenmek durumundadırlar.
Bir yerlerde yanlışlar yapıldı ki bazı hatalı politikalar izlendi ki Türkiye bu hale geldi.
Bu çağda böyle bir Türkiye hak etmiyor bu güzel ülkenin insanları.
Herkes başını ellerinin arasına alıp düşünmek zorunda!
İşte özeleştiri budur. Nerede hata yaptık.? Aranızda bir tartışın lütfen!
Mesela, darbeciler bugün bu cesareti nereden aldılar? Onların iştahını kabartan neydi? Neden birkaç yıl önce ya da birkaç ay sonra değil de bugün! Yönetimin zayıf gördükleri yanı neresiydi? Nasıl böyle bir maceraya kalkışmayı göze alabildiler?
Başta öğretmenler olmak üzere, yargıdan, askeriyeden ve diğer kamu kurumlarından on binlerce görevli açığa alındı. Peki, bunların buralara yerleşmesinde yönetimin hiç mi kusuru yok?
Bugün Cumhurbaşkanından başlayarak diğer siyasi yöneticilerin gerçek anlamda kendilerini sorgulamaları gerekiyor. Görevden alınan valilere, gazetecilere, rütbeli askerlere, yüksek yargı mensuplarına, eğitimcilere bakıyorsunuz ve hayretler içinde kalıyorsunuz…
Bir dönemin en has adamlarıydılar. Kapatılan televizyonlara bakıyorsunuz bir dönemin en aktif televizyonlarıydılar. Şaşırmamak elde değil!
Ne oldu da Türkiye bu hale geldi?
Size bunlarla ilgili bir şeyler söyleyen olmadı mı? Bunlara dikkat edin diye uyaran olmadı mı? Elbette oldu; muhalefet defalarca uyardı, gazeteler defalarca yazdı, televizyonlarda saatlerce konuşuldu.
Ama dinleyen kim? Onlarla alay ettiler. Kargalar güler dediler.
Kamu kurumlarına giriş sınavında sorular çalındı denildi de ne oldu? Belli kurumlarda örgütleniyor denildi de ne oldu?
Demokrasinin bir kuralı olarak her görüşten yırttaşın kamuda görev yapması yerine belli bir siyasi yapının ağırlığına bırakıldı kamu kurumları.
Türkiye'nin bu hale gelmesini 14 yıllık bir iktidarın başarısı olarak değerlendiriyorsanız özeleştiri yapmayabilirsiniz. Ama o özeleştiriyi yaparsanız ülkenin hayrına olur.
Şimdi diyeceksiniz ki başkalarının hiç mi kabahati yok? Olmaz olur mu, asıl kabahatin büyüğü onlarda ancak onlar zaten bu iş için örgütlenmişler. Yapısal bir organizasyon oluşturmuşlar. Onlar ülkeyi ele geçirmek için yola çıkmışlar.
Onlara küfretmekle iş bitmiyor. Devlet ve devleti yönetenler buna karşı önlem almak zorundalar. Bunu görecekler ve ülkeyi karmaşaya götürecek her oluşunun önünü kesecekler.
Bu onların işi ve görevi… Halka bunu söz vererek yönetime geldiler.
Bu bize bir ders olsun, bu ders üzerinde biraz kafa yoralım ve nerede hata yaptığımızı görmeye çalışalım… Hâlâ bu işi en iyi biz yaparız diyorsanız özeleştiri falan yapma zahmetine de girmeyin.. İşte Türkiye fotoğrafı!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık