• 25 Ağustos 2015, Salı 9:42
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

ONLAR DA KANDIRMIŞLAR!
Onlar dediğimiz ülkeyi kan gölüne çeviren terör örgütü... Terör örgütü de kandırmış hükümeti. Hükümet de kandırılmaya ne kadar da müsaitmiş.
Kandıran kandırana!
Demişler ki: Silahlarımızla yurt dışına çıkacağız. Türkiye de eylem yapmayacağız. Ülkede kan dökülmesin, mücadelemizi siyasi alanda yapacağız. 
Hükümet de operasyon yapmasın. 
Barış ve çözüm süreci başlasın. Sorunlarımızı müzakereler yaparak çözelim. 
Karşılıklı heyetler kuralım, otursunlar konuşsunlar. Dahası, İmralı'yı Kandil'i bu görüşmelere katalım. Oralardan gelen mektuplar miting alanlarında okunsun. Alkışlansın… 
Yönetim de gerçekten barış olacağına inanmış. Hükümet de gerçekten silahlı teröristlerin silahlarıyla birlikte yurt dışına çıkacağına inanmış.
Sadece kendisi inanmakla kalmamış halkını da inandırmak için akil adamlar salmış ülkenin dört bir yanına… 
Analar ağlamasın denilmiş. Umutlar verilmiş.
Oslo görüşmeleri yapılmış, İmralı mektupları okunmuş, Kandil'in görüşleri dikkate alınır olmuş. Öcalan posterli mitingler yapılmış, hukuken suç sayılmasına rağmen terör örgütü lideri sayın denilerek anılır olmuş.
En son Dolmabahçe mutabakatı yayınlanmış. Fotoğraflar çektirip basına dağıtışmış.
Ancak ne olmuşsa olmuş 7 Haziran 2015 seçimleriyle birlikte büyü bozulmuş ve tablo ortada. Süreç müreç kalmamış. Barış marış kalmamış. Türkiye kan ağlıyor. 
Belli ki terör örgütü hükümeti kandırmış, oyalamış ve hükümetin halkına barış süreci olarak tanıtmaya çalıştığı süreçte deyim yerindeyse yığınak yapmış. 
Bir televizyon kanalında konuşan Sayın Bülent Arınç kandırıldıkları itiraf etmek zorunda kaldı. Hatta karakolların önlerinden geçen teröristlerin dalga geçer gibi askerlere el sallayarak geçtiklerini söyledi.
Şimdi teröristlerin inlerine girmeye çalışıyorlar. Kendilerini her kandıranın inlerine girmeye çalıştıkları gibi. 
Terör örgütü için ağızlarına geleni söylüyorlar. Bir tek Ne istediler de vermedik demedikleri kaldı. 
Gelinen şu ortamda çözüm veya barış süreci kime yaramış görünüyor? Tabi ki terör örgütüne… Gerçek şu ki bu süreçte yeniden toparlanmışlar ve daha kanlı bir saldırı ortaya koyuyorlar. Belli ki uluslar arası ilişkiler de belirli bir yol almışlar. 
Görünen o ki terör örgütü bu süreci kendi manevra alanını genişletmek için kullanmış. 
Peki bütün bunlar yaşanırken hükümeti hiç mi uyaran olmamış?
Olmaz mı? Muhalefet uyarmış, basın uyarmış ama iktidar sarhoşluğundan 13 yıldır ayılamayan hükümet hepsine gülüp geçmiş. Muhalefeti dinlememiş, bunlara dikkat çeken basını azarlamış, köşe yazarlarını küçümsemiş, sivil toplum kuruluşlarını hafife almış ve kendisi gibi düşünmeyenleri çözüm ve barış sürecinin karşısında olmakla suçlamış. 
Her şeyin doğrusunu onlar biliyorlar ya! 
İşte neyi ne kadar doğru bildikleri ortada… Uyguladıkları politikaların sonunda Türkiye yeniden terörle mücadele eder bir duruma düştü. Demek ki terör örgütünün barış ve çözüm gibi düşüncesi yokmuş. 
Şimdi karlar yeniden dağıtılıyor, oyun kaldığı yerden yeniden başlıyor. Terör saldırıları ve operasyonlar… Türkiye elbette bir yandan şehitlerinin yasını tutarken acısını içine gömüp terör örgütü ve teröristlerle mücadelesinde başarıya ulaşacaktır ancak bu kandırılmaya müsait yöneticilerle çok da kolay olmayacaktır.
Onların kandırılması onların olsun; biz onların bu tutarsız politikaları yüzünden gencecik yaşlarında şehir olan yavrularımıza yanıyoruz. Allah mekânlarını cennet eylesin.  

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık