• 27 Temmuz 2015, Pazartesi 9:39
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

OL DEMEKLE OLMUYORMUŞ !
 Demek ki ferman buyurmakla olmuyormuş; Anayasa Mahkemesi dershanelerin kapatılmasıyla ilgili yasayı iptal etti. Kapattım demekle kapatılamıyormuş.
Ülkemizde eğitimin her alanında sorun var, dershaneler de bunlardan birisi.
Türkiye'de eğitim tam bir yaz- boz tahtası.
Dershaneleri başlı başına tartışabiliriz ancak paldır kültür kapatamayız. Öncelikle var oluş nedenlerini iyi analiz etmeliyiz.
Dershanecilik neden bir sektör haline geldi? Dershaneleri yaşatan gerçeklerimiz nelerdir? Neden veliler, gerektiğinde boğazlarından kısarak bu kurumlara avuç avuç para yatırırlar?
Çocuğunu dershaneye vermek nasıl bir sosyal baskı haline geldi? 
Bu ve benzeri soruların cevaplarını gerçekçi bir analizle değerlendirmeden dershaneleri kapatamazsınız. 
Kapatırsınız, kapattığınızı sanırsınız ancak bu kurumların faaliyetleri bir şekilde devam eder. Bu defa özel dersler, özel hocalar devreye girer ve bu çarpık işleyiş bir şekilde devam eder.
Başbakanlığı döneminde dershaneleri kapatan Erdoğan'ın yaptığı televizyon konuşmalarında bu konuda söyledikleri görüş olarak doğru olabilir ama ülke gerçekleri açısından tutarlı değildir. 
Veliler, bu kurumlara dünya kadar para veriyorlar. Dünya kadar para veriyorlar ancak çocukları yine de üniversiteye giremiyor. Okullar varsa dershaneler neden var, dershaneler varsa okullar neden var?
Çok doğru bir soru ancak bu sorunun cevabı dershaneleri kapatmak değil.
Siz okullarınızda yeterli eğitimi verip o çocuklara ve ailelerine yeterli özgüveni sağlayın, bakın bakalım bir öğrenci dershaneye gidiyor mu? 
Dershaneler kendiliğinden kapanır zaten… 
Ama bu gerçeği görmezlikten gelerek, tez zamanda kapatıla diye ferman buyurursanız dershaneler kapatamazsınız.
 Yani liselerin kapısına Anadolu lisesi yazmakla o okullar bir gecede Anadolu lisesi olmuyor. 
Her ile üniversite açtık demekle o illere açtığınız kurumlar üniversite olmuyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin başarısız olduğu alanlardan birisi de eğitim alanıdır. Onlar ol demekle her şeyin olacağını sanıyorlardı.
Şimdi ne yaparlar bilmiyorum ama öncelikle dershanelerle ilgili neden- sonuç ilişkisi üzeride gerçekçi bir çalışma yapmalılar. Dershanelerin varlığını sağlayan nedenleri ortadan kaldıracak politikalar üretmeliler. 
Dershanelere ihtiyaç duyulmayan bir eğitim düzeyi ortaya koyarak velilerin dershanelere oluk oluk para akıtmalarının önüne geçmeliler. Bunu özellikle devlet okullarındaki eğitim kalitesini yükselterek yapmalılar.
Üniversite giriş sistemini değiştirerek sağlamalılar.
Devlet bunları sağladığında o kurumlar zaten kendilerini dönüştürme yoluna gideceklerdir. Gereksiz kavgalara ve sürtüşmelere gerek yok, devlet okullardaki eğitim kalitesini artıracak önlemleri alır ve gerekli yatırımları yaparsa sorun kökten çözülecektir. 
Bundan hem öğrenciler, hem aileler hem de ülkemiz kazançlı çıkacaktır.
Geçmişte benzer uygulamaları çok yaşadık ancak bunların bazıları yargıdan döndü, bazılarını da yine aynı hükümet değiştirmek zorunda kaldı. İktidarın en büyük yanlışı ise kendilerini her şeyin üstünde görmeleri oldu. 
Ol deyince her şeyi olacak zannettiler. Demek ki olmuyormuş!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık