• 16 Şubat 2017, Perşembe 7:51
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

NEDEN TELEVİZYONDA TARTIŞMIYORLAR?
 Türkiye çok önemli bir kararın eşiğinde, dönüşü olmayan bir yola girdi girecek.
Cumhurbaşkanına olağanüstü yetkiler veren bir anayasa değişikliğini oylamak üzere.
Anayasa değişikliğinin ilk ayağını gerçekleştiren mecliste görev yapan vekillerin boş kâğıtlara attığı imzalar gibi korkarım ki seçmenlerimiz de boş kâğıtlara mühür basacaklar.
Baskın bir medya gücüne sahip olan hükümet elinde bulundurduğu başta devlet televizyonu olmak üzere çeşitli ekranlarda evet propagandası yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanı da 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi meydanlarda evet çağrısı yapıyor.
Kabul edelim ki evetcilerin elleri daha güçlü.
Muhalefet de bu değişikliğin gelecekte yaratacağı sorunlara dikkat çekerek, karşı bir faaliyet içinde. O da imkânları ölçüsünde anayasa değişikliğinin ret edilmesini istiyor. 
Yine kabul edelim ki şartlar eşit ve adil değil.
Seçmen ise hiçbir şey yapmıyor. Seçmen taraftarı olduğu siyasi partinin liderine bakıyor. O ne derse onu yapacak. 
Peki, böyle bir ortamda siyasi parti liderleri bir televizyon programında canlı canlı, yapılması istenilen anayasa değişikliğini tartışamazlar mı? Hükümet ve destekçileri bu değişikliği neden yaptıklarını, ülkeye neler kazandıracağını anlatsın; muhalefet de sakıncalarını anlatsın. Yanlış gördüğü ve ülkenin başını ağırtacak konuları dile getirsin.
Anayasa değişikliği mecliste gürültüye getirildi. Televizyonlarda sadece kavga görüntüleri haber oldu. İçerikle ilgili her şey kaynayıp gitti.
Eskiden, bizim gençliğimizde bu tür programlar çok sık yapılırdı. O liderlerin hepsi rahmetli oldu. Mesela Necmettin Erbakan diğer partileri “batı kulübü” olarak nitelerdi. Onlarla aynı ortamda olmayı kendisisine yakıştıramazdı.
TRT'de bütün liderlerin katılacağı bir açık oturum programına aynı gerekçeyle Erbakan katılmamıştı ancak ona da bir koltuk ayrılmış ve program süresince de o koltuk boş olarak bekletilmişti. 
Yıllar oldu böyle bir tartışma programına rastlamadık televizyonlarda. Gençler böyle bir tartışma programının olabileceğinden bile habersizler. Bu geleneği yeniden başlatmanın kime ne zararı var! İşte ekran ve işte liderler… Çıksınlar ve düşüncelerini halka anlatsınlar.
Zaten her akşam farklı bir lider farklı bir kanalda bunları anlatmıyor mu? Anlatıyor ancak hep kendi bildiğini okuyor. Kurulmuş saat gibi tıkır tıkır işliyor. Tam bir ezber sunumu! Bir de programcı siyasetçinin önceden tembihlediği soruları soruyorsa…
Mesela Sayın Başbakan “ Asıl başkanlık gelmezse ülke o zaman bölünür” sözleriyle neyi kastettiğini açıklasa ve muhalefet lideri de bu açıklamanın yeterli olup olmadığını sorgulasa… Mesela Sayın Bahçeli yıllarca karşı çıktığı bu sisteme neden destek verdiğini anlatsa.
Bunlar farklı kanallarda konuşulsa da artık kimse kimsenin televizyonunu seyretmiyor. Bu anlamda da bölündük ya, iktidar yanlısı seçmenin ayrı televizyonu var muhalefet yanlısı seçmenin ayrı televizyonu var. Farklı söylemlere tahammülümüz yok.
Hem bunu da ortadan kaldırmış oluruz, iktidarıyla muhalefetiyle ortak bir ekranda buluşmuş oluruz ve bire bir tartışmaya şahit oluruz. Tahammül edemediğimiz öteki liderleri de dinlemiş oluruz. 
Demokrasilerde böyle bir gelenek vardır en azından. Yeniden hayata geçirmiş oluruz.
Yıllar var ki böyle bir ortama şahit olmadık.
Bir yandan da televizyonların izlenirlik oranları da artar. Reklam patlaması da yaşanır. Ekonomiye de katkı sağlar. 
Gençlerin böyle bir talebi olmasa da biz eski kuşak biraz nostalji yaşamış oluruz.
Bunları yazarken böyle bir programın olamayacağını, özellikle hükümetin buna yanaşmayacağını biliyorum. Geçmişte bu talep muhalefetten geldiğinde de iktidardan ses gelmemişti… Bugün de gelmeyecektir. Bizden hatırlatması!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık