• 21 Nisan 2014, Pazartesi 9:41
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

MİLLİ İRADENİN YORUMU
 Bir güven oylaması havasında geçen 30 Mart yerel seçimlerinde hükümeti oluşturan Adalet ve Kalkınma partisi oyların yüzde kaçını aldı?
Bazılarına göre yüzde 43 ünü, bazılarına göre yüzde 47 sini. 
Bu sonucu hükümeti oluşturan siyasi parti farklı yorumluyor, muhalefet farklı. Bu sonuçları nasıl yorumlarsanız yorumlayın, iktidar oylarının yüzde 50 nin altında oluşu tartışılmaz bir gerçektir.
Başbakan bu sonuca bakarak milli iradenin kendisinden yana olduğu yorumunu yapıyor. Seçim öncesi ortaya atılan her türlü iddiaya rağmen milli iradenin partisine ve kendisine güvenoyu verdiğini söylüyor. 
Söylemekten çok böyle kabulleniyor, böyle kabullenilmesini vurguluyor. 
Ama hesap çok açık değil mi? 100 seçmenden 47 si sizden yanaysa 53 ü sizin yanınızda değil. Sizin gibi düşünmüyor, yönetiminizi ve politikalarınızı onaylamıyor. Kamuya yansıyan iddiaları ciddiye alıyor, size ye yönetiminize güven duymuyor.
Ama siz bunu böyle okumuyor, verilen mesaja kulak asmıyor, yüzde 53 ü dikkate almıyor ve milli iradenin sizi onayladığını söylüyorsunuz. İlginç bir milli irade yorumu olmalı!
Hani geçen seçimlerde yüzde 50 oy aldığında “ İki kişiden birisi bize oy verdi “ diyerek sonuçları kendi lehine değerlendirmişti ya! 
Oysa iki kişiden birisi size oy vermemişti.
Bu seçimde de yüzde 47 ile yüzde 53 görmek istemiyorlar. 
Hani bir dönem oyların yüzde 36 sını alarak Meclis'te yüzde 65 lik bir sandalye oranı yakalamak gibi bir şey.
Sonucu basite indirgeyerek özetleyelim. Halkın yarısından biraz fazlası yanınızda değil. Milli irade dediğiniz seçmenin yarısından daha azı sizinle. Genel sonuç bu. Milli iradeyse, bunu görmek zorundasınız. 
Efendim, halk bizi seçti!
Tamam da; halkın yüzde kaçı size oy verdi yüzde kaçı vermedi? 
Bir de her şeyi sandıktan çıkan oyla açıklama yaklaşımı var ki sormayın gitsin! Tam bir demokrasi garabeti! Demokrasiyi kendince yorumlama cehaleti!
Sandıktan çıkmak, hatta oyların yüzde 50 den fazlasını alma ihtiyacı bile duymadan nerdeyse ülkeyi tek başına yönetmek hevesine kapılmak da yine aynı yorumun sonucu olmalı.  
Masallarda geçen “ Talih Kuşu ” nun kimin başına konacağı yönteminin yerine sandıktan kimin çıkacağı yöntemine geçmek gibi. Kaldı ki sandıktan çıkan sonuç da ortada.
Bir konuda samimi olacağız ve bir ölçüyü baz alacağız. Bir kriterimiz olacak. Sandık sonuçlarını ve milli iradeyi kabul edeceksek yüzde 47 ile yüzde 53 ün ne anlama geldiğini bilecek ve ona göre hareket edeceğiz. 
Davranışlarımız ve söylemlerimiz buna göre olacak. Yüzde 53 ü üzmeyeceğiz, kırmayacağız. Onların endişe ve kuşkularını ortadan kaldıracak bir yöntem uygulayacağız. Halk bizi böyle seviyor, halk böyle istiyor demeyeceğiz. Halkın yarısı öyle seviyorsa yarısı da öyle sevmiyor. 
Yüzde 53 ü yüzde 47 de küçük görmeyeceğiz. Milli iradeyi kendimize göre yorumlamayacağız. Sadece sandık sonuçlarını dikkate alıp demokrasinin diğer kurumlarını görmezden gelmeyeceğiz. 
Partimizle ilgili kapatma talebini ret eden bir hukuk kurumunun o kararına saygı duyarken diğer kararlarına da saygı duyacağız. Hukuku milli ve gayri milli diye ayırmayacağız. 
Milli iradeyi baz alacaksan sandıktan çıkan oy oranlarını doğru yorumlayacağız. Toplamda hayır diyenler evet diyenlerden daha çok değil mi? 
Demirel'in deyişiyle: ” Var mı bunun başka izah tarzı!”  

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık