• 11 Ocak 2012, Çarşamba 9:11
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

METAL YORGUNLUĞU
Bu başlığı, A.Turan Alkan'ın 2 Ocak 2012 tarihli Zaman Gazetesi' deki köşesinden aldım. A. Turan Alkan köşe yazısına Metal Yorgunluğu başlığı koymuş.
Başlığı aynen mi alsam yoksa Metal Uyuşmazlığı olarak değiştirsem mi diye çok düşündüm ancak konuyu toparlaması bakımından bu başlık her şeyi özetlediği için olduğu gibi yazmaya karar verdim.
Bir metal parça veya blok eğer uzun zaman yüksek titreşim, basınç veya çekme gibi güçlere maruz kalıyorsa metali meydana getiren atomlar arasında bağlar gevşiyormuş ve metal malzeme vasıf bozulmalarına uğruyormuş. Kendisinden beklenen dayanıklılığı kaybedip fiziki değişime uğruyormuş.
Buna da metal yorgunluğu deniyormuş.
Peki, nereden çıkmış bu metal yorgunluğu meselesi?
Hükümetin hali, Zaman Gazetesi yazarı A. Turan Alkan'da böyle bir intiba bırakıyormuş. “ Her şeye rağmen takdir edersiniz ki metal yorgunluğu benzetmesi hükümetin hâletini tasvir için çok elverişli bir model teşkil ediyor” diyen A. Turan Alkan; metal yorgunluğunun tabii ve mukadder bir gelişme olduğunun altını çizerek, yorgunluğu gidermek için parça değiştirilmesine gidilmesini öneriyor.
Yani, hükümette bir revizyona gidilmeli. Bazı bakanlar ve bürokratlar çok çalıştılar ve yorgun düştüler, onları değiştirmeli ve yerlerine yenilerini getirmeli.
İnşallah doğru anladım. Eğer doğru anladıysam bir kere metalle insanı kıyaslamanın hiç de doğru bir karşılaştırma olmadığını söylemek zorundayım. Ancak hükümetin bu günkü halini bundan daha iyi özetleyecek bir benzetme yapılamazdı. Mükemmel olmuş.
Yalnız burada atladığımız çok önemli bir başka ayrıntı var. O da metal uyuşmazlığı!...
Hani bazı parçaları yoruldu diye değiştiriyorsunuz ya bu defa da eskiden kalan parçalarla yeni takılan parçalar uyumsuz çalıştıkları için yine sorun çıkıyor. İşte bu da metal uyuşmazlığı olarak kendisini gösteriyor. İstenilen bütünlük ve ortak iş görme becerisi yine sağlanamıyor.
Şu konuda sanki ortak bir kanaat oluşmuşa benziyor. Aynı yıl oluşturulmuş bir blokta zaman içersinde bir verim düşüklüğü gözleniyor. Bloğu oluşturan parçalar arasında bir uyumsuzluk ortaya çıkmaya başlamış. İşler eskisi gibi tıkır tıkır yürümüyor, gürültü çok ama ortaya elle tutulur bir icraat çıkmıyor.
Bu verimsizlikten rahatsızlık duyanlarda bu sorunun ortadan kaldırılmasına yönelik bir arayış gözleniyor.  Her uzman ortaya bir görüş atıyor. Bazılarının görüşü, bunun bir metal yorgunluğu olduğu yönünde… Yorulan parçalar değiştirildiğinde  her şeyin eskisi gibi olacağını düşünüyorlar.
Oysa bu değişimin bir metal uyuşmazlığına sebep olacağını görmemezlikten geliyorlar. Blokta bir yorgunluk varsa bu yorgunluğu her bir parçada ayrı ayrı aramak yerine bütünün tamamında aramak daha isabetli bir çalışma olacaktır.
Bir yorgunluk varsa sistemin tamamında vardır.
Yani parçaları tek tek değiştirme yerine bütünün tümünü değiştirirsiniz olur biter.
Çünkü yorulan tek tek parçalar değil sistemin tamamıdır. Yorulan birimleri değiştirmekte belki bir süre daha yola devam edebilirsiniz ancak hiç olmadık bir yerde değiştirmediğiniz parçalar elinizde kalıverirse ne yapacaksınız?
Zaman zaman çeşitli nedenlere ve yöntemlerle bu değişikliğin yapıldığını biliyoruz. Buna rağmen sistem hâlâ verimli çalışmıyorsa sorunun çözümü bazı parçaları değiştirmek değildir. Sistemin tümünü yenilemek gerek.
Şunun adını açık yüreklilikle koyalım mı? Lafı evirmeden çevirmeden dosdoğru söyleyelim mi?
Görünen o ki bu hükümet iktidar yorgunluğu yaşıyor ve bunu herkes görüyor.
Görüyor ancak, çok azı söyleme cesareti gösteriyor. O da dolaylı yollardan!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık