• 09 Kasım 2014, Pazar 10:08
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

KUZEY SURİYE'DE KAYIKÇI KAVGASI
 PKK, KCK,  IŞİD, YPG, PYD, ÖSO ve diğerleri… Bu sıralar en çok duyduğumuz ve okuduğumuz şeyler bunlar. Çoğunun açılımını bile bilmiyoruz. 
Biz bunları okuyup yazarken Kuzey Suriye'de bir oluşum gerçekleşiyor. Türkiye her ne kadar Suriye'nin toprak bütünlüğü dese de Irak' ta olduğu gibi Suriye'nin kuzeyinde bir yapılanma gerçekleşiyor.
Eskilerin deyimiyle tarih tekerrür ediyor. Irak'ın bölünmesi gibi Suriye de bölünüyor. 
Saddam'ın Kuveyt'i işgaliyle başlayan sürecin sonunda Kuzey Irak'ta Irak merkezi yönetiminin giremediği bir bölge oluşturuldu ve daha sonra bu bölgede henüz ilan edilmemiş bir Kürt devletinin ilk toprak varlığı tesis edildi.
Şimdi de Suriye'de aynı sürecin işletildiğini görüyoruz. Sözde Arap Baharı söylemiyle yola çıkan güçler Esat'ı zalim ilan ederek yönetimden almak için oluşturdukları yerel güçlerle Kuzey Suriye'de merkezi yönetimin gücünü azalttılar. 
Suriye devletinin kontrolünden çıkan bölgede şimdi yeni bir Kürt oluşumunun çalışması içindeler. Yukarıda adlarını verdiğimiz gruplar arasında silahlı çatışmalar sürerken o coğrafyada Kuzey Irak benzeri bir yapılanmaya gidiliyor. 
Bunun adına şimdilik Kanton diyorlar. Bir devlet yapılanması içindeler. Daha sonra Kuzey Suriye Kürt Yönetimi de diyebilirler. Ya da özek bir bölge ilan edebilirler. 
Bölgede ciddi anlamda bir savaş var ve bir vahşet yaşanıyor. Bu savaş sürerken bir yandan da devlet oluşumu için siyasi manevralar ortaya konuluyor. 
Amerika bu oluşumun gerçekleşmesi için her türlü yardımı yapıyor. Savaşan gruplardan birisinin önünü kesme adına Kuzey Suriye'nin ortaya çıkması için elinden geleni yapıyor. Türkiye'ye de yaptırıyor. 
Türkiye demişken; Türkiye bilerek ya da bilmeyerek veya çaresizlikten bu oluşuma destek veriyor. Daha doğrusu ne yapacağını, ne yaptığını bilmiyor.
Belirlenmiş bir devlet politikası ortaya koyamıyor. 
Kuzey Suriye'deki oluşumun baş aktörü PYD yi  PKK ile bir görüyor ancak Amerika PYD' ye destek olunca ne diyeceğini bilemiyor, ne yapacağını şaşırıyor. 
Mesela Kobani Kantonu düşmesin diye Kuzey Irak'tan gelen gayri resmi askerlere topraklarını açıyor. Peşmergeler bir bayram havasıyla sınırlarımızdan geçiş yapıyor.
Cumhurbaşkanı, karşı çıkmasına rağmen ABD PYD'ye yardım yapıyor diye Obama'ya sitem ediyor. 
Bol bol açıklamalar yapılıyor. Cumhurbaşkanı başka, başbakan başka diğer bakanlar başka şeyler söylüyorlar. Sırlarında yumurta küfesi varken başka, yokken başka konuşuyorlar.
Daha önce can ciğer oldukları Esat'la uğraşıyorlar güya… Esat gitmeden bu işler düzelmezmiş. Saddam gitti de Kuzey Irak oluşmadı sanki.
Esat gitse de gitmese de Kuzey Suriye'de devletleşmeye yönelik bir yapılanma hayata geçiriliyor. Türkiye bunu önleyebiliyor mu? Biz ona bakmak zorundayız. 
Kuzey Suriye'de oluşturulacak Kürt yapılanmasının coğrafi sınırlarını belirleyen haritalar Avrupa gazetelerinde yar almaya başladı bile. Ha biraz eksik olur ha biraz fazla…
Görünen o ki bir de Kuzey Suriye komşumuz olacak. İleri aşmada Kuzey Irak'la birleşerek farklı bir yapılanmaya gidecekleri bugünden biliniyor. 
Daha ileri aşamada ise nelerin olabilmesi için ne tür çatışmaların olabileceği de biliniyor. Yüksek sesle konuşulmasa da bunca yıl süren savaşın bir amacı olmalı, Türkiye için bütün bu oluşumların bir anlamı olmalı.
Türkiye Kuzey Suriye oluşumunda ne kadar sorumluluk aldığının farkında değilmiş gibi davranıyor ya da halka öyle yansıtılıyor. Sorun bu kadar basite indirgenecek bir sorun değil Türkiye açısından.
Bekleyip görelim diyemeyiz, zaten her şey apaçık görünüyor.  

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık