• 21 Ağustos 2014, Perşembe 9:21
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

KORKUTARAK YÖNETMEK
 1980 öncesi komünizmle korkutarak ülkeyi yönettiler.
Sonra irtica ile… Sonra darbecilerle; Ergenekoncularla, Balyozcularla korkutarak,  Şimdi de Paralelcilerle korkutuyorlar. 
Oysa bunların hepsinin yapay korkutmacalar olduğu bir bir ortaya çıktı. 
Onlara sorarsanız, Onlar olmasaydı memleketi çoktan komünistler ele geçirmişlerdi.
Yine Onlara sorarsanız, Onlar olmasaydı Türkiye'yi irtica sarmış olacaktı.
Onlar olmasaydı Ergenekoncular, Balyozcular darbe yapacak ve demokrasi elden gidecekti. Ülkeye dikta yönetimi hâkim olacaktı.
Bugün ülkenin önemli noktalarını Paralelciler ele geçirmişler; inlerine girilmezse ülkeyi nereye götüreceklerini Allah bilir!
Eskiler daha kolay hatırlayacaklardır; 12 Eylül 1980 öncesi Türk halkının en büyük korkusu komünizmdi. Komünistler her an ülkeyi işgal edebilirlerdi. Onlar ülkeyi bu işgalden korumak için göğüslerini siper ediyorlardı. Ülkeyi savunuyorlardı ve görevde kalmaları gerekiyordu. Yoksa ülke insanı komünistleşirdi.
Neler gördü bu ülkede yaşayan insanlar neler! Siz bakmayın şimdi bazılarının Nazım Hikmet'ten şiirler okumasına… Biz Onların cemaziyelevvelini biliriz.
Allah'tan askerler yönetime el koydu da komünizm korkusundan kurtulduk.
Ama korku bitmiyor ki bu defa da irtica korkusu başladı. Ülkeyi yönetenler bu defa da irtica geliyor diye korkutmaya başladılar insanları.
Onu da atlattık Allah'a şükür kazasız belasız! Kolay olmadı belki ancak, ülkeyi yönetenlerin özverili çalışmalarıyla Türkiye bu beladan da kurtuldu.
Türkiye öyle bir yerde ve konumda ki esen her rüzgar ona vurmadan geçmiyor, başının ağrısı da hiç bitmiyor. Bu sefer darbeciler çıktı ortaya. Darbe yapmak için planlar yapmışlar, öteye beriye silahlar gömmüşler, halkı örgütlemişler. Kara propaganda yapmaya başlamışlar.
Halkın iradesiyle oluşan yönetimi devirmeye uğraşıyorlarmış, ülkede demokrasi gidecek dikta hâkim olacakmış. Ergenekon adında bir örgüt kurmuşlar, üst düzey komutanlar bu örgütün üyeleriymiş. Bu korkuyu ancak bu hükümetle aşabilirmişiz. Allah korusun, darbe olursa halk perişan olurmuş. 
Korkma ey halkım! Biz varız. 
Son korkumuz ise Paralelciler. Bunlar da devletle paralel bir yapı oluşturmuşlar. Devletin önemli noktalarına sızmışlar; Başbakan'ı Cumhurbaşkanı'nı dilmemişler, devletin önemli sırlarını ele geçirmişler. 
Ele geçirmekle kalmamışlar, bu bilgileri dış düşmanlara servis etmişler. 
Yargıyı ele geçirmişler, orduya kumpas kurmuşlar, poliste ve istihbaratta etkili olmuşlar. Devletin kozmik odasına bile girmiş olabilirlermiş. 
Amerika'nın bir eyaletinden yönetiliyormuş. Bunlar da hükümeti devirmeyi amaçlıyorlarmış ve bunu gerçekleştirmek içi yasa dışı dinlemelerden tutun da çok sayıda kanunsuz işlere imza atıyorlarmış.
Şimdi de bununla korkutuyorlar. 
Be mübarekler! Bütün bunlar olurken siz nerdeydiniz? 
Bu kadar mı gaflet ve delalet içindeydiniz? Adam devlete paralel bir yapılanma oluşturmuş, devleti ele geçirmiş devleti yönetenlerin bundan on yıl sonra haberi olmuş! 
Şimdi devlete paralel bir yapılanma oluşturandan mı korkacaksın yoksa bunu on yıldır fark etmeyen yönetimin beceriksizliğinden mi korkacaksın!
Gel de korkma!
Sonra da sizi bu yapılanmadan biz kurtarırız, biz olmazsak haliniz nice olur diye insanları korkutmalar…
Ülke halkına bazı yapay korkular yaratarak yönetmek bir yöntemdir. Bunu sadece bizim ülkemizi yönetenler yapmıyor ama biraz da inandırıcı olsak olmaz mı? 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık