• 31 Mayıs 2013, Cuma 8:49
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

İSTİHBARAT ZAAFİYETİ VEYA KOPUKLUK
 Kavramlara değişik anlamlar yüklemeyi seviyoruz. Hele siyasiler!...
Son yıllarda bunu o kadar çok yapıyorlar ki tam anlamıyla bir kavram kargaşası yaşanıyor ülkede. Söylediklerinin ne anlama geldiğini anlamakta zorlanıyoruz.
Mesela terör örgütü lideriyle hükümet görüşmüyor devlet görüşüyor.
Ama duble yolları, tünelleri ve benzer yatırımlar devlet yapmıyor hükümet yapıyor.
Devlet kim hükümet kim? Devleti hükümet temsil etmiyor mu? 
Bu gibi soruların cevabı konudan konuya değişiyor. Yani işimize geldiği gibi yorumluyoruz.
Son kavram kargaşamız Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde yaşanan terör saldırısıyla hayatımıza girdi
Cumhuriyet tarihimizin en büyük terör saldırısı yaşandı Reyhanlı'da. Bu saldırıda can veren insan sayısı 52 oldu. Korkunç bir patlama ve bu patlamayla ölen ve yaralanan insanlar… Tahrip olan bir şehir, yıkılan binalar, yerle bir olan işyerleri kaldı ortada.
Hemen akla şu soru geldi: Bomba yüklü bu araçla bu eylemi gerçekleştirilene kadar bundan devletin nasıl haber olmadı? İstihbarat birimlerini nasıl atlattılar? Güvenlik birimlerini nasıl aştılar?
Soruların ardı arkası gelmiyor:
Neden kimsenin bu eylem hazırlığından haberi olmadı?
Neden önlenemedi? Nasıl yakalanmadılar?
Şu anda bile böyle bir saldırı hazırlığı yapılmadığını kim garanti edebilir?
Asıl yapılması gereken, saldırı hazırlığını önceden haber alıp engellemek değil mi?
Devletin haber alma birimleri bu saldırı öncesinde bir istihbarat almadılar mı?
Başbakan bütün bu sorulara bir cümleyle açıklık getirdi: “ İstihbarat zafiyeti yoktur, güvenlik birimleri arasında bir kopukluk olabilir…”
İşte tam bir kavram kargaşası… Tam kavramlara değişik anlamlar yüklenmesi örneği…
Yani tam olarak ne söylenmek isteniyor? Bu saldırının yapılacağını haber aldık ama saldırıyı önlemekle görevli birimlerimizle yeterli iletişimi kuramadık mı denilmek isteniyor.
Nasıl yani! Bu birimler birbirleriyle koordineli olarak çalışmıyorlar mı? 
Bu nasıl bir kopukluk ki Türkiye böyle bir terör saldırısına maruz kalıyor. Böyle bir kopukluk yaşama lüksümüz var mı?
Bu birimlerin işi koordineli çalışmak değil mi?
Burada söylenilmek istenilen, bu saldırı öncesinde herhangi bir istihbarat alamadık demenin bir başka türlüsü olmasın!
Birimler arasında kopukluk olabilir demek; eskilerin deyimiyle “ Özrü kabahatinden büyük” sözünün farklı bir anlam yüklenerek dile getirilmesinden başka bir şey değildir.
Onlar arasındaki kopukluğun ülkeye neye mal olduğunu görüyorsunuz değil mi?
Anlam kargaşası yaratmakla bu kadar önemli bir konuda kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Reyhanlı'da meydana gelen terör saldırısının üzerinden günler geçmiş olmasına rağmen ülkede etkileri devam ediyor. Eylemi yapanların yakalanmaları veya cezalandırılmaları ülkenin kayıplarını yerine getirmiyor ki!.
Asıl önemli olan eylemin yapılmasından önce haber alınarak önlenmesi. Yani caydırıcılık. Elbette devlet bombalı eylemleri yapanları yakalayacak ve cezalandıracaktır ancak devlet öncelikle bu tür saldırıların yapılmasını önlemek durumundadır.
Bunu da istihbarat zafiyetsiz ve birimler arasında kopukluk oluşturmadan yapacaktır.
Öncelikli işinizi zamanında yaparsanız sonra yapacağınız hiçbir iş kalmayacaktır.
Ağıt yakmak gibi, kavramlara farklı anlamlar yüklemek gibi… 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık