• 13 Temmuz 2017, Perşembe 9:24
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

İSTİFA EDEN OLDU MU?
 Ana muhalefet partisiyle iktidar partisi arasında “İspatlayamazsan istifa edeceksin…” tarzında bir atışma yaşandığından bu yana epey zaman geçti. Bu sürede herhangi bir istifa oldu da bizim mi haberimiz olmadı!
Yoksa istifa eden mi olmadı?
Gündem çok yoğun ya kaçırmış olabiliriz…
Türk siyasetinin en fazla başvurulan bir yöntemidir bu; ancak bugüne kadar da bir sonuç alındığı görülmemiştir.
Her dönem her siyasinin elinde bir dosya, bir belge vardır;
Ve, o dosyayı açıklarsa, o belgeyi kamuoyuyla paylaşırsa ya yer yerinden oynar ya da rakibi olan siyasi parti darmadağın olur!
Demirel'den hatırlarsınız; muhalefette olduğu dönemlerde bu çıkışı sık sık yapar, Elimde bir dosya var, açıklarsam yer yerinden oynar derdi. Ama hiçbir dönem bu dosyaları açıklamazdı ve yer yerinden oynamazdı.
Herhalde elinde yeri yerinden oynatacak bir dosya yoktu, olsaydı hiç affetmezdi.
Bu gelenek hiç değişmemiş.
Yaklaşık bir ay önce ana muhalefet partisi genel başkanı buna benzer bir çıkış yaptı.
Hükümet mahkemelere talimat veriyormuş. Bunu ispatlayamazsa siyaseti bırakacakmış. İspatlarsa Cumhurbaşkanı Erdoğan istifa edecek miymiş?
Şöyle dedi ana muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu: “Senin hükümetinin mahkemelere talimat verdiğini ispat edersem görevinden istifa edecek misin? Ben ispat edemezsem siyaseti bırakacağım…” Büyük lâf değil mi?
Gerçekten yeri yerinden oynatacak bir iddia.
İşte biz de bunu merak ediyoruz: Bu atışmanın sonucu ne oldu? Kim neyi ispat etti?
Şöyle diyelim: Kılıçdaroğlu bunu ispat edebildi mi? İspat ettiyse Sayın Erdoğan neden görevinden ayrılmadı? İspat edemediyse neden kendisi siyaseti bırakmadı?
Yoksa biz mi takip edemedik!
Hükümetin yargıya talimat vermesi hükümetleri istifaya götürecek kadar önemli bir iddiadır… Kaldı ki hükümetler yargıya ispat edilecek açıklıkta talimat vermeyi göze alamazlar. Yasal düzenlemeler yaparak mahkemelerin hükümetin istediği kararları hukuken vermelerini sağlayabilirler.
Ya da gayri yasal yöntemlerle baskı oluşturabilirler ve bunun da ispatlanması mümkün değildir. Ana muhalefet bu konuda çok gerçekçi malzemelerle ortaya çıkmalıdır. Yoksa bu çıkış geri tepecektir.
Bir belge açıkladı ana muhalefet partisi, bunun yargıya talimat olduğunu söyledi. Hükümet ise bu yazıların talimat olmadığını açıkladı.
E, sonra ne mi oldu? Muhalefet ikna olmuş olmalı ki, üzerine gitmedi.
Gitmedi de; “İspatlayamazsam siyaseti bırakırım” sözü ne oldu?
İspatlayamayacağını bile bile böyle bir iddiayı ortaya atmanın ne anlamı olabilir?
Neden muhalefet kesin bilgi ve belge olmaksızın bu tür girişimlerde bulunurlar?
Bunlar geri tepen çıkışlardır. Sonuç alamazsan iddia sahibini vurur!
Türkiye insanı bunları sorgulamaz, bu kadar ince eleyip sık dokumaz diye düşünüyorlarsa yanıldıkları ortadadır. Türkiye insanı bunları sorguluyor.
Bu tür çıkışlar muhalefete prim kazandırmıyor.
Elinde güçlü belgelerin varsa, hükümeti devirecek kadar malzemen varsa altın vuruşu yapacak ve işi bitireceksin. Yoksa hükümet tarafından kolaylıkla savuşturulacak hamlelerle gücünü tüketmeyeceksin.
Bu sadece örneklerden birisi; geçmişten günümüze benzer çıkışları çokça gördüğümüzü söyleyebiliriz. Her defasında bu söylemleri hükümet kendi lehine çevirmeyi başarmıştır. Görmüyor olabilirler mi?





MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık