• 13 Mayıs 2016, Cuma 9:38
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

İŞÇİNİN MAAŞINI PATRON ÇEKİYORMUŞ
 Türkiye'yi yönetenler sadece tespit yapıyorlar. Dağ gibi biriken sorunları çözme yerine sorunları dillendirmeyi tercih ediyorlar.
Belli ki sorunları çözemiyorlar, öyleyse bir tespitleri bari olsun.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu da bir tespitte bulunmuş: işçinin maaşını patronu çekiyormuş. Önemli bir tespit! Bir keşif neredeyse… 
Nasıl mı oluyormuş?
Hani asgari ücret 1300 TL odluya, patron işçi adına bankaya 1300 TL yatırıyormuş, sonrada işçinin banka kartıyla 1300 TL'yi bankadan çekip 300 TL'yi geri alarak çalışana 1000 TL ödüyormuş.
İşte Sayın Bakan bunu tespit etmiş. 
Belli ki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının Türkiye'den haberi yok. Bu kadar şaşırdığına göre… Bu uygulama Türkiye'de yeni değil ki. Ondan önceki bakanların döneminde de böyleydi.
Ondan önceki bakanlardan tek bir farkı var Sayın Soylu'nun; Onlar bunu tespit edememişlerdi. Bu başarı genç bakanımıza ait; onun için de Trabzon gazetelerinde gerişçe yer verildi bu başarıya.
Türkiye'nin terörden sonraki en büyük sorunu işsizlik… Hatta işsizliğin terörü beslediğini düşünenler bile var. Yönetim, ülke ekonomisinin iyi olduğunu söylese de durum ortada. İşsizlik sorununu çözemedi Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti.
Patronlar da bu sorunu fırsata çevirmesini iyi biliyorlar.
İşsiz birisinin, ne iş olursa yaparım diyen bir elemanın patron karşısında direnme şansı var mı? Bunlar baştan konuşuluyor ve Süleyman Soylu'yu çok şaşırtan uygulama karşılıklı anlaşmayla hayata geçiriliyor.
Patron diyor ki “Seni işe alırım ama maaşın 1000 TL. İşine gelirse!” 
Ama asgari ücret Türkiye'de 1300 TL. Önemli değil, dedik ya işine gelirse…
Yasal zorunluluk gereği bankaya 1300 TL yatacak, maaşı işçinin adına düzenlenmiş banka kartıyla patron çekecek ve 300 TL'yi geri alıp çalışana anlaştıkları parayı verecek…
Çalışma şartlarını tartışmıyoruz bile; haftalık izin, sigorta, günlük çalışma süresi, sendika, sosyal yardımlar, yıllık izinler ve kanunda yazan diğer hükümler… Sayın Bakan bunları duysa onlarla ilgili de bir tespit yapardı.
Bir tespiti de Sayın Cumhurbaşkanı'nın var işsizlikle ilgili… Onunki tespitten çok bir tavsiye. O da bu sorunun tavsiyelerle çözüleceğine inanıyor herhalde.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne bir tavsiyede bulundu. “1,5 milyon üyeniz var, her üye 1 kişiyi işe alsa 1,5 milyon işsize iş demektir” dedi. 
Biraz da celallendi, “Ne kaybedersiniz? Batar mısınız?”dedi. 
Aynı öneriyi 8 yıl önce de yapmış ama uygulayan olmamış. Demek ki batacaklarından korkuyorlar. Hani bekâra karı boşamak kolay derler ya, tavsiyede bulunmak kolay. 
Ama bu sorunlar tespit yapmakla ve tavsiyede bulunmakla çözülmüyor. 
O makamlar tespit yapma ve tavsiyede bulunma yerleri değil. Siz tespit yapmayacaksınız siz sorunları çözeceksiniz. İşçinin maaşını patron çekip de bir bölümünü kendisi alıyorsa bu sorunu ortadan kaldıracaksınız. Siz onun için varsınız. 
Siz 1.5 milyon işsizin iş sahibi olabilmesi için gerekli yönetimi ortaya koyacaksınız. 
Bu sorunun yasal çözüm yöntemini uygulamaya koyacaksınız. 
Yasal düzenleme yapmak gerekiyorsa yapacaksınız, takip edeceksiniz, denetleyeceksiniz… O insanların haklarını ve hukuklarını koruyacaksınız. 
Sorunların tespitini bize bırakınız, biz sorunları her gün gazetelerimizde yazıyoruz zaten. O konuda enerjinizi tüketmenize gerek yok.
Sizlerin işi, tespitlerde bulunmaktan öte çözüm üretmektir.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık