• 20 Mayıs 2014, Salı 9:37
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

İHMAL VAR MI?
 Manisa'nın Soma ilçesinde yaşanan maden faciası duyulur duyulmaz akıllara öncelikle bu soru geldi. İhmal var mı? 
Bu tür kazalarda ihmal oluşuna o kadar alıştık ki insanın aklına hemen bu soru geliyor.
Başka sorular da geliyor insanların aklına; özel sektöre ait madenlerde çalışanların ne kadarı kayıt dışı çalışıyor? 
Özel sektöre ait maden ocaklarında çalışanların çoğunun kayıt dışı oluşuna o kadar alıştık ki insanın aklına hemen bu soru geliyor.
Kayıt dışı derken, sosyal güvenceleri var mı? Yani sigortalı olarak mı çalışıyorlar?
Bu sektörde çalışanların sigortasız çalıştırıldığına o kadar alıştık ki insanın aklına bu soru geliyor doğal olarak!
Bir başka soru ise şu: Ağır ve tehlikeli işlerde çalışan madencilerimizi bir sendikaya üye mi? Sendikalı mı çalışıyorlar?
Genelde sendikasız çalıştırıldıkları için insanın aklına bu soru geliyor.
Soma kömür ocaklarında hayatını kaybeden işçilerin ücretleri ne kadardı? Asgari ücret miydi acaba? İnsanın aklına bu soru da geliyor. Genelde düşük ücrete çalıştırıldıkları için insan merak ediyor. Aylıklarını düzenli olarak alabiliyorlar mıydı?
Yüzyılın maden faciasında hayatlarını kaybedenler, yaralananlar taşeron işçilerimiydi? 
Şeytan bırakmıyor ki! Yasal denetimleri düzenli olarak yapılıyor denilen bu iş kolunda müfettişler nelere bakarak her şeyin mükemmel olduğuna karar veriyorlar? Bir başka ifadeyle denetimler kâğıt üzerinde kitabına uydurularak mı yapılıyor?
Sorular bitmiyor!... İşletme sahibinin siyasi anlamda hükümetle bir yakınlığı olabilir mi? Hükümetin yaratmaya çalıştığı zenginlerden birisi de bu işletmenin sahibi olmasın!
Bu tip felaketlerden sonra soruların ardı arkası kesilmez. 
Mesela; Bu tip felaketlerden sonra yapılan ilk açıklamalar neden doğru çıkmaz? İlerleyen zamanlarda ilk yapılan açıklamada verilen bilgilerin düzeltmesi yapılır. Önce trafo patlaması denilir ancak daha sonra farklı bir nedenle bu felaketin ortaya çıktığı anlaşılır.
Neden resmi görevlilerin yaptığı açıklamalara ihtiyatla yaklaşılır? İnandırıcı bulunmaz? Neden güven vermez? Neden bakan böyle demişse böyledir denilemez?
Toplum neden tatmin olmaz? Neden ikna olmaz insanlar? 
Benzer olaylarda yapılan resmi açıklamalarla olayın gerçekleşme biçimi arasında çelişki ortaya çıktığı için insanlar hep kuşkuyla bakarlar resmi açıklamalara!
Dünyanın değişik ülkelerinde işletilen madenlerde neden bu boyutta kazalar olma ve bu kadar insan ölmez? Onların bizden farklı bir işletmecilik yöntemleri mi var? Varsa biz neden o yöntemleri uygulamıyoruz?
Neden bu kadar insanımız ölüyor maden kazalarında? Neden bu boyutta kazalar yaşanıyor ülkemizde? Neden insan hayatı bu kadar ucuz? Y da bedava! 
Gerçekten bunları kader diyerek, işin fıtratında var diyerek, işinize gelmiyorsa çalışmayın diyerek açıklayabilir miyiz? 
Sayıları her an değişen ve hayatlarının baharında yaşama veda eden insanlarımız için sadece yas mı tutacağız? Sadece demeç mi vereceğiz? Ahkâm mı keseceğiz? Köşe yazısı mı yazacağız? Dadaloğlu gibi “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir “ mi diyeceğiz!
Genelde hep böyle olduğu için insanın aklına bunlar geliyor?
Bir de o Abdurrahim Karakoç'un şiirinden Zekeriye Bozdağ'ın ezgileriyle dilimize dolanan türküde olduğu gibi “ Yıllar sinene yaslanır, Hatıraların paslanır; O deli gönül uslanır, Unutursun Mihribanım “ mı diyeceğiz! 
Ölenlere rahmet, ailelerine sabır dilemekten başka birilerinin yapacağı bir şey yok mu?
Herkesin üzüntüsünü paylaşıyoruz ancak sormadan da edemiyoruz: Soma'da yaşanan felakette ihmal var mı?
İhmal varsa diğerlerini sorgulamaya hiç gerek yok; vah vah deyip geçiniz efendim!...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık