• 03 Şubat 2012, Cuma 9:12
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir sözü gazetelere haber oldu. Kılıçdaroğlu ” Gelir dağılımının bu kadar bozuk olduğu bir ülkede sosyal demokratlar iktidara gelemiyorsa dönüp kendimize bakmamız lazım” demiş.
Gelir dağılımının bu kadar bozuk olduğu Türkiye'de CHP iktidara gelemiyorsa elbette kendilerini sorgulamaları gerekir ancak bazı batı felsefelerinin doğuda halk hareketleriyle uyuşmadığını da göz ardı etmemek gerek.
Batı felsefelerini destekleyen toplumsal hareketler doğu toplumlarında ya hiç olmaz ya da yine batının yönlendirmesiyle olur. Türkiye de bir doğu toplumu olduğuna göre bu tür sonuçların ortaya çıkmasını beklemek çok ta gerçekçi olmayabilir.
Doğu toplumlarında seçmen oylarını yönlendiren etmenler felsefi ve ideolojik olmaktan çok yerel değerlerden oluşmaktadır. Bu değerlerin ölçütleri de yine yerel kavramlarla belirlenmektedir.
Yani doğu toplumlarında seçmen oylarını etkileyen dinsel, kültürel, geleneksel, sosyal ve milliyetçi değerler her zaman siyasi anlayışın önündedir. Mesela; akraba ve sülaleden tutun da aşiretlere kadar uzanan çizgide bile bu toplumsal yapı siyasi felsefeye her zaman galip gelmiştir.
Onun için Türkiye'de gelir dağılımı bu kadar bozukken en az gelirle hayatını sürdürmek zorunda olan bireyler siyasi tercihlerinde kendilerini bağlayan yerel değerlerin zincirini kıramazlar. Yine onun için bazı dönemlerde bu yerel değerlerin yönlendirmesiyle kitlesel oy kaymaları gözlenebilir.
Geçmişte iki dönem ülkeyi tek başına yönetecek oyu alan bir siyasi partinin bugün adının bile hatırlanmayışını buna örnek gösterebiliriz. Yine geçmişte vatan haini ilan ettiklerini bir süre sonra kahraman ilan edebilecek kadar ne yaptığını bilmeyen bir ülkeden bahsediyoruz sonuçta… Ve ya geçmişte kahraman diye yücelttiklerini bugün hain diye yargılamaya kalkmaları gibi…
Bunu biraz daha bireye indirgemek istiyorum. Bir tanıdığım var; emekli olduktan sonra köyüne yerleşti. Seçmen kütüğüne İstanbul'da yazıldığı için her seçimde bu siyasi iktidara oy vermeye İstanbul'a gider. Ancak köyünün yolunun çakıllanmadığından şikâyetçidir. Ancak bu şikâyetini partinin ilçe teşkilatına taşımak yerine bunun haber yapılması için gazeteci arkadaşlarımızın ardından koşar.
Telefonuna zil sesi olarak bu siyasi partinin seçim şarkısı kaydedecek kadar taraftar olan bir başka seçmen ise emeklilik yaşının 65 e çıkartılmasıyla çocuklarının emekli olmayacağından kaygı duyar.
Asgari ücretle sigortasız ve sendikasız çalıştırılan, aylıklarını hiçbir zaman gününde alamayan ve günde en az 12 saat çalıştırılan binlerce taşeron işçileri de seçimlerde bu hükümete oy verirler.
Böyle ideolojik teorilerle ve siyasi felsefelerle tanımlanamayan seçmen yapısına sahip bir doğu ülkesinde gelir dağılımına göre siyasi sonuç beklemek pek de gerçekçi olmuyor maalesef…
Elbette CHP bu noktada kendisini sorgulamalı ve kaba hatlarıyla ortaya koyduğumuz bölgesel gerçekleri de göz önünde bulunduracak politikalar üretmeli ancak kabahatin hepsini CHP de aramak doğru değildir.
Nasrettin Hoca'nın evine hırsız girmiş. Komşular toplanmışlar ve başlamışlar Hoca'ya söylenmeye: Kapıyı kuvvetli yaptırsaydın, kitlini sağlam taktırsaydın. Evini boş bırakmasaydın, kıymetli eşyalarını saklasaydın…
Komşularını sabırla dinleyen Hoca: Tamam, der bunlar benim kabahatim ama hırsının hiç mi suçu yok?...
İşin özü bu galiba!...    

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık