• 05 Ocak 2014, Pazar 9:55
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

HERKES ETEĞİNDEKİ TAŞLARI DÖKÜYOR
 Meğer herkesin her şeyden haberi varmış, herkes her şeyi biliyormuş! 
Bir tek bu ülkenin vatandaşı bilmiyormuş neyin ne olduğunu… Onun da yavaş yavaş bazı şeylerden haberi olacağa benziyor.
Herkes eteğindeki taşları döküyor. En azından bildiklerinin bazılarıyla ilgili bir şeyler söylüyor. Bazı noktalara işaret ediyor.
Geçtiğimiz aylarda TRT Türk Televizyonu'nda Arınç'ın; “ Benim bir özgül ağırlığım var, Beni kum torbasına çevirecek insanlara malzeme vermek istemem” dediği açıklamalardan sonraki gelişmeleri şaşkınlıkla izliyoruz. 
İstifa eden bir bakan “ Beraber yürüdük biz bu yollarda” diyerek Başbakan'ın da istifa etmesini söyledi. Anahtar kelime herhalde “ Beraber yürüdük” olmalı!
Bakan giderayak eteğindeki taşları döktü bir anlamda…
Sonra, Başbakan'ın meydanlarda yaptığı konuşmalarda özellikle vurgu yaptığı bir konu var: Devlet de çeteler varmış, örgütlenmeler oluşmuş, milli iradeye saldırı yapılmış, asıl hedef Türkiye'yi istikrarsızlaştırmakmış… 
Sonra “ Orduya kumpas kurulmuş” söylemleri.
Bütün bunlar olurken siz neredeydiniz beyler?
Bunlar kaç yılda ve nasıl oldu? 
İki şık var: Ya bunların oluşmasına göz yumdunuz,
Ya da bütün bunlar olurken, oluşurken önleyemeyecek kadar acizdiniz! Güçsüzdünüz veya iktidarsızdınız. İkisi de bir hükümet için felaket demektir. 
Bu kadar gaflet içinde olabileceğinizi düşünmüyorum.
Yeni söylemler geliştiriliyor şimdi. Bir dönem adalet bakanlığı da yapmış olan Mehmet Ali Şahin, Yargıtay'da “ imam” da denilen bir üyenin karar öncesinde bir dosyayı Pensilvanya' ya gönderdiğini söylüyor.
Bu olay Şahin'in adalet bakanlığı yaptığı yıllarda mı olmuş ki bu kadar net konuşabiliyor? 
Hadi doğru diyelim; Mehmet Ali Şahin bu hâkimle ilgili ne yapmış? Hukuki yaptırımlar mı uygulamış yoksa ileride kullanırım diye bir kenara mı koymuş?  Belli ki bir kenara koymuş
Bu yazı yayınlanana kadar daha neler çıkacak bilmiyorum ancak son olarak Başbakan'ın, “ Bir savcı Fatih Belediyesi'nde iş takibi yapıyor” dediğinin üzerinde durmadan geçmek istemiyorum.
Savcının takip ettiği iş olmayınca Başkanı gözaltına almış. 
Diyelim ki doğru, bu konunun bugün gündeme gelmesi manidar değil mi?  
Aynı soruyu yinelemekte bir sakınca görmüyorum: 
Yahu muhteremler, bütün bunlar olurken siz ne yapıyordunuz?
Devlette çeteleşme var, yargıda ve poliste kadrolaşma oluyor, orduya kumpas kuruluyor, Yargıtay'da dosyalar Amerika'ya gidip geliyor, savcılar iş takibi yapıyor ve diğerleri… 
Bunlar bugün açıklanan konular, Allah bilir açıklanmayan daha neler var.
Bunları devleti yönetenler olarak nasıl açıklayacaksınız? Bütün bunlardan haberdar olmadığınızı düşünmek saflık olur. 
Herhalde iki şey yapıyordunuz: İleride kullanılacak malzeme depolama k veya size dokunmayan yılanın bin yıl yaşaması için dua etmek. 
Bir de kulağınızın üzerine yatmak. Değilse siz söyleyin!  

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık