• 09 Ekim 2019, Çarşamba 16:43
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

GÜVENLİ BÖLGE TUZAK MI ?

Güney komşumuz Suriye'nin kuzey kesimi adını yazmayacağım bir terör örgütünün kontrolünde artık. Biz Türkiye olarak bu bölgeye Fırat'ın Doğusu diyoruz.
İşin en can alıcı noktası ise Türkiye'nin terör örgütü olarak tanımladığı bu yapılanmaya müttefikimiz ve stratejik ortağımız Amerika terör örgütü demiyor. Bundan vazgeçtik bu yapılanmaya tırlar dolusu askeri malzeme ve silah veriyor. 
Bunu da bütün dünyanın gözleri önünde yapıyor. Suriye resmen bölünmüş durumda. Yıllar süren Suriye savaşında gelinen nokta bu. Belki de en baştan planlanan da buydu!
Daha açık bir ifadeyle Türkiye'nin güneyinde Irak'ın kuzeyinde olduğu gibi bir devlet kuruluyor. Bu yapılanmalara şimdilik özerk bölge falan denildiğine bakmayın, bunlar adı konulmamış birer devlettir aslında. Bit tek tanınmadık kadar bir halleri var, o kadar!
Bütün bunlar olurken Türkiye nasıl bir politika izliyor?
Bir kere Kuzey Suriye'de ortaya çıkan bu oluşumu engelleyemiyor. Kuzey Irak'ı da engelleyememişti. Suriye'deki bu yapılanmayı gerçekleştiren oluşuma terörist diyor.
Bir de bu bölgeyle kendi sınırı arasında güvenli bir bölge oluşturulmasını istiyor.
Terör örgütü dediği Kuzey Suriye yapılanmasına pek bir şey demiyor.
Sadece aramızda güvenli bir bölge olsun yeter demekle yetiniyor.
Kaldı ki müttefiklerimiz buna bile olur demiyor.
Güvenli bölgenin dışında oluşacak bir terör devletine çok da itiraz etmiyor Türkiye.
Suriye'nin toprak bütünlüğünü sorgulamıyor.
Peki, bu güvenli bölge Türkiye'ye kurulmuş bir tuzak olmasın!
Bir pazarlık şartına dönüşmesin. Tamam, güvenli bölge mi istiyorsunuz? Siz de Suriye'nin kuzeyinde oluşturmaya çalıştığımız devlete bir şey demeyeceksiniz!
En azından terör örgütü, terör devleti falan söyleminden vazgeçeceksiniz.
Bu pazarlık sonunda her iki taraf da kazançlıymış gibi görünecek. Yönettiği halklarına masada nasıl karşı tarafı dize getirdiklerini anlatacaklar. Kazan kazan dedikleri bu olmalı. Her iki taraf da kazançlı çıkacak bu yolla.
Türkiye'nin en başında istediği neydi? Hatta kırmızıçizgimiz diyordu. Fırat'ın doğusunda oluşacak bir terör devletini gerekirse kendi girerek ortadan kaldıracaktı. Yani sınırında yeni bir oluşum istemiyordu. Bir terör devletine müsaade etmeyecekti.
Şimdi, istediği güvenli bölgenin dışında her oluşuma sıcak bakıyor. İlle de güvenli bölge! Oysa Kuzey Suriye'de bir devlet kuruluyor. Hem de bugün terörist dediğimiz bir gruba müttefikimiz Amerika'nın verdiği destele.
Büyük fotoğrafa bakmıyor. Küçük bir ayrıntıya takılmış görünüyor.
Bu terör örgütlerini ve bunların kurmaya çalıştığı devleti sınırımda istemiyorum demiyor. Gerekirse bu örgütlerle savaşır, Fırat'ın doğusundan söküp atarım diyemiyor.
Bir güvenlik şeridi oluşturalım da ötesi ne olursa olsun havalarında.
Bugün kurulsa bile gelecekte bu güvenli bölgenin de güvensiz bir bölgeye dönüşmeyeceğinin bir garantisi yok. Oradaki oluşum terörist bir yapılanmaysa en geç Türkiye'nin başının belası olacaktır.
Asıl olan terörün kökünü kazımaktır. Güvenli bölgenin Türkiye için ne kadar güvenli olduğunun bugünden öngörülmesi mümkün değildir.
Görünen o ki güvenli bölgenin kurulması da pek kolay olmayacaktır. 
Suriye ile ilgili öngörüleri tutmayan bu yönetimin güvenli bölge konusunda da bir yanlış politika üretmesinden korkulur oldu. Kuzey Suriye'de kurulmaya çalışılan terör devletiyle ilgili Türkiye'ye usulen verilebilecek bir sus payıdır güvenli bölge.
Asıl yapılması gereken o terör örgütlerinin bölgeden tamamen sökülüp atılmasıdır.
Gerisi, deyim yerindeyse bir nutuktan öteye geçmeyen çıkışlar olarak geçecektir tarihe. Rahmetli Erbakan'ın deyimiyle; fasa fiso!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık