• 21 Ocak 2015, Çarşamba 17:43
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

GÜNDELİK GÜNDEM
 Ülkenin gündemine yetişemiyoruz. Her gün yeni bir gündem oluşuyor ülkemizde.
Amerika'yı kimim keşfettiği konusunda fikir birliği sağlayamadan, okullarımızda Osmanlıcanın zorunlu ders olup olmayacağına karar veremeden bir anda kendimizi yeniçerilerin arasında bulduk.
Gündemin hızından başımız döndü, içimiz dışımıza vurdu. Şöyle sindire sindire ilerleyelim. Tartışmaları bir sonuca bağlayalım. Tarihe karşı olan sorumluluğumuzu böyle yarım yamalak tartışmalarla geçiştiremeyiz. 
Ortaya attığımız iddiaların hakkını vermeliyiz. 
Sokağa çıkıp insanlara geçen hafta Türkiye neyi konuşuyordu diye sorsanız kimsenin hatırlamadığını görürsünüz. Televizyonlarda neler haber olmuştu, tartışma programlarının konusu neydi? Gazeteler neleri manşet yapmıştı?
Cumhurbaşkanı ne demişti, Başbakan neler söylemişti; hangi bakan neden bahsetmişti? Maden faciası ne zaman olmuştu? Kaç kişi hayatını kaybetmişti?
Sadece bugünü yaşıyor toplum. Toplum hafızasını yerle bir etmek için var güçleriyle çalışıyorlar. Ortaya ilgisiz bir konu atıyorlar ve kısa bir süre gündemde kaldıktan sonra yeni bir konuyla üzeri örtülüp kaybediliyor. 
Hatırla hatırlayabilirsen!
Siyasilerin verdiği sözler, vaatler, oluşturulan beklentiler, yüksek tutulan umutlar bir anda yeni bir gündemle farklı bir alana yönlendiriliyor. Kim ne demişti, kim ne söylemişti? Unuttuk gitti işte.
Geçen hafta bölgemize önemli ölçüde bir kar yağdı. Onlarca köy yolu kapandı, onlarca köyün elektriği kesildi günlerce. Yeni Türkiye dedikleri bu coğrafyada eski Türkiye manzaraları. 
Mum ışığında aydınlanmaya çalışan insanlar yerel sorunlarından çok “ Legal görünümlü illegal örgütlerin” hükümeti düşürmek için nasıl darbe planları yaptıklarını tartıştılar. 
Bir dönem ülkede yönetime bağlı tüm olumsuzlukları Ergenekon'a bağlayanların bugün yine yönetime bağlı olumsuzlukları Paralel Yapıya bağlamalarını sorgulamak yerine Amerika'yı kimin keşfettiği üzerine bilimsel sunumlara kalkıştılar.
Şimdilerde ise gündem Cumhurbaşkanı'nın yabancı konukları karşılamasında yanında bulunanların kıyafetleri ve dünyaya verdiği mesaj… Bazıları neden kaftan giymediğine takmış, bazıları ise neden mehter marşı çaldırmadığına.
Bazıları da yakında bunların da olacağını söylüyor. 
Bazıları Saddam Hüseyin'in havaya silah sıkan görüntülerine benzetiyor, bazıları da yalnızlığa yorumluyorlar. Değişmemiş diyenler bile var.
En doğrusu söyleyen ise bir iki güne kadar bunun da gündemden düşeceğine inananlar. Neler gördük, neler yaşadık bu ülkede bunca zaman içinde… Ancak bu kadar yaratıcılık gerçekten alkışlamaya değer doğrusu!
Böylesine hızla gelişen ve kontrol altında tutulan gündemin oluşturulması hiç de kolay olmamalı. Gündemi takip etme hassasiyeti olanların işi oldukça zor bu ülkede. 
Yazdığınız yazının daha mürekkebi korumadan bir başka gelişme giriyor hayatınıza. 
Her an bir flaş haber, her an bir son dakika gelişmesi. 
Zengin olan ülkelerin gündemleri de zengin oluyor anlaşılan. 
Bu da böyle zenginlik… Allah siyasilerimize zeval vermesin. Onlar olmasa Türkiye'de yaşamanın ne kadar sıkıcı olabileceğini düşünebiliyor musunuz?
Bir de şu yazılarımızın gündemin dışına düşmesi gibi bir sorunumuz olmasa!     

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık