• 27 Kasım 2015, Cuma 9:16
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

GİRESUN'A BAKAN YOK
 Giresun'a bir bakanın olmasını mı bekliyordunuz, bekleyişiniz boşunadır; Giresun'a bir bakan yok. Bakansız Giresun…
Giresun'a yıllardır bakan yok zaten, hiç bakılsaydı böyle mi olurdu? 
Trabzon'a bakan var, Ordu'ya bakan var ama Giresun'a bakan yok.
Hani haset etmiyoruz ama; komşularımızın nasıl bakıldığı da ortada… Demek ki bir bakana ihtiyaç varmış. 
Bir bakanı bile olmayan Giresun… 
İş başa düştü, kemdi kendimize bakacağız artık. Hani, son yıllarda çokça kullandığımız bir söylem var ya: Hani birbirimize “Kendine iyi bak” diyoruz ya… Şimdi bunu Giresun'a dönüp söylemenin tam zamanı:
Kendine iyi bak Giresun'um, başka bakanın yok çünkü.
Giresun'a bir bakan olsaydı ne değişirdi?
En azından bakanı olan bir il olurdu; 
Hiç, bakanı olanla bakanı olmayan bir olur mu? Olmuyor işte… Manzara ortada.
Peki, diğer bakanlar bakmazlar mı Giresun'a? Memlekette o kadar bakan var!
Bakarlar elbette, gözlerinin kıyısıyla! Bugüne kadar bakıldığı kadarıyla… Adamlar kendi illerine mi baksınlar, Giresun'a mı? Giresun'un da bir bakanı olsaydı!
Giresun'un bakan olacak adamı yok muydu? Giresunlu kendisine bakacak birisini bakan yapamamışsa başka bakanların günahı neydi? Her bakanın bakacağı yerler var.
Sözü neden bu kadar dolandırdığımızı anlıyorsunuz değil mi? 
Yeni hükümet açıklandı. Yani bakanlar kurulu belirlendi ve göreve başladılar.
Ama Giresunlu bir isim yeni hükümette yar alamadı. Bir bakanımız yok.
Bunu, Adalet ve Kalkınma Partisi Giresun İl Teşkilatı nasıl yorumlar bilmiyorum. İlçe teşkilatları ne der bilmiyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren seçmenler ne düşünürler bilmiyorum. 
Bir tepki vermeyeceklerdir herhalde. Liderlerinin bir bildiği vardır herhalde diyeceklerdir. O ne yaparsa en doğrusunu yapar deyip geçeceklerdir, yanılmıyorsam. 
Giresunlu bir bakanın olması çok mu önemli diyeceksiniz! 
Olduğunda ne faydasını gördük diyenler olacaktır. 
Bunları ayrıca tartışabiliriz ama ortada bir gerçek var: Giresun'un bir bakanı yok.
İsmail Hakkı Tonguç Köy Enstitülerinin kurucusu olarak bilinir. Çok iyi bir eğitimcidir. Mükemmel bir eğitmendir.
İsmail Hakkı Tonguç'un çok ilginç bir demokrasi tanımlaması vardır. Bunu yazmadan geçemeyeceğim.
“Demokrasinin iki çeşidi vardır: Birisi zor ve gerçek olanı, öbürü kolay olanıdır”
Neymiş bu zor ve kolay olan demokrasi?
“Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz. Birincisi köklü değişiklikler ister.
Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir.”
İsmail Hakkı Tonguç'a göre öbür demokrasi kağıt ve sandık demokrasisidir.
Şöyle ki: “Okuma yazma bilsin bilmesin, toprağı, işi olsun olmasın; demagojiyle serseme çevrilen halk bir sandığa elindeki kağıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır.
Bu oyundur, kolaydır.”
Ve Tonguç, görüşlerini şöyle tamamlıyor: “Amerika bu demokrasiyi yayıyor. Biz demokrasinin kolay olanını seçtik. Çok şeyler göreceğiz daha…”
Giresun'un bir bakanının olmayışını, demokrasinin kolayını seçen bir ülkede hiç de şaşırtıcı olarak değerlendirmemek gerekir diye düşünüyorum.
Biz de kendi kendimize bakarız, daha önceleri baktığımız gibi. 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık