• 17 Haziran 2013, Pazartesi 10:32
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

GAZETELER TELEVİZYONLAR VE HABERLERİ
 Bir dönem gazetelerin birinci sayfa haberlerinin televizyonlardan ve radyolardan okunduğunu hatırlıyoruz. Bugün hâlâ bazı televizyon ve radyolar gazete başlıklarını yayınlamaya devam ediyorlar. 
Bu yayınlar sayesinde ülkemizde yayınlanan günlük gazetelerin ana başlıklarından haberdar olma imkânımız oluyordu. Başlıkların detaylarını öğrenmek isteyenler o gazeteyi satın alarak ayrıntıları görebiliyordu.
Diyelim ki arabanızda gidiyorsunuz, radyodan da gazete başlıkları okunuyor. Dinlediğiniz gazete haberlerinden yola çıkarak o gazetenin adını bilebilir misiniz?
Yani önce gazetenin başlıkları okunacak ve siz o başlıkları dinleyerek o haberlerin hangi gazetede yayınlandığını tahmin edeceksiniz.
Başka bir şey yapalım: Hani gazetelerin köşe yazarları var ya; bir arkadaşınız bir gazeteden bir köşe yazısı keserek ve yazarının üstünü kapatarak size getirse ve okumanızı istese… Yazıyı okuduktan sonra o yazının hangi gazeteden kesildiğini bulabilir misiniz?
Daha değişik bir deneme yapalım: Televizyonların haber bültenlerini dinlerken ekrana sırtımızı dönelim ve birisi kanallarda gezinti yaparak hangi kanalı açtığını sorsa dinlediğiniz haberlerden hangi kanalı izlediğimizi söyleyebilir miyiz? 
Veya televizyonlarda yapılan açık oturumları sırtınızı dönerek izlediğinizde oturuma katılan konuşmacıların söylemlerinden hangi kanalın yayınıyla baş başa olduğunuzu tahmin edebilir misiniz?
Mutlaka edersiniz. 
Gazeteler radyolar ve televizyonlar o kadar yanlı yayın yapıyorlar ki az çok bu alana bir ilginiz varsa haberlerine bakarak gazete ve radyoların hangileri olduğunu hemen anlarsınız.
Bir grup gazete ve televizyon kayıtsız şartsız taraflı bir yayın yapıyor. Hükümetin her icraatını yere göğe sığdıramayan haberler yapıyor ve köşe yazılarları da bu yönde yorum yapıyorlar ve görüş açıklıyorlar.
Tabi bir başka grup da tamamen muhalefet yapıyor. 
Bu gazete ve televizyonlar artık açıkça taraf olmuşlar. Onlara yandaş medya diyorlar. Onlar kendi öz iradelerinden çok taraf oldukları siyasi eğilimin ve liderinin propagandasını yapıyorlar. 
Televizyonlar daha da ileri giderek taraf oldukları siyasi eğilimin dışında görüş açıklayanları konuşturmuyorlar. Yayınlamıyorlar..
Mesela geçen günlerde başkanlık sistemiyle ilgili ortaya bir görüş atıldı. Yayın kuruluşları derhal ikiye ayrıldı. Başkanlığı övenler ve başkanlığı eleştirenler. İkisi arası konuyu irdeleyen ve kamuoyunu bilgilendiren doğru dürüst bir yayın yapılmadı. 
Konu şu ara gündemden biraz düşünce gazete ve televizyonlarda yer almaz oldu. Övenler övmüyor, eleştirenler eleştirmiyor. Kimse iki satır yazmıyor. Kimse iki lâf etmiyor.
Konuyu teklif edenlerin ağzının içine bakılıyor. O devam derse onlar da devam doğrultusunda haber yapacaklar ve yorum yazacaklar.
Peki durum buysa nerede kaldı vatandaşın haber alma hakkı?. Ülkemiz insanı hangi haber ve yoruma göre tavır belirleyecek? Hangi habere göre bu doğrudur veya bu yanlıştır diyecek? Neye göre fikir yürütecek?
Siyasi tercihini nasıl ve kimden yana kullanacak?
Neden bu kadar taraf olma ihtiyacı duyduklarını bilmiyorum ancak açık açık taraf olduklarını biliyorum. Aynı haberi hükümeti destekleyen bir kanalda farklı desteklemeyen bir başka kanalda farklı olarak izleyebilirsiniz. Gazetelerde de öyle. 
Ve her şeyin size anlatıldığı gibi olduğunu sanırsınız. 
Demokrasilerin vazgeçilmezi olan basın böylemi olmalı? 
Böyle olmamalı, böyle de değildi aslında… Ama böyle oldu!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık