• 30 Ocak 2012, Pazartesi 9:12
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

FİSKOBİRLİK ESKİSİ GİBİ
Geçtiğimiz hafta sonu 14 Ocak'ta Fiskobirlik'te seçimler vardı. Yapılan seçimlerin sonunda mevcut yönetim işbaşında kaldı.
Demek oluyor ki Fiskobirlik dört yıldır nasıl yönetiliyorsa öyle yönetilmeye devam edecek.
Fiskobirlik seçimlerinin kayda değer bir başka yönü ise ortak olsun olmasın fındık üreticisi, Fiskobirlik'in yeni yönetiminin kimlerden oluşacağı ve yeni yönetimin fındık adına neler yapacağıyla hiç ilgilenmedi.
Fiskobirlik ortaklarını doğrudan ilgilendiren yeni yönetim yapılanması, ortak olmayanları da kurumun fındık politikası ve fındık piyasasında üstleneceği rol itibariyle en az ortak olanlar kadar ilgilendiriyor.
Ama kimse ilgilenmedi. Hükümetin ve yöre milletvekillerinin de desteğini alan eski yönetim göreve devam yetkisi aldı. Yerel basında da bazı küçük haberlerin dışında çok fazla yer bulmadı Fiskobirlik seçimleri…
Bu ilgisizliğin iki anlamı olduğunu düşünüyorum.
Bir, fındık üreticisi fındık adına Fiskobirlik'ten tamamen umudunu kesmiş olmalı;
İki, ürün azlığı nedeniyle piyasada fındığa artan talebe bağlı olarak fiyatların yüksek seyrediyor olmasını kalıcı bir değer olarak kabul ediyor olmalı…
Fındıkçı bu talep ve fiyatlara bakarak Fiskobirlik gibi bir kuruma hiçbir zaman ihtiyacı olmayacağını düşünüyor. Onun için de bir üreticiler birliği olan Fiskobirlik'i artık yok sayıyor. Ona kalsa Fiskobirlik olsa ne olur olmasa ne olur?
Bu, tam da böyle olmasını isteyenlerin istediği gibi bir durumdur. Yıllardır gerçekleştirilmesi istenilen de buydu!
Bir de görevde kalan eski yönetimi başarılı bulanlar var.
Başarı tam anlamıyla ayakları yere basamayan bir kavramdır. Yani herkese göre başarının ölçüsü ve tanımı farklıdır.
Mesela bu yönetimi başarılı bulanların ölçüleri şöyle:  Dört yıl önce göreve gelen bu yönetim 170 milyonluk bir borç devralmış ve dört yıl içinde bu borcu 60 milyona düşürmüş.
Peki, bunu nasıl başarmış? Fiskobirlik'in 110 milyonluk gayrimenkullerini satarak!
Eskiden Fiskobirlik'i marketçilik yapmakla eleştiriyorlardı, belli ki alan değiştirmiş şimdi emlakçılık yapıyor.
Elbette bunu da başarı olarak kabul edenler olacaktır ancak asıl başarıyı olması gereken alanda ne kadar yer doldurduğuyla ölçmek gerekir diye düşünüyorum.
Mesela 1600 çalışanı 900 e düşürmeyi başarı olarak niteleyenler var, 56 milyon faizsiz borç kalmış olmasını da başarı hanesine yazanlar var. Elbette bu görüşlere saygı duyarız ancak biz yöremiz adına istihdam artırıcı çalışmalar yapan bir yönetimden söz edilmesini başarı sayanlardanız.
Mesela şunu sorgulaman geçemeyiz: Bir fındık üreticileri birliği olan Fiskobirlik'in son dört yılda fındık piyasasında ne ölçekte bir oyuncu olduğunu… Piyasa fiyatlarının oluşumunda herhangi bir etkisinin olup olmadığını… Neden bütün ortaklarının fındıklarını serbest piyasada satmalarına seyirci kaldığını… Bu anlamda bir girişiminin olup olmadığını…
Bu dönemde fındıkla ilgili marka bir ürün ortaya koyup koymadığını!
Dünya piyasasında aranan bir marka olup olmadığını ve ya geçmişten gelen marka değerini koruyup koruyamadığını… Yeni pazarlar açıp açamadığını…
Ama baştan söylediğimiz gibi başarı kişiden kişiye değişen bir kavramdır onun için uzatmanın âlemi yok diye düşünüyorum;
 Ancak fındık piyasasını tamamen özel sektöre bırakmak doğrultusunda oluşturulan hükümet politikasını uygulama anlamında başarılı olduklarını tartışmasız kabul etmek durumundayım.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık