• 18 Mayıs 2017, Perşembe 8:46
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

FINDIK KÜL VE DOLAR
 Geçen hafta İstanbul gazeteleri bu konuya genişçe yer verdi. Mesela Hürriyet Gazetesi ekonomi sayfasının tümünü bu konuya ayırdı. Haberin başlığı “500 Milyon Dolar Kül Oldu” şeklindeydi. Türk fındığının başına küllenme hastalığı musallat olmuş.
Bazı gazeteler kaybın 300 milyon dolar olduğunu yazıyordu. Parasal değerler farklı olsa da 3 yılda yüzde 20 oranında ürün kaybının olduğu noktasında birleşiyorlardı.
2016 yılında 100 bin tondan fazla kayıp yaşanmış.
Doğrudur.
İki kaynaktan bilgi almışlar; Fındık Araştırma Enstitüsü Bitki Sağlığı Bölümü Sorumlusu Dr. Arzu Sezer ve İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Haydar Gören' in görüşlerine başvurmuşlar.
Ne yapılmayışmış? İlaçlı mücadele yapılmalıymış.
Bunun da astarı yüzünden pahallıymış. Zaten fındık üreticisinin de öyle bir niyeti yok gibi… Kime sorsanız bu fiyat karmaşasında bu kadar zahmeti göze almaya niyetli görünmüyor.”Kaça satacağımı bilemediğim fındık için bu kadar para harcayamam” diyor.
Madem devletimiz için bu kadar önemliyse fındık, Tarım Bakanlığı ilaçlasın diyorlar.
Hatta o meşhur firmanın adını vererek; madem piyasa özel sektöre devredildi, özel sektör ilaçlasın diyenler bile var.
Yörede külleme hastalığına karşı ilaçlı mücadele yapan üretici sayısı parmakla gösterilecek kadar az.
Tarım Bakanlığı böyle bir ilaçlama yapar mı? Bir milli fındık politikası olmayan Tarım Bakanlığı'nın böyle bir ilaçlama yapmasını beklemek saflık olur.
Peki, ham madde kaybına uğrayacağını düşünen özel sektör ilaçlar mı? Hayır, o da gün gelir alır başını gider.
Üretici zaten kafasına yazmış; fiyatın bu kadar inip çıktığı bir piyasada parmağını bile oynatmaz. Üreticiyi bu kadar küstürürseniz olacağı budur.
Dikkat ederseniz üretici rakam konuşmuyor, fiyatta istikrar istiyor. Ürettiği fındığı kaça satacağını bilmek istiyor. 15 TL ile 8 TL arasında çıldırmak istemiyor.
Olayın bir de şu boyutu var: Türkiye dünya fındık pazarındaki yerini hızla kaybediyor.
Türkiye 15 yıl öncesine kadar dünya fındık üretiminin yüzde 85 ini karşılarken bu oran yüzde 65 e düşmüş. Böyle giderse gelecek 10- 15 yıl içinde yüzde 45 e düşecek.
Bu bilgileri aktaran Ali Haydar Gören pazar payımızın küçülmesini şöyle açıklıyor: Rakip ülkelerin sayısının artması, içeride yapılan çeşitli uygulama hataları ve külleme gibi çeşitli tarımsal hastalıklar.
Türkiye'de dekar başına 80 Kg. fındık alınırken Gürcistan ve Azerbaycan dahi dekar başına 200 Kg. fındık elde edebiliyormuş. İtalya ve ABD de daha fazla. Şili de fındık üreticisi ülkeler arasında yer almaya başlamış son yıllarda.
Aslında işin özünü bir cümleyle açıklıyor Ali Haydar Gören: İçeride yapılan uygulama hataları… Onun tam olarak neyi kastettiğini bilemeyiz ama fındıkçının serbest piyasa uygulaması sonucu ortaya çıkan fiyat istikrarsızlığından rahatsız olduğunu biliyoruz.
Bunun sonucu bırakınız zirai mücadele yapmayı üretimden çekilen yüzlerce aile var. Üretimin artırılmasına yönelik çalışma yapmayı koyun bir kenara doğal olarak oluşan fındığı bile toplamayanlar var.
Onlarca yıldır bu sorunlar dile getiriliyor ama kimsenin kulağına girmiyor.
Sonucun buralara gittiğini yıllardır yazılıyoruz ama hükümetlerin dikkatini çekemiyoruz.
Bu geldiğimiz nokta fındık açısından, fındık üreticisi, açısından çok kötü ama yönetim açısından o kadar da telaş edilecek bir konu değil.
Onların değişmez bir çözüm yolları var: İthal etmek… Mesela Şili'den fındık almak gibi! Şaşırdınız mı? Kimlerden neler almıyoruz ki.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık