• 01 Haziran 2016, Çarşamba 8:48
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

FİİLİ DURUMU YASALLAŞTIRMAK
 Siyasi hayatımıza yeni giren bu kavramı Başbakan Binali Yıldırım dillendirdi. 
Sayın Erdoğan'ın fiili durumunu yasal hale getirecekmiş. İlk konuşmasında bunu söyledi. Ortada yasa dışı bir durum var anlaşılan…
Ya da fiili durum yasal değil! Yasal olmayan her durum aslında suç oluşturmuyor mu?
Ortada bir suç mu var yoksa hukukçuların göremediği…
Cumhurbaşkanı'nın ortaya koyduğu fiili durum yasal değil mi ki yasal hale getirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmış? Aslında her şey yasal, yasal olan bir durumun yasal hale getirilmesi nasıl bir söylemdir anlayan varsa bizlere de anlatsın.
Bir ara şu konuşma çok yaygındı: Terör örgütüyle mücadele, siyasi uzantılarıyla müzakere edeceğiz deniyordu… Terör örgütünün siyasi uzantısı da terör örgütünün farklı bir yapılanması değil midir?
Yeni Başbakanımız Binali Yıldırım Erdoğan'ın konumuna işaret ederek söyledi bunları… Aslında demek istediği şu olmalı: Sayın Erdoğan ülkeyi başkan gibi yönetiyor biz de onu başkan yaparak bu konumuna hukuki bir tanım getireceğiz.
Tamam da ortada anayasaya ve yasalara uygun olmayan bir durum yok. Askeri yönetimin lideri Kenan Evren kendi cumhurbaşkanlığına uygun bir anayasa hazırlamış, cumhurbaşkanına olağan üstü yetkiler tanımış ve Sayın Erdoğan da o yetkileri sonuna kadar kullanıyor.
İsterse her bakanlar kurulu toplantısına başkanlık edebilir. Bugünkü durumu başkandan da öte Sayın Cumhurbaşkanı'nın… Bence boşuna uğraşmasınlar.
Türkiye gerçekten farklı bir ülke… Demokratik hukuk devletlerinde önce yasalar yapılır ve herkes o yasalara uymak zorundadır. Ama Türkiye'de önce fiili durum yaratılır sonra da o fiili duruma uygun yasalar yapılmaya çalışılır.
Belli ki Cumhurbaşkanının ülkeyi birebir yönetmesinden çok da mutlu değiller.
Türkiye'de başka şeyler de oluyor. Mesela ana muhalefet partisi anayasaya aykırı olduğunu söyleye söyleye milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili anayasa değişikliğine evet oyu verebiliyor. 
Ortaya çıkan durum anayasaya aykırıysa ona evet diyemezsiniz. Yıllar önce bir başka siyasetçimizin, Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz demesi gibi! Anayasaya aykırı ama evet diyoruz demek ne demek… Nerede kaldı hukuk? 
Bir başka örneğimiz de Milliyetçi Hareket Partisi'nden olsun. Partinin tüzüğünde yazıyor, şu kadar sayıda delege oğlan üstü kongre talep ederse olağan üstü kongre yapılır.
Yeterli sayıda delege imza toplayarak olağan üstü kongre yapılmasını istiyor ancak genel başkan tüzüğe uymayarak olağan üstü kongre yapmıyor. Mahkemeye gitmek zorunda kalan delegeler bu defa mahkeme kararıyla geliyorlar ancak genel merkez Yargıtay'a gidiyor. 
Allah'tan Yargıtay'ın kararına saygılılar.
Modern hukuk devletlerinde bunlar yaşanır mı bilmiyorum ancak hukukun üstünlüğü lâfını ağzından düşürmeyen siyasetçilerin yönettiği Türkiye'de bunlar yaşanıyor ve bu çağda yaşanıyor!
Önce fiili durum oluşturmak ve sonradan bu durumu yasal hale getirmeye çalışmak, anayasaya aykırı olmasına rağmen evet oyu vermek ve tüzükte açıkça yazıldığı halde yeterli imza olmasına rağmen kongreyi yapmamak… 
Sadece nutuk atarak yönetilmeye çalışılan ülkelerin gerçekleri bunlar. 
Siyasetçileri anlıyorum, onlar kendi çıkarları için her türlü cambazlığı hak sayıyorlar; onların taraftarı olan seçmenlere ne demeli, onlar neden bunları sorgulama ihtiyacı duymazlar ki! Neden bu tür anlamsızlıklara tavır koymazlar. Neden tepki vermezler?
Ne demek fiili durumu yasal hale getireceğiz demezler? Fiili durum yasal değilse bu ne biçim hukuk anlayışı diyemezler.
Neden her şeye evet efendim deme kolaycılığını seçerler? 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık